AKYAKA’DA DENİZ ULAŞIMI KONUSUNDA MEHMET GÜMÜŞ İLE SOHBET

AKYAKA’DA DENİZ ULAŞIMI KONUSUNDA MEHMET GÜMÜŞ İLE SOHBET

 

Mehmet Gümüş Akyaka’daki deniz ulaşımında kilit bir isim, yıllardır tanışırız ve Konyalı olduğumdan her karşılaştığımda “nasılsın Hacı Abi” diye gülerek selamlar.

Bu defa 11 Eylül 2017 tarihinde Konya’dan beni ziyarete gelen oğlum Konya Selçuk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Öztuğ Bildirici ve torunum Gökova aşığı deniz kuşu 9 yaşındaki torunum Demir ile Mehmet Gümüş’ün son teknesi ile tura katıldık. Oğlum ve torunum bol denize girdiler

bende kaptan köşkünde Mehmet Gümüş ile önceden yapamadığımız derin bir sohbete daldık.

Önce Mehmet Gümüş’ün Akyaka’ya yerleşen en eski ailelerinden olduğunu belirtmeliyim. Araştırmalarıma göre Akyaka’ya Gereme’den (Ceramus-Ören) gelip yerleşen Mestan Akkaya’nın torunu. Mestan Akkaya’nın bir oğlu ve iki kızı var, oğlu benim çok iyi dostum Mustafa

Akkaya (Kör dayı) küçük kızı Raziye ise Mehmet Gümüş’ün annesi. Babası Taktak lakabıyla Mustafa.

1940 ve 1950’li yıllarda sineklerden dolayı bu doğal cennet Akyaka’da yaşanmaz, bir elin parmaklarından az aileler yazları Kızılağaç yaylarına göçer, kışın Akyaka’ya inerlerdi.

Mehmet Gümüş Akyaka Deniz ulaşımında kilit bir isim. Son teknesi Gümüş 1 Afrika kökenli TİT ağacından yaptırmış, 130 kişilik, tam elektronik, tuvaletleri 5 yıldızlı oteli aratmıyor, tam elektronik donanımlı, 1970’li yıllarda Gökova Körfezinde Giritli Ali Dayı’nın (Yarım Cavur) teknesini göz önüne alınca ki bu en 10 fazla kişilik, Akyaka ve deniz taşımacılığı ne kadar gelişmiş olduğu çok belirgin.. Böyle bir geminin Akyaka’da hizmet vermesi bana gurur verdi, iyi ki Akyaka’yı seçmişim

dedirtti. Mehmet Gümüş’ün başka yatırımları ve gemileri de var, Yabancılar karşısında bu hizmetleri vermesi ile Akyaka’nın yüzünüağartıyor.

Gemide yaklaşık 60 kişi vardı, bunun 40 kadarı yabancı, Rusya’dan gelen turistler, açıklamalar Rusça ve Türkçe, genellikle kaliteli müzik çalındı. Tabii bu arada Rus pop müziğinden parçalar da vardı. Bu

kriz ortamında Rusya’dan turizm akımının başlaması memnuniyet verici, genç kızlar uzun boylu dal gibi, insanın gözü gönlü açılıyor. Bazıları ile sohbet etmek istedim, İngilizce bilen çıkmadı….

Mehmet Gümüş ile Akyaka’da deniz taşımacılığını konuştuk. Anlattıkları şöyle:

12 Eylül 1980 günü (benim de komşum) Şeref Ulubay’dan ilk teknemi aldım. 10-15 kişilik bir taka, o yıllarda Yatağan Termik Santralında Polonyalı mühendisler çalışıyordu. Onlara haftada 3 gün Sedir Adası turları düzenledim, bu işlere girdim…

Var gücümle çalıştım, 1984 yılında ilk teknemi (50 kişilik) aldım.

Polonyalılar, Orman Bakanlığı elemanları ve şimdi ismini hatırlayamayacağım. bir Müsteşar’la Sedir Adası’na gittik, dönüşte denizin ortasında mazot bitti ve gemi durdu.

Hemen denize atladım yaklaşık bir saat yüzerek sahile çıktım, mazotu alıp başka bir taka ile geri dönebildim. Bu olay o tarihlerde basında bile konu olmuştu.

Kaptan köşkünde bu konuşmaları yaparken torunum demir ilk kaptanlık denemesini yaptı, 10-15 dakika açık denizde o götürdü, tabii esas kaptan kontrolü altında.

Tur kapsamında iki saat Sedir Adası molası vardı, Gelbolu Adası ve Lacivert Koy yüzme molası vardı. Torunumla bu Lacivert koyu çok

beğenmiş, denizin 80 metre altında Denizler tanrısı POSEIDON sarayı olduğunu söylemişlerdi. Ben de torunuma bu koy un güzelliğinin koruması altında olduğunu söylemiştim.

ANCAK DÜNYA HARİKASI BU LACİVERT KOYDA DAHA ÖNCE GÖRÜLMEYEN ZEHİRLİ

DENİZANALARI YUVA EDİNMİŞ. İMDAAAAAAAT İMDAAAAAT

Yazıma kaptan Mehmet Gümüş ve kısa süreli kaptan torunum Demir’in

resmi eklenmiştir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI