Doğru terapiste gittiğimizi nasıl anlarız?

Doğru terapiste gittiğimizi nasıl anlarız?

Psikolojik destek almak eski zamanlara göre ülkemizde daha popüler hale gelse de hala tereddüt edilen ve içerisinde pek çok soru işareti barından bir süreç özelliğini korumakta. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki mental sağlık, psikoloji veya doğru terapi süreci ile ilgili bu ve benzeri yazılar size sadece dayanak olabilirler, hiç bir şekilde sizi iyileştirmez, size sağlıklı bir psikoloji vaad etmezler , dayanak sadece bazen tökezlediğinizde yardımcı olsa da unutmayın ki yürümeye devam ettiğinizde tekrar tökezlememenizi veya düşmemenizi sağlamaz. Peki o zaman ne yapılabilir sorusunun cevabı kesinlikle ve değişmez olarak psikolojik destek almaktır. Peki bunu yaparken nelere dikkat etmelisiniz, gideceğiniz terapisti seçerken nelere dikkat edebilirsiniz veya gitttiğiniz terapistin doğru size uygun bir terapist olduğunu nasıl anlarsınız. Bu yazımızda bu soruları genel hatlarıyla ele alıp sizi bilgilendirmeye çalışacağım.

Öncelikle sizinle terapi sürecini başarıyla ve doğru şekilde yürütebilecek kişiler, terapi konusunda doğru eğitimlerle beraber uzmanlık eğitimlerini tamamlamış, uzman ve üzeri ünvanlara sahip, terapi deneyimi olan profesyonellerdir. Günümüzde ne yazık ki sertifika programlarından sertifika alarak veya iletişim konularında eğitim alarak çok kısa bir süre içerisinde kendini terapist, psikolog, danışman olarak gören ve insanlara hizmet vermeye  çalışan pek çok kişi mevcut. Fakat bu noktada unutulmaması gereken şudur ki, bu sertifika veya eğitimler danışanlarla terapötik bir ilişki kurmak ve bu ilişkiyi sürdürmek için kesinlikle ama kesinlikle yetersizdir. Göz boyayarak, yapılan tespitlerle ''sizi tanıyorum ve çözümünüzü biliyorum'' tarzı bir yaklaşım emin olun ki aradığınız, istediğiniz şey değil ve olmayacaktır. Peki gelelim asıl soruya, psikolojik destek almak için başvurduğum yerin veya kişinin doğru ve yeterli olduğunu nasıl anlarım, gelin isterseniz bu konuya biraz odaklanalım.

Terapistinizin gerçekten sizi dinlemesi önemlidir. Gerçekten dinlemekle kasıt, terapistin olay ve kişilere hakim olması, seanslarda süre gelen temel isimleri bilmesi ve hatırlaması, size doğru geri bildirimler yapabilmesi demektir. Gerçekten dinleyen bir terapist sizi anlamaya çalışır ve size doğru sorgulatmaları yaptırabilir, olay örgüsü içerisinde kaybolmaz veya yanlış noktalarda müdahalelerde bulunmaz.Terimlerden uzak, anlaşılır dilde anlatacak olursak, sizin duygularınızı anlar, nerde susması nerde konuşması gerektiğini bilir.

Terapistler özellikle ilk seanslarda , seansa çok fazla müdahale etmemeyi tercih ederler. Bu sizin anlamlandırmalarınızı anlamak ve doğru noktalarınızı keşfetmek için gerekli ve önemlidir. Ne yazık ki toplumda bu ''sadece dinledi'', ''hiç bir yorum yapmadı'', ''oturduğu yerden para kazanıyor'' gibi kalıplarında etkisiyle, kötü terapistlik olarak görülebiliyor. Oysaki aksine işin doğrusu özellikle ilk seanslarda müdahale ve yönlendirmelerden kaçınmak, kişiyi serbest çağrışım yapmaya yönlendirmek ve aslında ne demek istediğini, hangi noktalarda etkisiz kaldığını veya sıkıntı yaşadığını analiz etmeye çalışmaktır.

Gelelim en önemli konulardan birine, ''yönlendirme yapmak''. Bu konu özellikle bizim toplumumuzda, kültürel yapımızdan dolayı çok başvurduğumuz, terapistimizi de uzman kişi olarak gördüğümüz için ondan da sürekli olarak talep ettiğimiz bir yanlıştır. ''siz olsaydınız ne yapardınız?'', ''sizce ne yapmalıyım?'' gibi sorular terapistlerin sık sık karşılaştığı ve zor durumda kaldıkları sorulardır. Özellikle yeterli terapi tecrübesi olmayan, işini doğru yapmayan, gerekli eğitim ve etik temeli edinememiş bir terapist ne yazıkki size kendi fikrini veya ne yapmanız gerektiğini söyleme gafletine düşecektir ve düşmektedir. Unutulmaması gereken ve temel klinik eğitimlerde de özellikle belirtilen temel nokta şudur; kişi kendi doğrularını kendisi bulmalı veya ortaya çıkarmalıdır, başkasının fikri veya yönlendirmeleri kişinin başkasının hayatını yaşayacağı anlamına gelir. Başkasının sizin yerinize düşünmesini veya karar vermesini istemek kolay bir yol ve doğal bir kaçış refleksi olsa da emin olun ki aradığınız çözüm değil. Özelliklede bunu alışkanlık haline getirmek, başkasının sizin yerinize karar vermesini istemek ve bunları uygulamak sizi terapiye bağımlı hale getirmekten başka bir şey değildir. Unutulmamalıdır ki terapiniz sonsuza kadar sürmeyecektir, bir nokta da karar vermeniz gerektiğinde terapistiniz yanınızda olmayacaktır, çünkü hayat sizin hayatınız ve onu idare edebilecek, yönlendirebilecek kişi sadece ve sadece sizsiniz yani kısacası direksiyonda siz varsınız. Bunun aksi davranan ve size ne yapmanız gerektiğini söyleyen terapist veya sözde iletişim uzmanları unutmayın ki size aslında kendi fikirlerini söylemektedirler. Kimi zaman bu fikirler size çok mantıklı gelebilir, hatta işe bile yarayabilir ama emin olun ki sizin psikolojik yaşantınız açısından çok büyük zararlar meydana getirirler.Özetle iyi bir terapist sizi yönlendirmez, sürekli ne yapmanız gerektiğini özel durumlar dışında söylemez.

Bu yazımızda iyi bir terapist nasıl olur, neler yapar kısa da olsa özetlemeye ve anlatmaya çalıştım. Tabiki konu bu kadar kısa ve basit değil, ama yazıyı daha fazla uzatmamak ve genel hatları kafanızda belirlemek için bu bilgiler size yardımcı olacaktır. İlerki yazılarda zaten bu konu hakkında daha fazla fikir sahibi olabilecekseniz.Bu hususlara dikkat etmeniz, doğru, etik olarak çalışan terapistlere ulaşabilmeniz dileğiyle...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Doğru terapiste gittiğimizi nasıl anlarız? haberi

Doğru terapiste gittiğimizi nasıl anlarız?

Doğru terapiste gittiğimizi nasıl anlarız?
Doğru terapiste gittiğimizi nasıl anlarız?
KENDİNİZE EZİYET ETMEYİN haberi

KENDİNİZE EZİYET ETMEYİN

KENDİNİZE EZİYET ETMEYİN
KENDİNİZE EZİYET ETMEYİN