AKILLI OL, ONU KİMSEYE YEDİRMEZLER!

  AKILLI OL, ONU KİMSEYE YEDİRMEZLER!

                  TÜRKİYE 80milyon birinci sınıf yurttaştan oluşur. Toplumdaki işsiz kesimden ve gelir düzeyi en düşük bireyden başlamak üzere; orta halli, asgari ücretli, memur, emekli, esnaf, küçük çiftçi ve küçük sanayicinin aklı fikri 61Milyonda… Nasıl olmasın? Yine bir veya birkaç bilet alacağı ve her yıl denediği gibi bu yıl da şansını deneyeceği kesin. Ancak ertesi günü, yüz yüze kalacağı değişmeyen gerçekten ötürü avucunu yalayacağını aklına getirmez, çünkü: “Ya çıkarsa” Hayali ile akşam yatar sabah kalkar…  

                  BU PARANIN herkese çıkmayacağının bilinmesine, bilet alırken bu değişmez kuralın peşinen kabul edilmesine rağmen yurttaş, acaba: “Bu sefer bana çıkıverir mi ki?” hayali kurmaktan vazgeçmez. “Mutlu rastlantı” ihtimalini en önde tutarak tatlı hayal kurar.  İkramiye tablosuna baktığında gözü önce 61Milyon çakılır. İçinden: “Aaah ülen para!” diye inceden inceye iç geçirir. Bir süre sonra: “Nerede o şans bende?” deyip en büyükten bir an vazgeçer gibi olur…

                  AMA ASLINDA aklı fikri ve umudu büyük ikramiyededir… O arada Tanrı’ya sığınarak, bir hayal kurar, kendi kendine içinden: “Bakarsın” diyerek başlar ve hayalindeki konuşmasını sürdürür. “Tanrı; bu sefer sıra sende! İkramiye için seni seçtim, hadi bakalım gözün aydın para artık senin. Gönlünce harca, ama çar çur etme haa!” Desin! Diye, paranın gerçekten kendine isabet edebileceğini güçlü şekilde inanmaya başlar. Mutlu bile olur ve hatta akabinde: “Neden çıkmasın? Kazananların benden ne farkı var? İnşallah bu sefer bana çıkacak, içime doğuyor.” diye de, kurduğu hayali kendince teyit eder. Ama tedbirli davranarak açık kapı bırakır: “Eğer 61milyon çıkmazsa…” diyerek:  

                   GÖZLERİNİ bir altındaki miktara kaydırır. “Bu da yeter!” Deyip, rakamın hiçte fena olmadığını düşünür. “Yeter! Anasını satarım taş atıp da, kolum mu yorulacak. Bütün dertlerim çözümlenir, krallar gibi de yaşarım.” dedikten ve mütevazı olmanın faziletine sığındıktan sonra birden; Tanrı’ya, vereceği büyük para için şükretmeyi düşünür. Minnet ifadesini büyük ikramiye rakamına göre tasarlar ve “Allah’ım madem bu parayı bana veriyorsun ben de, sana 61Milyon kere şükrediyorum ve vereceğin paraya şimdiden bereket versin diyorum!” Deyince, ikramiyeyi garantilediğini kesinlikle inanır. Bir an, kaybetme korkusunu kafasından siler! Para nasıl olsa:  “Haydan” gelecek, ama “Hu” ya gitmemesi için iradesini ortaya koyacaktır. Çünkü hayalleri büyüktür.

                   GELGELELİM, bir emekli parlamenter, iki yıl önce şans oyunlarındaki ikramiyelerin zihinleri bulandıracak şekilde, defalarca aynı yere çıktığını: “Bu bir tesadüf müdür? Yoksa bir hileyle mi karışı karşıyayız?” mealindeki sözlerinden ötürü Türkiye’nin dikkatini çekti. Bu konuşma yurttaş tarafından hala unutulmamış! İki gün önce, bir yurttaşa: “Bilet aldınız mı?” diye sordum. Henüz almadığını, ama alacağını söyledikten sonra “Neden sordun?” dedi. “Öylesine sordum” diye yanıtladım. Yurttaş: “Ben 150TL.lik alacağım, ama büyük ikramiyeyi kimseye yedirmezler ağbiciğim!” deyince, “Neden böyle düşünüyorsun?” diye sordum, yurttaş: “Bu kadar büyük paranın bir biletle sıradan bir vatandaşa verilmesini senin aklın alıyor mu? Şahsen benimki almıyor, “Sayısal, Süper ve Şans topu” nda ikramiye “Devir” diye birikiyor, biriken para da nereye gidiyor? İstedikleri cebe giriyor ve bunu da bütün Türkiye biliyor.

                   BUNU biliyorum ama yine de, belki şeytan yolu şaşırır diye alıyorum. Ne yapayım. “Umut Memed’in ekmeği ye Memed ye!” Durumu… (Konuşma üslubunu biraz değiştirip ders verir gibi çıkıştı)  “Akıllı ol, onu kimseye yedirmezler!” Deyince; böyle düşünmemesini, kafasındaki kurguyu silmesini söyledim. Ancak güvensizlik beynine öyle yerleşmiş ki… Nuh dedi, Peygamber demedi, düşüncesinden de vazgeçmeye niyetlenmedi.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI