Aldan hakkındaki söylemlere yanıt verdi “KASTETTİĞİM SON GÜNLERDE ELLERİNDE SİLAHLA GÖRÜNTÜ VEREN KİŞİLERDİ”

Aldan hakkındaki söylemlere yanıt verdi

“KASTETTİĞİM SON GÜNLERDE ELLERİNDE SİLAHLA GÖRÜNTÜ VEREN KİŞİLERDİ”

Geçtiğimiz Pazartesi günü katıldığı bir radyo programında, 15 Temmuz şehitlerine hakaret ettiği ileri sürülerek pek çok siyasetçi ve vatandaş tarafından tepki gösterilen ve hakkında soruşturma açıldıktan sonra şehit yakınları tarafından suç duyurusunda bulunulan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, hakkındaki söylemlere yanıt verdi.

Sevil Yılmaz

Aldan yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz Pazartesi günü bir radyo programında gazeteci Yavuz Oğhan’ın sorularını yanıtlamıştım. Bu konuşma sırasında 696 sayılı KHK’nın 121. Maddesiyle getirilen dokunulmazlıkla ilgili yorumda bulundum ve bu düzenlemenin sakıncalarını dile getirdim. Lakin Çarşamba günü saat 03.00’den itibaren  önce sosyal medyadan başlamak üzere kastetmediğim bir niteleme üzerinden “15 Temmuz Gazilerine” hakaret ettiğimi öne süren alçakça bir saldırı girişimiyle karşı karşıya kaldım. Bu durum öylesi bir hal aldı ki, kimse bu radyo programında gerçekte ne dediğimi araştırma gereği bile görmedi. Hatta bu konuşma neyin nesi diye sormadan Ankara C. Başsavcılığı soruşturma başlattığını açıkladı.

Dileyenler youtube üzerinden sözlü olarak bu demecimi dinleyebilirler.

Alçakça saldırılardan sonra Bodrum ilçemizde yaptığım ayrıntılı açıklama basın organlarında son derece sınırlı biçimde yer buldu. Hakaret korosu her yayın kuruluşunda haykırırken, benim sesimi duyurmak mümkün olamıyordu. Dolayısıyla bu basın açıklamasını yapmaya karar verdim. 

Radyo konuşması neyi amaçlıyordu ve iğrenç kampanya neden uygulamaya kondu? Nedenlerini de bilgilerinize sunuyorum. 

Bu saldırının belirtilerini aylar önce AKP içindeki bazı dostlarımdan öğrenmiştim. Benimle ilgili asılsız iddialarla itibarsızlaştırma kampanyası başlatmak için çalışmalar yapılıyordu. Hatta tüm hazırlıklar tamamlanmış, lakin itibar cellatları hazırlanan materyali beğenmemişlerdi. Zira geçmişimde kırık bir çizgi dahi bulamamışlardı.   Çünkü yolsuzlukla, mafya ile ve başta PKK olmak üzere terör örgütleriyle mücadele ile dolu bir geçmişim vardı ve 2005’de yılın en dürüst bürokratı seçilmiştim. Sadece Telekom’un özelleştirilmesinden önce yaptığım bir soruşturma sayesinde devleti tam 6,5 milyar dolarlık soygundan kurtarmıştım. Hukukçu kimliğimle iktidar ve muhalefet ayrımı olmaksızın kamuoyunda saygın bir yerim vardı.

Ancak pek çok muhalif gibi benim de itibarsızlaştırılmam gerekiyordu. Özellikle son aylarda televizyon programlarındaki görüşlerimden ve özellikle hukuksal değerlendirmelerimden hoşnut olmadıklarını  ve fırsat kolladıklarını duyuyordum.

Lakin bunca yaşam süremde olduğu gibi, hak, hukuk ve adalet arayışı içinde devrimci ruhum hep taze kaldı, hiç bir dönem bana ne demedim. Nasıl ki, C. savcısı iken Cumhuriyetin ve milletin hakkını arama adına başımı hep belaya bulaştırdıysam, vekili olduğum insanların haklarını koruma adına Reza Zarrab olayına burnumu soktum.   

Nitekim geçtiğimiz Salı akşamı saat 22.00’de Tele 1 TV’de yayınlanan gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu’nun hazırlayıp sunduğu “Anında Manşet” adlı programda, 17-25 Aralık sürecinden sonra 2014 ile 2015 yıllarında Reza Zarrab’ın yaptığı hayali ihracatın bazı belgelerini paylaşıp, dolayısıyla buna istinaden devlet hazinesinden Zarrab’ın hesabına aktarılan vergi iadesinin akıbetini sormam ve bu işin daha da detayına gireceğimi açıklamam, belli ki, itibar cellatları için son nokta olarak kabul edildi. Bu yayından sadece beş saat sonra daha önce yaptığım bu radyo mülakatı çarpıtılarak, sistematik biçimde  linç kampanyası başlatıldı.

“PEKİ! RADYO PROGRAMINDA NELER DEDİM?”

1. Bu söyleşinin asla ve asla 15 Temmuz gazileri ile mağdurlarına ilişkin bırakın hakareti, olumsuz tek bir sözüm yoktur. Zira onlar 15 Temmuz günü demokrasiyi savunma adına sokağa çıkanlardı. Bu röportajda linç kampanyasına bahane edilen sözlerim ise, demokrasiyi savunmaya değil de, ileride insanlara saldırı amacıyla sokağa çıkma ihtimalleri bulunan paramiliter güçlere, yani paralı ve palalı kişilere yönelikti. Nitekim son günlerde ellerinde silahlarla görüntü veren ve toplum üzerinde korku yaratma amaçlı söylemlerde bulunanlardı kast ettiklerim. Kaldı ki, onlara da hakaret etmemiştim, bu tür kişilerin sokaklara sürülürken, hangi vasıflandırmayla anılacaklarına vurgu yapmak istemiştim.  

2. Benim saldırı konusu nitelememde ne güncele dair değerlendirme vardı ve ne de somut bir kişi hedef olarak gösterilmişti. İleride ekonomik sorunlara bağlı toplumsal muhalefet gelişip de Gezi benzeri sokak eylemlerinin vukuu bulmasına karşılık, sokakların terörize edilme ihtimalini gündeme getirmek istemiştim. Bunun neresinde millete hakaret vardı? Kısaca bu sözüm; gelecekte Gezi’deki “Palalı”, Ali İsmail’in katili “fırıncı” gibi davranacaklar içindi.

3. Kaldı ki, radyo röportajında madem böyle bir düzenleme yapılmak isteniyor, hiç değilse Bakanlar Kurulu toplansın ve sadece 15-16 Temmuz günlerine mahsus düzenleme yapılsın diye de öneride bulundum. Keza konuşmanın son bölümünde ise insanların silahlandırılmasının, kutuplaştırılmasının ülkeyi iç savaşa doğru götürdüğünü belirterek, bu durumdan en çok zararı da Erdoğan ve AKP görecektir diyerek sözlerimi bitirdim.

İşin özü ahlaktan, vicdandan nasibini almamış, siyasi çıkarı için insanları iftira bombardımanına boğmaktan çekinmeyecek kadar insafsız, güç düşkünü, sonradan görme anlayış bu kez de beni hedefine almıştı.

Son olarak bir çift sözüm milleti ile arasına 6 bin 500 koruma ordusu koymadan ortalığa çıkamayan, hemen her konuşmasında hakaretler yağdıran, kendisine laf söyleyenleri mahpus damlarına tıktırmaktan ve hedef göstermekten çekinmeyen zata yöneliktir. Kastamonu toprağında bana “terbiyesiz, ahlaksız” diye hakaret etmiş, benim hukukçuluğumu tahlil etmeye kalkışmış ve hakkımda dava açılması emrini vermiş. Keza “cehalet paçalarından terbiyesizlik bunların suratından akıyor” diye de eklemiş. Öncelikle benim nasıl bir adam olduğumu dört yıl şerefle ve büyük bir mutlulukla Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığım Kastamonu’nun Araç ilçesindeki en fanatik AKP’liye sorsun isterdim.

“ERDOĞAN’IN DA HESAP VERECEĞİ GÜNLER GELECEK”

Düşünün miting meydanında asılsız olduğunu bilerek millete hakaret ettiğimi öne sürüp, toplumun bazı kesimlerine beni hedef gösterecek kadar düşmanca bakış açısına sahip biri bu memleketi nasıl tarafsız yönetecektir? Bırakın Cumhurbaşkanlığı’nı, sade bir insana dahi; yıllardır bu ülkede canını ortaya koyarak mafya ve terör örgütleriyle mücadele etmiş bir eski C. savcısı ve binlerce vatandaşın oyunu almış bir milletvekiline asılsız iddia üzerinden hakaret etmek yakışır mı? Elbette yakışmaz, lakin bu kişi bu sözleri söylemeyi kendisine yakıştırmıştır. Lakin şunu unutmasın; 2018 ya da 2019’da Cumhurbaşkanı seçilmediği gün, bugün söylediklerinden dolayı dokunulmazlığı kalkacak ve her Türk vatandaşı gibi onun da hesap vereceği günler gelecek.”

DİĞER HABERLER
 15 Temmuz’u gökyüzüne pankart açarak andılar  haberi

15 Temmuz’u gökyüzüne pankart açarak andılar

 15 Temmuz’u gökyüzüne pankart açarak andılar  Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Babadağ'dan yamaç paraşütü ile uçuş yapan AK Parti İlçe Başkanı Kadir Sarıhan, gökyüzünde "15 Temmuz’u unutturmayacağız" yazılı pan ...
15 Temmuz’u gökyüzüne pankart açarak andılar
 MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek  haberi

MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek

 MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek  Recep Tayyip Erdoğan tarafından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Hüseyin Çiçek atandı. Altar Zeyhan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, altı üniversiteye rektör atadı. Resmi ...
MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek
Masaj salonlarına 'Kankanı al da gel' baskını  haberi

Masaj salonlarına 'Kankanı al da gel' baskını

Masaj salonlarına 'Kankanı al da gel' baskını  Muğla'nın Fethiye ilçesindeki bazı masaj salonlarında "Kankanı da al gel" şifresi kullanılarak fuhuşa aracılık ve yer temini ettikleri iddiasıyla 11'i kadın 20 kişi polis ...
Masaj salonlarına 'Kankanı al da gel' baskını
Muğla’da 15 Temmuz etkinlikleri haberi

Muğla’da 15 Temmuz etkinlikleri

Muğla’da 15 Temmuz etkinlikleri Muğla kent merkezi ve ilçelerinde 15 Temmuz darbe girişiminin 2’nci yıl dönümünde çeşitli etkinlik ve gösteriler yapıldı. Recep Tayyip Erdoğan’a suikast girişiminin yapıldığı Marmaris’te binlerce kişi ellerinde Türk B ...
Muğla’da 15 Temmuz etkinlikleri
Suikast girişimi davasının belgeseli galası yapıldı haberi

Suikast girişimi davasının belgeseli galası yapıldı

Suikast girişimi davasının belgeseli galası yapıldı Muğla'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve iki polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin dava ...
Suikast girişimi davasının belgeseli galası yapıldı
Araştırma hastanesinde yangın paniği haberi

Araştırma hastanesinde yangın paniği

Hastanede çıkan yangın sonrası hastalar tahliye edildi    Araştırma hastanesinde yangın paniği Menteşe İlçesi Kötekli Mahallesi’ndeki Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin mutfağından alevler yükseldi. İtf ...
Araştırma hastanesinde yangın paniği
Geçici Hayvan Bakımevi hizmete açıldı  haberi

Geçici Hayvan Bakımevi hizmete açıldı

Gürün: “Köpekler karne hediyesi olmamalı”    Geçici Hayvan Bakımevi hizmete açıldı  Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından 3 Milyon 715 Bin TL’ye yapımı tamamlanan, Türkiye’nin sayılı hayvan barınaklarından birisi olan Geçici H ...
Geçici Hayvan Bakımevi hizmete açıldı
“Yine koruyamadık” haberi

“Yine koruyamadık”

Yaralanan Sibel İşler koruma istediğini, evde adeta ölümü beklediğini söylemişti“Yine koruyamadık”  Muğla’da karısına ait iş yerini yaktıktan sonra adli makamlarca serbest bırakılan şahıs, aynı iş yerini basarak dehşet saçtı. Eşi, kayı ...
“Yine koruyamadık”
‘Radara girmek’ değimi gerçek oldu haberi

‘Radara girmek’ değimi gerçek oldu

‘Radara girmek’ değimi gerçek oldu Muğla’da Gökova kavşağı-Köyceğiz arasında ‘Radara girmek’ değimi bu sefer gerçek oldu. Radar aracı ile denetim yapmak için yol dışında hazırlık yapan resmi araca karşı istikametten gelen aracın çarpması sonucu biri ...
‘Radara girmek’ değimi gerçek oldu