MİZAH!

MİZAH!

 

 

Mizah; Komedi, Güldürü, Eleştiri, İroni ve Hiciv sanatıdır.

 

“Meyve veren ağaç taşlanır.”

 

Bu deyim, Anadolu’da çok kullanılır. Bunun açılımı; bir ağacın meyvesi varsa, meyve veriyorsa, meyveye ulaşmak için her türlü yol denenir. Buna, taş atmak da dâhildir. Kuru, meyve vermeyen ağaca kimse taş atmaz anlamındadır. Fakat, bu deyim genel anlamıyla; gücü elinde bulunduran kişilerin, grupların, siyasi iktidarların yaptıklarını, yermek, eleştirmek, hicvetmek anlamında da kullanılır!..

 

Gücü elinde bulunduranları direk olarak eleştirmeyip; bunları mizah konusu haline getirmek bir sanattır. Söylenmek istenenler, gizlenerek iğneleyici bir şekilde cümlelerin arasına yerleştirilir. Bazen; eleştirilen kişi abartılır, bazen söylediğini savunur gibi yaparak tam tersi anlatılarak hicvedilir. Mizah yazıları, genel olarak çoğu kişi tarafından anlaşılmasa bile, çoğunluk anlar. Mizah, yanlışları, çarpıklıkları, zıtlıkları, hukuksuzlukları v.b. durumları iğneleyici bir şekilde ele alır. En etkili eleştiri türüdür.

Siyasetçiler, kamu görevlilerinin, kısaca toplumu yönetenlerin ister doğa konusunda, ister yaşam biçimi, ister siyasal söylemlerde, isterse tarihi çarpıtma konularında ağızlarından çıkacak söylemlere dikkat etmek zorundalar!..  Çünkü yönetme konumunda olan bu kişiler topluma hal ve hareketleri, konuşmaları ile örnek olurlar/örnek oluştururlar!.. Tabi eleştirilere de katlanmak zorundalar!..

 

Hicve, halk dilinde taşlama denir. Taşlama konusu; zengin-fakir, halkın aç kalması, gücü elinde bulunduranların zulmü v.b. gibi konuları işler!.. 

 

UMURUNDA MI?

 

Sen köşkte oturup yiyip içersin,

Aç yatanlar senin umurunda mı?

İstediğin yere konar, göçersin,

Fakir ölmüş kalmış, umurunda mı?

****

Uyumaz çocuklar, göğe bakarım,

Gece gündüz gizli gizli ağlarım,

Yarı tok, yarı aç yatar kalkarım,

Çocuklar aç yatar, umurunda mı?

****

Boş konuşmaları, duymaz kulağım,

Bilemezsin, kötüleşir sağlığım,

Hastaneye doğru gitmez ayağım,

Gidemem doktora, umurunda mı?

****

Ben iğneyi, sen hançeri saplarsın,

Can yakar, can alır, nutuk atarsın,

Gürbüz’üm geleceğe yazıların kalsın,

O yar benim yaralarım, sarar mı?

 

 

 

 

 

Âşık Serdari’den iki dörtlük;

 

Zenginin yediği baklava börek

Kahvaltıya ister, keteli çörek

Fukaraya sordum size ne gerek

Düğürcük çorbası balımız bizim

****

Sedari halimiz böyle n’olacak

Kısa çöp uzundan, hakkın alacak

Mamurlar yakılıp, viran olacak

Akıbet dağılır, ilimiz bizim.

 

Not: Hicivle ilgili yazı ve şiirlerden örnekleri ileriki yazılarımda yayınlamaya çalışacağım. Özellikle bu konuda, eser vermiş şairlerin ve yazarların eserlerine yer vermek için çaba harcayacağım!..

Saygılarımla

 

Kemal Gürbüz

25.10.2016

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI