Anasayfa Hakkımızda
30 | 07 | 2014
Çok Okunanlar
Son Haberler
Arşiv
Ziyaretçilerimiz
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün134
mod_vvisit_counterDün1655
mod_vvisit_counterBu Hafta3358
mod_vvisit_counterBu Ay50676
CHP’de Kitle Partisi Olmanın Sancıları

Bu makale521 kez okunmuştur

CHP’de Kitle Partisi Olmanın Sancıları

  

Gerçekten de Türkiye müspet ya da menfi sonuçları olabilecek bir dönemece giriyor, kuşkusuz şu anki durumun da pek müspet olduğunu iddia edemeyiz fakat durum daha da kötüye doğru evrilebilir. Bu dönemece AKP on kusur yıllık iktidarının yorgunluğuyla girmesine rağmen hala çok güçlü bir parti görünümüne sahipti. Fakat geçtiğimiz yıl bir önceki yazımda belirttiğim gibi AKP açısından çok kötü bir yıl oldu ve görünen o ki bu kötü gidiş devam edecek.

 

AKP açısından kötü dönemin başlamasına bir çok faktör  neden oldu ve sonunda de facto (Türkçesi: uygulamada var olan) Gülen Cemaati ve AKP koalisyonunun sonuna gelindi. Cemaat-Gülen koalisyonun sonuna gelinmesiyle birlikte medyada alternatif koalisyonların imkan ve ihtimalleri tartışılır oldu. Bu noktada CHP, MHP ve BDP ile HDP’nin yaşanmakta olan devlet krizindeki tutumlarına bakmak ve analiz etmek çok önemlidir. Kuşkusuz gerçekçi olmakta fayda var ki MHP ile BDP-HDP’nin iktidara gelebilmeleri şu an için pek mümkün gözükmüyor. Gelelim yazının asıl konusu olan CHP’ye. 

 

CHP, AKP ile Cemaat arasındaki mevcut iktidar olabilma krizine gösterdiği ilgiyle ve attığı adımlarla kıvrak manevralar yapabileceğini gösterdi. CHP uzun bir süredir ilk defa tökezlemeye başlayan iktidar karşısında şansı önceki yıllara göre artmış bir şekilde seçimler sürecine giriyor. Eğer CHP bu şansı kullanır, çağın gerektirdiği şekilde siyaset yapabilirse 2014 yılı CHP’nin yılı olabilir. Fakat öncelikle bu şansı kullanabilmek için neler yapılmalı sorusuna cevap aramakta ve  seçen kitleye yani halka bakmakta fayda var. Bugünün seçmeni bağsız, bugün x partisine oy verirse yarın a partisine verebilir. Artık klasik anlamda sağ-sol ayrımı yapmak pek mümkün görünmüyor. AKP bu özellikleri çok müspet şekilde kullanmış ve 2002 seçimlerinde yeni kurulmuş parti olmasına rağmen “kitle partisi” olabilmiş ve çok yüksek oy oranına ulaşmıştı.

 

Bügün özellikle şehirli orta-sınıf için -ki CHP’nin oy alabileceği en fazla seçmenin bulunduğu toplumsal sınıftır- demokrasi, özgürlük ve seküler yaşam üç anahtar faktör. İşte CHP artık yeni seçmenlere doğru partiyi açmalı, sadece laiklik üzerinden söylemler üretmekten vazgeçmelidir. Geleneksel iktidar olmak çabaları artık günümüz Türkiye’sinde mümkün değil. Geleneksel iktidardan kastım ise 28 Şubat öncesine kadar var olan salt “Kemalizm veya Laiklik” üzerinden seçim kazanabilmek mümkün değil. Bunun mümkün olmadığının en güzel örneği Gezi Direnişi’ni ortaya çıkaran ruhun ta kendisir.

 İktidar olmayı arzulayan her hareket toplumun sadece bir kesimine değil tüm katmanlarına ulaşmak zorundadır. Yoksa diğeri geleneksel devletçi reaksiyondan öte olmayacak, böylece yine büyük bir hüsranın yaşanmasıyla sona erecek sürecin başlangıcı olacaktır. CHP kendi özgün seçmeniyle toplumun diğer kesimleriyle kuracağı ilişkiyi yaşanan siyasi kırılmaları göz önüne alarak değerlendirmek doğru olacaktır. Bu nedenle CHP’nin İstanbul ile Ankara’da belirlediği adayları yani Sarıgül ve Mansur Yavaş hamleleri bu açıdan önemli ve desteklenmesi gereken adımlardır. CHP kitleleri içine alabilen bir parti olmalıdır ki yıllarca “sosyal demokrat” parti olduğunu iddia ettiği halde CHP kitleleri iten ve bünyesine kolay kabul etmeyen parti hüviyetinde olmuştur. İşte tüm bunlar son “kitle partisi” olabilmenin sancılarıdır.

 Son olarak tabi ki de kitleleri ve özellikle Gezi Ruhu’nu yakalayabilmek için gerçek anlamda partinin gençlere yatırım yapması ve Gezi’yi anlaması gereklidir. Fakat geçmişin yanılgıları hala devam etmekte 30 yaşında, çoluk-çocuk sahibi olmuş kişiler gençlik kolları başkanı yapılmakta ve Gezi Ruhu’nu yakalayacağız denilmektedir. Gezi Ruhu’nu yakalamadan da kitle partisi olmanın imkanı hiç yoktur. Gençleri anlamadan geleceği yakalamak imkansız. Kuru ideolojik dogmalarla günümüz siyasetinde başarılı olmanın imkanı yoktur, gençler de ancak gerçek “genç” siyasetçilerle yakalanabilinir.  “Gezinin” hoşnut olmadığı kuru ideolojik dogmalarla günümüz siyasetinde başarılı olmanın imkanı yoktur.