DAM ÜSTÜNDE SU GEÇİRMEZ KİLLİ TOPRAK

               DAM ÜSTÜNDE SU GEÇİRMEZ KİLLİ TOPRAK

                    GEÇEN PAZAR günü öğretmenevinde otururken, tepemizden geçen helikopter stada indi. Karnında “Orman” yazıyordu. Helikopterin görünümünden ilgili bakana tahsisli olduğu, yurtiçi yakın mesafe ulaşımında kullanıldığı belliydi… Bir süre sonra öğretmenevinden kalkıp Kültür evine doğru giderken valiliğin bahçe kapısına yaklaştığımda, binadan 30-35 kişilik bir grup çıktı; çoğunluğu koyu renk elbise, beyaz gömlek ve kravatlıydı. Koyu renk etek ve tayyörü ile vali hanım da, hemen önde bakan’la birlikte otomobile doğru hızlı adımlarla yürüyordu… Koşuşturan; koruma memurları, bakanlık görevlileri, il’in yönetim ricali, Öğle Güneş’inin Muğla ağzı ile: cav cav sıcağında, otomobillere kendilerini zor attılar. Konvoy hareket edip yola düzüldü. Belli ki, o gün Zeytin köye gidiyorlardı…

                   ZEYTİN KÖYÜN adı daha önce “Gerit” ti. Anlamı: (Dam üzerine konulan su geçirmez killi toprak.) Zeytin köy adını kim vermiş, neden vermiş bilmiyorum. Çünkü Zeytin köy, dağlarında zeytinden başka ağaç bulunmayan Aydın veya Çine’deki bir köy değil. Bu nedenle adı pek münasip düşmemiş, bu benim düşüncem. Ama Türkiye’nin herhangi bir yerinde, içinde veya çevresinde çam ağacı olmayan köyün adı pek alâ: “Çam köy“ olabilir. Ben yazdım oldu, demek yeterlidir. Olur olmasına, amma velâkin Muğla isminin Menteşe adı ile değiştirildiği gibi; tatsız tuzsuz yavan olur, eğreti durur, benimsenmez, alışılmaz! Muğla’da, bu ve buna benzer durumları eleştiren ders nitelikli bir deyim vardır, yerel ağızla söylendiğinde: “Taharna aşı kaşığınnan, her şey yakışığınnan” der. İşte! Bu eleştiri deyimi taşı gediğine böyle koyar.

                  BAZI KÖYLERİN, orman sayılan yerlerde iskân edilmesi yanlış! Orman içi bir köyde yaşamak risk taşıyor. Yıllarca “Hiçbir şey olmadı” denilen köyde örneğin: Bir gün bacadan çıkan bir kıvılcım, yanan sigara izmaritinin dalgınlıkla bir yere atılması, dikkatsizlik, enerji hatlarında oluşacak ark, terörle ilgili sabotaj, denizi gören bir yer ise turistik otel yeri hazırlamak için kundaklama vs. nedenlerden ötürü çıkacak yangında, sonuç işte böyle acı olur.

                   YURDUMUZDA önlem alma yöntemi ise bir tuhaftır! Alınacak tedbir olay yaşandıktan sonra gerçekleştirilmesi şeklinde tecelli eder ki, bu da, (Gereken tedbirler alınmıştır.) cümlesi ile kamuoyuna duyurulur. O an’dan itibaren de, ilgililer olay için nasıl tedbir alınacağını düşünmeye başlar(!) Eğer geçmişte bu veya buna benzer bir olay yaşanmış da, bundan ders çıkarılıp önlem alınmamışsa adını koymak size düşer! Yahut ihtimaller hesaplanıp, olumsuzluklar için önleme çalışması yapılmamışsa, bunu yapmayanlar için ne demek lazım siz daha iyi bilirsiniz. Ama bir dakika! Bu noktada haklı olduğumuz bir husus var. O da; mantığımızın henüz yeterince gelişmediği… İşte bu nedenledir ki, sorunların önceden düşünülememesi, görülememesi ve bu istikamette tedbir alınamaması biraz da bu nedene dayanır. Ancak kalıtımında öngörü yeteneği yoksa bunu görmek zaten imkânsızdır!

                   ZEYTİN KÖYLÜ hemşerilerimize; en içten, en samimi, en iyi duygularla geçmiş olsun diyorum. Devlet desteği ve yurttaş dayanışması hemşerilerimizin acısını bir nebze dindirebileceğini ve ortaya geçmişten daha iyi maddi sonuç çıkacağını düşünüyorum. Fakat mutlu olacaklarından hiç emin değilim! Çünkü yanan; iyi kötü, acı ve tatlı anıların yaşandığı konutlardı… Siyah beyaz hatıra fotoğrafları; bebeklik, gençlik, evlilik… Kanaviçeli ketenlerin üzerine nakış işlemeli çeyizler, gurbetten gelen hediyeler, gönül hatırası eşyalar, bilgisayarlar, televizyonlar yandı…

                    O EVLERDE; doğumlar yapıldı, sünnetler oldu, düğünler kuruldu zurnalar davullar çaldı, kaynatmalarla yemekler (Yerel ağızda) huruldu, askere gidenlerin avucuna kına yakılıp uğurlandı, ölenlerin cenazesi kaldırıldı. Ama şimdi! Geçmişten hiçbir şey kalmadı… Yaşananlar sadece belleklerde kayıtlı. Büyükler, yeni doğanlara ve küçüklere yangınla yok olan geçmişi anlatacak, anılar hiç olmazsa böyle yaşatılacak ve Zeytin gözlü hemşerilerimin, acıları da her şey gibi zaman içinde yüreklerde küllenecek…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
               DAM ÜSTÜNDE SU GEÇİRMEZ KİLLİ TOPRAK haberi

DAM ÜSTÜNDE SU GEÇİRMEZ KİLLİ TOPRAK

               DAM ÜSTÜNDE SU GEÇİRMEZ KİLLİ TOPRAK
DAM ÜSTÜNDE SU GEÇİRMEZ KİLLİ TOPRAK
              KANTALUP VE PARİS haberi

KANTALUP VE PARİS

              KANTALUP VE PARİS ...
KANTALUP VE PARİS
KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN ! haberi

KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN !

KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN !
KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN !
  HADİ YÜRÜ LEN!  DEFOL GİT ŞİMDİ SENİN… haberi

HADİ YÜRÜ LEN! DEFOL GİT ŞİMDİ SENİN…

  HADİ YÜRÜ LEN!  DEFOL GİT ŞİMDİ SENİN…
HADİ YÜRÜ LEN! DEFOL GİT ŞİMDİ SENİN…
ÖNCE AYIPLADIM SONRA… haberi

ÖNCE AYIPLADIM SONRA…

ÖNCE AYIPLADIM SONRA…
ÖNCE AYIPLADIM SONRA…
 NİYE  TEDBİR ALALIM, RAHATSIZ  OLAN  YOK Kİ! haberi

NİYE TEDBİR ALALIM, RAHATSIZ OLAN YOK Kİ!

         NİYE  TEDBİR ALALIM, RAHAT ...
NİYE TEDBİR ALALIM, RAHATSIZ OLAN YOK Kİ!
 AH CANIM! BU İŞLER   AYNI HAMAM AYNI TAS… haberi

AH CANIM! BU İŞLER AYNI HAMAM AYNI TAS…

 AH CANIM! BU İŞLER AYNI HAMAM AYNI TAS…1940'lı-1950'lili yılların çocukları, bugün yaşlı birer dede olarak yaşamlarını sürdürüyor. Hepsinin, g ...
AH CANIM! BU İŞLER AYNI HAMAM AYNI TAS…
HANIMEFENDİ DİKKAT BEBEK ZEHİRLENEBİLİR! haberi

HANIMEFENDİ DİKKAT BEBEK ZEHİRLENEBİLİR!

HANIMEFENDİ DİKKAT BEBEK ZEHİRLENEBİLİR! ...
HANIMEFENDİ DİKKAT BEBEK ZEHİRLENEBİLİR!
 390-90/485-160/360-170 ÇEŞİTLİ RAKAMLAR haberi

390-90/485-160/360-170 ÇEŞİTLİ RAKAMLAR

 

390-90/485-160/360-170 ÇEŞİTLİ RAKAMLAR