ZEYBEKOĞULLARINDAN BİR YILDIZ KAYDI

ZEYBEKOĞULLARINDAN BİR YILDIZ KAYDI

                                               Bahattin Uyar

       Zeybekoğulları,  Muğlamızın büyük ve tarihi geçmişi olan Milas ilçesinde öne çıkan değerli bir ailenin çocuklardır.

       Muğla’nın Sarıkaya köyü eşrafından Çiftçi Mehmet Amca ve eşi Hatice’nin  5 oğlu, ümmi bir babanın elinde yetiştirilmiş ve fakat çevrede parmakla gösterilen bir kimlik kazanmışlardır. Bir babadan olan 5 oğul, sanki bir yıldızı oluşturan 5  köşe gibi, ya da bir elin beş parmağı gibi, bir arada  ve dışa karşı daima  dayanışma içinde büyük ve  örnek bir aile örneği vermişlerdir.

       Bu beş erkek kardeş, Milas çevresinde saygın kişiler  olarak  parmakla  gösterilirler. Ve ışıldayan yıldızlar gibidirler.

 Onların bu görüntüsünde ve  saygınlığında elbette babaları Mehmet Amca’nın büyük rolü Ve Mehmet Amca’nın aileye çizdiği yol haritası, o öldükten  sonra da sürmüştür.

              Mehmet Amca’nın hayatı boyunda

kazandığı en büyük hayat ders, cahil kalmanın zorluğudur. Çünkü kendisi cehaletin zorluklarını  deneyerek öğrenmiştir. Kendisi okur yazar değildir fakat okur yazar gibi aydındır. Buna İslamiyette” ümmi” denir. Çünkü Peygamber Hazreti Muhammet de ümmidir. Mehmet Amca da bilmektedir ki çocukları cahil bırakmak,  onlara yapılacak en büyük  kötülük, okutmak  ise, en büyük iyiliktir.  .

       Mehmet Amca da ilk hedef  olarak çocuklarını okutmay yönelmiştir. Fakat; ne yazık ki bir dağ köyü olan Sarıkaya’da okul yoktur. Küçük köylerde hiç olmazsa ilkokul üçüncü sınıfa kadar öğretim yapacak eğitmenli okul açma projesi 1940 yılında Sarıkaya köyüne girmek üzeredir. Bu gelişme  aile için bir umut ışığıdır.

 Eğitmen Mehmet Çetin , Sarıkaya köyünün yerlisi olarak eğitmen kursuna gitmiş ve  dönüşünde Köy de göreve başlayan   çiçeği burnunda eğitmendir. Kısa zamanda başarılı eğitmenler arasındayer almıştır. Hatta   Milli Eğitim Bakanlığının 237 sayılı Tebliğler Dergisinde Basşarılı Eğitmenler arasında adı geçmektedir. Köyliüsü Mehmet Amca da köye eğitmen atanmasından çok memnundur .Çünkü Çocuklarını okutma şansı  ayağına gelmiştir . Yeni doğan oğlu Nurettin, dünyaya bu açıdan şanslı olarak gelmiş olmaktadır

       Aradan yedi yıl geçtikten sonra 1947’de Nurettin, köylülerin imece ile yaptığı okula babasının elinden tutarak gitti. Eğitmenin kayıt sırasında sorduğu sorulara çok zeki cevaplar veriyordu. Babası bu tablodan çok mutlanmıştı. ”Aş yiyeceğim çanağı satar, bu oğlanı okuturuım” diye övünüyordu içinden.

       KARNELER DÖNEMİ:

       Eğitmenli okul, 1950’de Nurettin’e ilkokul 3.sınıf bitirme diplomasını verdi.  Bütün notları Pekiyi idi. Okuma yazma  Pekiyi, Aritmetik Pekiyi, Yurt Yaşama Bilgisi Pekiyi…

       Okul 3. Sınıfta bitmişti. Daha büyük okullara gitmek için  dördüncü beşinci sınıfı başka bir köyde okuması gerekiyordu. Babası, en yakın köy olan Bahçeburun köyü ilkokuluna oğlunu kaydettirdi. Orada okuduğu 4.5. sınıfta da okulun en başarılı öğrencisi olmuştu. Bütün dersler Pekiyi…

Babası,Nurettin’i  Milas Merkez ortaokuluna kaydettirdi. Bu okulda da üst üste üç yıl   üstün başarı gösterdi. Bu üstün başarıya  verilen notlar eskilerini aratmıyordu. Tüm dersler  10 (on) idi. Örneğin 13 ders varsa 10x13=130 not çantada keklik gibi kesindi.

       Nurettin Zeybekoğlu, ortaokulu bitirdikten sonra Nazilli öğretmen okulu sınavlarına  da girdi.  Sınav ı kazandığı halde gitmedi. Gideceği okul üniversiteye kapı açmalıydı. Bu bakımdan  Öğretmen okulunu tatmin  edici bulmadı.  İzmir Atatürk Lisesi'ne yazıldı. Gene başarı    %100 dü.Ders sayısını 10 ile çarpmaya devam ediyordu.

Üç yıl sonra İzmir Ziraat fakültesinin kapıları kendisine açılmıştı. Birinci sınftan son sınıfa, tüm engelleri aşarak Ziraat yüksek mühendisi oldu. Aydın, Milas, Koçarlı vakıflar idaresinin zeytinliklerinde  nazari ve ameli çalışmalar yaptı Başarılı uygulamalarda bulundu. Bazı çevreler onun başarısını hazmedemediler. Çünkü düşünce olarak iktidar çevreleri gibi düşünmüyordu. Hatta Demokrat partili olan babası gibi de düşünmüyordu. Hatta ve hatta babasını da Demokrat partiden döndürmüştü.  O nedenle Onu  Bir ara Iğdır Ziraat Müdürlüğü emrinde görevlendirdiler. Kendince bu gönderiliş sürgün amaçlıydı.

       ZEDELENEN ONUR:

Bu yanlış tutumdan onuru zedelendi. İstifa ederek

       Milas’ta bir tarım ilaçları satış yeri kurdu. Burada çalıştığı dönemde sağlık koşullarına aykırı koşullar içinde çalışmaya başladı.  Özellikle sigara alışkanlığını sürdürdüğü için akciğerleri fazlaca hasar görmüş olmalı ki  dükkandaki tarım ilaçlarından olumsuz etkilendi.

Nurettin Zeybekoğlu, 22 Mayıs 2017 günü hakkın rahmetine kavuştu.

 

        Emeklilikten sonra hastalanmıştı.    Hasta  yattığı günlerde  zaman zaman beni arardı. Birlikte dertleşirdik. Özellikle parti içi sorunlarla fazla ilgilenir,  bu arada yorumlar yapar ve fikirlerini özgürce söylemekten çekinmezdi.

       SON KARŞILAŞMA:

       Onunla son kez genel seçimler sırasında Muğla öğretmen evi’nde karşılaşmıştık. Kemal Kılıçdaroğlu’nu    bekliyorduk. Başında gösterişli bir Foter, ayağında körüklü çizmeler  ve pala bıyıklarıyla haşmetli bir görünüm kazanmıştı. Kucaklaştık. CHP’nin eski milletvekili  adaylarından olduğu için, Bu sefer maya tutacak gibi görünüyor” dedim. Sözümü beğenmedi”  bizim acelemiz yok dedi. “Tüm çabamız halkımız için” diye de ekleme gereği duydu. Doğru söze nedir ben sustum. Çok sağlıklıydı ve  ağzını doldura doldura güzel şeyler söyledi.

       Sevgili Nurettin Zeybekoğlu !

 Dost yüreğin ,insan üstü çabaların, sözünü dudaktan , gözünü budaktan esirgemeyen davranışlarınla senden öğreneceğimiz şeyler vardı. Bu özelliklerini bize  hatıra bırakıp  gittin. Gidişin zamansız oldu. Ama burada  bize  ve hatta devletimize de bir ders bıraktın. İnsanların bunca emeğine saygı duymadan oradan oraya onu savurmak devlet büyüklüğüne yakışmadı. Sana yazıklar olsun ey devlet…

 Yüksek Ziraat Mühendisi Nurettin’e de  tanrı rahmet eylesin. Yakınlarının başı sağ olsun.

       

YAZARIN DİĞER YAZILARI