“MUĞLA’DA YAPILAN HUKUKSUZLUKLARIN TARİHE GEÇMESİNİ İSTİYORUZ”

Mimarlar Odası Muğla Şubesi:

“MUĞLA’DA YAPILAN HUKUKSUZLUKLARIN TARİHE GEÇMESİNİ İSTİYORUZ”

Mimarlar Odası Muğla Şubesi basın açıklaması düzenleyerek, Muğla’da yaşanan hukuksuzluklara yönelik açtıkları dava süreçleri hakkında bilgi verdi. Şube Başkanı Osman Köseoğlu, Muğla’daki çok katlı TOKİ’lerin kaçak yapı olduklarını belirterek, yükselen katların Muğla’nın bağrına saplanan bir hançer olduğunu söyledi.

Sevil Yılmaz

Mimarlar Odası Muğla Şube Başkanı Osman Köseoğlu ve yönetim kurulu üyeleri Muğla’daki TOKİ, Okluk Koyu’nda yapımı devam eden Cumhurbaşkanlığı Yazlık Sarayı, Gökova Körfezi SİT paftalarının derecelerinin düzenlenmesi ve Bodrum Kalesi restorasyonu hakkında açtıkları davaların detaylarını anlattı.

“TOKİ YAPILARI MUĞLA’NIN TARİHİNE UTANÇ OLARAK GEÇTİ”

Muğla’daki TOKİ yapılarına karşı açtıkları dava hakkında bilgi veren Başkan Köseoğlu şöyle konuştu. “Muğla’nın son dönemde doğal ve kültürel miraslarının talan ve yağma politikalarının hedefinde olması, tehlikede olması, bu tehlikenin Muğla’nın ve çevresinin menfaati açısından önlenebilmesi Muğla Mimarlar Odası’nın en önemli görevlerinden biridir. Muğla Mimarlar Odası’nın bunları önlemede tek başına başarılı olması mümkün değildir. Bunu ancak kamuyla, kamudaki diğer bileşenlerle, meslek odalarıyla, sivil toplum örgütleriyle, yerel yönetimlerle iş birliğiyle, dayanışmayla ancak bu konuda başarı sağlayabiliriz. Yeni başlayan kamu davalarımızı vatandaşlarımızla paylaşmak istiyoruz. Bu TOKİ davası ile ilgili yapılması istenilen TOKİ’nin kuruluş felsefesine dar gelirli insanların konut sahibi olması iken, çok büyük rant elde edebilecek arazilerin adeta bir müteahhit firması gibi devlet imkanlarının ve hazinenin kullanılarak çok farklı işler yapılıyor. Bizim Muğla’daki TOKİ’ye itirazımız şu: Biz çok katlılığa ve imar yoğunluğuna karşı çıktık. Muğla’nın karakteristik bir mimari yapısı ve imar düzeni var. Buna karşı çıktık. Bu kadar çok yoğun bir nüfusun burada barındırılamayacağını söyledik. Maalesef TOKİ şu anda Muğla’nın bağrına bir hançer gibi saplanmıştır. Bu yapılanlar Muğla’nın tarihine bir utanç olarak geçmiştir. Bu saatten sonra davayı devam ettirmemizin amacı şu. Yapılan yapıldı binalar yükseldi. Biz Muğla’ya yapılan bu hukuksuzluğu duyurulmasını ve tarihe not düşülmesini istiyorum. Bu durum ülkedeki hukuk garabetinin bir örneğidir. Bu memlekette sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve belediyeler var. Bu binaların inşaatı başladığı zaman mahkemelik bir plan üzerine başladığı anda Menteşe Belediyesi’ne ihbarda bulunduk. Dedik ki burada kaçak inşaat var. Ayrıca Cumhuriyet Savcılığına da suç durusunda bulunduk. Fakat ne acıdır ki, bizim kendi belediyemiz bu kaçak binalara ruhsat vererek bu inşaatları yasallaştırmıştır. TOKİ binalarına bakan her Muğlalı utanmalıdır. Bu davaların sonucunda bizim haklılığımız kabul edilse bile bu binalara yıkım kararı verilmeyecek tamamen kamu zararı.”

“TOKİ DAVASI UZATILIP İNŞAATIN BİTMESİ BEKLENİYOR”

TOKİ için açılan dava süreçlerini aktaran Avukat Suat Özbek şu açıklamalarda bulundu: “TOKİ’nin amacı maddi durumu yetersiz insanların bir ev sahibi olmasıdır. Bu ev sahibi olma koşulları da insani sınırlar içinde olması gerekir. Bizim TOKİ’ye karşı açtığımız dava her hangi bir yere TOKİ yapılamamasıyla ilgili değil. Bizim açtığımız dava TOKİ’nin insani koşullarda Muğla’nın bütünlüğünü bozmayacak şekilde, plan hiyerarşilerine uygun bir şekilde yapılmasıyla ilgiliydi. Biz davamızı açtık. Davamıza yürütmenin durdurulması kararı verildi. Bu karar verildikten sonra hemen planda değişiklik yapılarak ikinci bir plan ortaya çıkardılar. Biz bu plana da dava açtık. Öncelikle ilk planla ilgili davamız yürütmenin durdurulması kararı verildi. Davamızda mahkemenin iptali kararı verildi. Şu anda istinaf mahkemesi bunu onaylamış durumda. Bu arada biz savcılığa bazı suç duyurularında bulunduk buranın ruhsatsız ve yürütmenin durdurma kararına aykırı olarak yapıldığına dair. Öncelikle zaman kazandırılarak bu dosyalar Ankara’ya gönderildi. Yetkisizlikten sonra Muğla’ya geldi. O arada yeni bir plan çıktığı için de herhangi bir kovuşturmaya yer olmadığına dair de karar verildi.  İkinci davamızda ise ilk önce mahkeme yürütme talebimizi reddetti. Yaptığımız istinaf başvurusu sonucunda İstinaf Mahkemesi herhangi bir bilirkişi raporu olmadan burada bir değerlendirme yapılamayacağını söyledi ve bununla ilgili bilirkişi raporu alınmasını talep etti.  Sonrasında bilirkişi heyetimiz geldi, yeri inceledi ve bununla ilgili bir bilirkişi raporu hazırladı.

Bu bilirkişi raporunda özet olarak şunları söyledi: “ilgili imar değişikliğinin imar mevzuatına planlama tekniklerine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı kanısına varılmıştır” denildi. Bunun açılımıyla ilgili birçok sebep olmasına rağmen, öncelikle burada ulaşımın uygun yapılamayacağı kararına varıldı.  Arazilerin uygun kullanılmadığı tespit edildi. Sonrasında sosyal teknik alanlarının boş bırakıldığı ileride ne yapılabileceği belli olmayan yerler haline getirildiği ve bunun plan hiyerarşisine aykırı olduğu ifade edildi.  Bunun gibi ticari alanların yanlış birbirinden çok uzak kullanımı uzak olan yerler güney uçta yapıldığına karar verildi. Yani kuzey uçtaki ile güney uçtakinin arası 1,5 km civarındaki bir yeri kapsayacak Bunlara karar verdi.  Sonrasında biz yürütmeyi durdurma talebimizi yeniledik. Mahkeme birinci idare Mahkemesi hiçbir sebep göstermeden bu talebimizi reddetti. Lehte bir bilirkişi raporu olmasına rağmen ve bu kararla ilgili özellikle ben şunları belirtmek istiyorum.  Biz ilk yürütmenin durdurulması kararını istinafa gönderdiğimizde hakimlikte sicil numaraları vardır. Bu da kıdemini gösterir, ne kadar düşükse o kadar kıdemlidir. İlk başta istinaf hakemlerimiz 32 bin, 38 bin, 38 bin olduğuna karar verdi.  Sonra da bu kararı hakimlerimiz ise “ bir tanesi 97 bin diğeri 182 bin, 182 bin sicilli söyledi.” Sonrasında biz istinafın yürütmenin durdurulması kararını taşıdık İzmir 3. İdare Mahkemesine taşıdık. Burada şununla karşılaştık. Başkan dışındaki iki üye de değişmişti. İki üyeden bir tanesi 37 bin sicilli, diğeri 101 bin sicilliydi.  Bu gelen iki üye yürütmenin reddini onayladı. Ama başkan karşı oy yazısı yazdı. Karşı oy yazısında yazan şuydu: “Dosyaya sunulan bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadan rapora atıfta bulunulmadan yürütmenin durdurulması istemine gerekçe gösterilmeden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.” Açıkça davanın uzatılması ve TOKİ’nin bitirilmesi isteniliyor.”

“OKLUK’TA KATLİAM VAR”

Marmaris’teki Okluk Koyu’nda yapılmakta olan Cumhurbaşkanlığı Yazlık Sarayı inşaatında binlerce ağacın kesildiğini kaydeden Başkan Köseoğlu şunları söyledi: “Okluk’ta bir doğa katliamı yaşanıyor.

Gökova Körfezinin en güzel doğa parçası olan bir yerinde zamanında herkezin gidip görebildiği küçük bir misafir evi varken, şuanda binlerce hektar alan kapatıldı. Ve şuanda kamudan kimsenin orayla ilgili bilgi alması, oraya girmesi, ne olup bittiğini anlaması mümkün değil, tam anlamıyla zorla halktan gizlenerek birtakım faaliyetler olduğunu biliyoruz. Çok ciddi bir doğa katliamının olduğunu biliyoruz. Maalesef bilgi almak adına bile oraya ulaşmamız engelleniyor. Bizim bazı arkadaşlarımız Marmaris’te devam eden bu çalışmalarla ilgili bilgi almak için Marmaris Kent Konseyi ile birlikte üç otobüs olarak bölgeye gittiler, ancak daha oraya varmadan yolları Jandarma tarafından kesildi. Orada değil basın açıklaması yapmak, görmek bile mümkün değil. Olağanüstü hal gerekçesiyle geri gönderildiler. Orada binlerce ağacın kesildiğini biliyoruz. Oraya Ankara’daki külliyenin yazlığını yapıyorlar.”

“SİT DERECELERİNİN DÜŞÜRÜLMESİ İMARA AÇILMANIN ALT YAPISINI OLUŞTURUYOR”

Başkan Köseoğlu SİT paftalarının düzenlenirken derecelerinin düşürülerek imar yolunun açıldığı belirterek şunları kaydetti: “Gökova Körfezi’ndeki SİT paftalarının derecelerinin düzenlenmesi söz konusu. Bu tamamen imar planlarına altyapı oluşturulacaktır. SİT paftası demek buraya imar planı yaparsın veya yapamazsın ve bu yaptığın imar planına göre yapılaşırsın demektir. Okluk Koyu da ilk onaylanan SİT paftasının içindedir. Mahkeme bize Mimarlar Odası’nın burada yetkisi yoktur kararını verdi. Yani yetkisizlik kararı verdi. SİT paftalarında ciddi bir garabet söz konusu. Yapılan bir hukuksuzluk var. Biz buna itiraz ediyoruz ama mahkeme bu konuda bizi yetkisiz kılıyor. Bu konuya Muğla Barosu müdahil olmak istedi. Biz bu yetkisizlik kararına itiraz ettik. Ülkede hukuk sistemi kişilere göre uygulanıyor. Hukukun tarafsızlığı diye bir şey söz konusu değil.”

“BODRUM KALESİ İHALESİ KAMUOYUNDAN GİZLİ YAPILDI”

Başkan Köseoğlu Bodrum Kalesi restorasyonu sırasında Bodrum’un kendine özgü silüetinin kaybolacağını, bu konuda yeterli bir fizibilite ve bilimsel çalışmaların yapılmadığını belirterek,

 “Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Bodrum Kalesi ile ilgili bir ihale yapıldı. Kalenin sağlamlaştırılması ve içerisinde yeni bir arkeolojik bir müze oluşturulması yönünde.

Bu ihale ve projeler kamuoyundan gizli olarak yapıldı. Biz bu ihaleyi öğrendiğimiz zaman koruma kurulundan talepte bulunduk. Bakanlıkla yazıştık. Epey bir uğraşmadan sonra planları elde ettik. Gördüğümüz tablo şuydu: orada çok değerli bir batık var. Biri “Serçe limanı batığı”, biri de “Uluburun batığı”. Bunlar şu anda aynı ısı ve nem ortamında 360 gün tutulan son derece önemli batıklar.

Bodrum Kalesi de artık bir marka değeri oluşmuş Bodrum’la ve Türkiye ile özdeşleşmiş bir yerdir.

Buraya kabaca 800 metrekare taban alanı olan 8-9 metre yükseklikte cam çelik bir yapı yapmayı öngörüyorlar. Bu yapıyı yapmadan önce Serçe Limanı Batığı ve Uluburun Batığı’nı yıkıp yerine bu yapıyı yapmayı planlıyorlar. Bu yeni yapının Bodrum’un eski halinin siluetini bozan bir yapısı var. Bu yapı yapılana kadar Serçe Limanı ve Uluburun Batığı’nın nereye konulacağı, nasıl muhafaza edileceği hakkında en ufak bir fizibilite ve bilimsel bir çalışma yok. Kamuoyuna bu durum farklı bir şekilde yansıtılıyor.  Bu yapılaşmanın bilimsel verilerden çok uzak olduğunu belirterek bir dava açtık.

Şu anda bilirkişi aşamasında dava devam ediyor. TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezini bu konuda yetkilendirdi şuanda davayı yürütmekte.” şeklinde konuştu.  

 

 

 

 

 

DİĞER HABERLER
Başkan Gürün tüm vatandaşları oy kullanmaya davet etti haberi

Başkan Gürün tüm vatandaşları oy kullanmaya davet etti

Başkan Gürün tüm vatandaşları oy kullanmaya davet etti Altar Zeyhan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün 24 Haziran seçimleri öncesi bir mesaj yayımlayarak tüm vatandaşları demokratik hakları olan oy kullanmaya davet etti. 24 Haziran ...
Başkan Gürün tüm vatandaşları oy kullanmaya davet etti
   Muğla’da kıyılar temiz, denizler daha mavi haberi

Muğla’da kıyılar temiz, denizler daha mavi

  Muğla’da kıyılar temiz, denizler daha mavi Melis Ateş Türkiye’nin turizm cennetlerinden biri olan Muğla’da, Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen “Mavi Deniz, Temiz Kıyılar” projesi ile bölgede yaşayan vatandaşlarla birlikte yerli ve ...
Muğla’da kıyılar temiz, denizler daha mavi
Gürün inşaatı tamamlanan geçici hayvan barınağını inceledi haberi

Gürün inşaatı tamamlanan geçici hayvan barınağını inceledi

Gürün inşaatı tamamlanan geçici hayvan barınağını inceledi Altar Zeyhan Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından 2 Milyon 912 Bin 405 TL’ye mal edilerek Türkiye’nin sayılı barınaklarından birisi olan Geçiçi Hayvan Bakımevi’nin inşaatı tamamlandı. M ...
Gürün inşaatı tamamlanan geçici hayvan barınağını inceledi
   Muğla’da engelliler sandığa taşınacak     haberi

Muğla’da engelliler sandığa taşınacak

  Muğla’da engelliler sandığa taşınacak      Altar Zeyhan MUĞLA (İHA) - Muğla Büyükşehir Belediyesi, Pazar günü yapılacak olan seçimlerde Muğla’da yaşayan engelli ve yatağa bağımlı vatandaşları oy kullanabilmeleri için sandı ...
Muğla’da engelliler sandığa taşınacak
 Eşini döner bıçağıyla yaralayan sanık kendisi savundu: haberi

Eşini döner bıçağıyla yaralayan sanık kendisi savundu:

 Eşini döner bıçağıyla yaralayan sanık kendisi savundu: “Çocuklarıma bakmıyordu” Muğla'nın Fethiye ilçesinde bulunduğu açık cezaevinden firar ederek bir alışveriş merkezi önünde eşini döner bıçağı ile yaralayan sanığın yargılanmasına deva ...
Eşini döner bıçağıyla yaralayan sanık kendisi savundu:
Ünlü sanatçının tek suçu o anda orada olmasıymış haberi

Ünlü sanatçının tek suçu o anda orada olmasıymış

Ünlü sanatçının tek suçu o anda orada olmasıymış Bodrum’un Gümbet Mahallesi’nde yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden sanatçı Hacer Tülü ile işadamı Mehmet Ali Sürensoy’un cenazeleri otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumuna gönderildi. H ...
Ünlü sanatçının tek suçu o anda orada olmasıymış
Demir açıklama yaptı: “Bu bir provokasyon” haberi

Demir açıklama yaptı: “Bu bir provokasyon”

Demir açıklama yaptı: “Bu bir provokasyon” AK Parti milletvekili adayına tepki yağdı  AK Parti Muğla 1. Sıra Milletvekili adayı Mehmet Yavuz Demir’in, Milas Güllük pazarında AK Parti’ye tepki gösteren vatandaşın üzerine yürümesi ve hakaretlerd ...
Demir açıklama yaptı: “Bu bir provokasyon”
Oy kullanırken dikkat edilmesi gerekenler haberi

Oy kullanırken dikkat edilmesi gerekenler

Oy kullanırken dikkat edilmesi gerekenler Türkiye, 24 Haziran’da sandık başına gidiyor. Seçmen, ülkenin yeni cumhurbaşkanı ile 27. Dönem Milletvekilleri için tercihini yapacak. İlk kez siyasi partilerin ittifak yaparak seçime girmeleri nedeniyle nas ...
Oy kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
Bodrum’da pusu: 2 ölü, 4 yaralı haberi

Bodrum’da pusu: 2 ölü, 4 yaralı

Bodrum’da pusu: 2 ölü, 4 yaralı Bodrum’un dünyaca ünlü Barlar Sokağı’nda bir eğlence mekanı sahibine kurulan silahlı pusuda ünlü sanatçı Hacer Tülü hayatını kaybetti MUĞLA (İHA) Muğla’nın Bodrum ilçesinde, bir eğlence mekanı sahibine kurulan pu ...
Bodrum’da pusu: 2 ölü, 4 yaralı