KÖY ENSTİTÜLERİ' Nİ ANDIK 17 NİSAN’DA.

KÖY ENSTİTÜLERİ' Nİ ANDIK 17 NİSAN’DA.

Ne zaman Köy Enstitüleri konuşulsa, durmam o yılları dillendirir, anılar, izler bulurum.Kitaplar, belgeler elde ederim.

O günler. Sancısız yıllara dokunan bir büyük proje. Şöyle düşünüp tarihi! Hangi günlerden çıktı yurdum.

Osmanlı’nın üstünde dolaşan kara bulutlar. Millet bir bezgin, kendi yurdunda işgal altında kalmış. İzmir’i, Samsun’u, Amasya’sı. Anadolu her yere yayılmışlar, işgal etmişler güzel vatanımızı.

Her yer işgal kuvvetlerinin baskı ve zulmü altında. Öyle bir ateş yanmalı ki, yüreklerde yanacak, tutuşacak bir ateş olmalı. Bu ateşi yakacak bir önder, büyük bir ülkü, aşk var olmalı.

Osmanlı’nın içinde bir asker dahi komutan. Mustafa Kemal Paşa. Olup bitenleri sadece izlemiyor, askeri görev yerlerinde durmaksızın, dinmeksizin yurt ve ülkü savaşı ile görevlerini üstün başarı ile sürdürüyor.

Mustafa Kemal Paşa. Çanakkale’de, Dumlupınar’da Samsun’da, Sivas’ta, Erzurum’da, Amasya’da.

Öyle ya Amasya’da yaveri Cevat Abbas Gürer’e gaz lambalı odada yaz bakalım der, yazdırır. “Milletin bağımsızlığını yine milletin azmi ve kararı kurtaracaktır.”

Gözleri mavi, keskin kararlı. Bir büyük asker, bir büyük dahi. Öyle ya, yabancı işgal güçleri Mustafa Kemal Atatürk için "yüzyılda bir çıkar o ‘da Türk’lere nasip oldu", demektedir.

Anadolu’nun her yerinde verilen kurtuluş mücadelesi, düşmanın işgal ettiği topraklarımızdan gittiği yıllar. Mustafa Kemal Paşa Cevat Abbas Gürer’e “geldikleri gibi giderler” diyecektir.

Milletimizin yabancı işgalinden özgürlüğe , kendi vatanında tüten ocağında yaşayacağı nice güzel günler, yıllar için yapılacak işler büyüktür. .

Bir bağımsızlık savaşı ve bir büyük zafer. Yorgun, bitkin yurdu yanmış yakılmış. Şehit düşen yüzbinlerce atalarımızın geleceğe kanları, canları ile vakur ve gururlu emanet ettikleri vatanımız.

Şimdi sıra ülkenin imar edilmesine, kalkınmasına gelecektir. Ülkenin bir daha işgal altında kalmayacağı özgürlüğünün gelecek nesillerce ferah ve asil yaşanması için, kazanılan zaferlerin korunması, taçlandırılması gerekmektedir.

O nedenle gelecektir devrimler, yenilikler. Parola “yurtta barış, cihanda barış”tır. Savaş zordur, savaş dehşettir, savaş ölümdür.

Tüm bu düşünceler ve duygular ışığında gelecekte bir ülkenin var oluşu ancak ve ancak eğitimle yeniden kuvvetlenecektir.

Köy Enstitüleri bu duygular ışığında doğacak. 17 Nisan 1940 Meclis’te tartışılacaktır. Uzun tartışmalar sonucunda kurulmasına karar verilir.

Sonraki yıllarda kapatılması ile ilgili toprak ağası milletvekili Kinyas Kartal kapatılma gerekçesini ağzıyla itiraf edecek, tarihe geçirecektir. Köy Enstitülerinin bütün günahı omuzlarıma, sevabı başkalarına olsun. O kurumların günahı bile bana yeter.”

İsmet İnönü’de oy uğruna kapatılmasında engel olmamıştır.

İtiraf artık neye yarardı ki!!! Güzelim kurumlar çok kısa yaşıyor. 1946’dan 1950’ye giden süreç kapatılma hızının yaşandığı, pazarlıkların yapıldığı süredir.

Demokrat Partiye oy vererek doğudaki ağalıkların sona erdireceği Köy Enstitüleri, ne büyük bir dönemeçtir ki, bir ülkenin kaderinde . Bir ülkenin, bir vatanın kaderinde rol oynayan toprak ağaları.

Okuyan, gelişen insan ve yurduna ,milletine yararlı olan bir ülkü ve eğitimin yok edilişi, önünün kesilişi.

Bir ülkenin kaderiyle oynanmıştır. O dinamit Cumhuriyet’in temeline o gün konmuştur.

Köy Enstitüleri bir milletin çocuklarının yarını, geleceği, huzurlu ve güvenli yaşayacağı bir dev proje ve kalkınmaydı.

Köy Enstitülerinde okuyan o çocuklar, Anadolu’nun bağrı yanık çocukları, yazgılarını yendikleri gibi ülkenin de yazgısını değiştirenlerdi.

Emperyal sömürüler, kara bulutlar bir daha dolaşmayacaktı. Umutlu, mutlu insanlar yaşayacaktır, çağı, çağdaşlığı, ufku elde eden.

Bir bayrağın, bir ülkünün, bir vatanın bağrında özgür ve barış eksenli, sevgi ve demokrasinin yeşerdiği yerde tutuşan alev alev, yanan yürekler, yurdum, Anadolu’muz var olacaktı.

Bu ülke üstünde yaşayan her bireyin, her vatandaşın geleceği, çocukları, ülküsü için yapacağı çok şeye sorumluluk ve yurttaş bilinçliliği istemektedir.

Tüm Köy Enstitülü büyüklerimi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Ebediyete o yürekleri ezgili gidenler Allahtan rahmet diliyorum. İnançlıydılar, güçlüydüler. Parolaları “ yurtta barış, cihanda barış” idi.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sevgili Ünal ağabeyciğim. haberi

Sevgili Ünal ağabeyciğim.

Sevgili Ünal ağabeyciğim. Yarın seni hüzün ve gözümüz yaşlı uğurlayacağız . Daima kalbimizin baş köşesinde olacaksın. Belki daha çok koyacaktır, seni Devrim’de görmedikçe. Sanki orada oturuyor olacaksın, buruk kalacağız. Nabide hoşgeldin, derdin he ...
Sevgili Ünal ağabeyciğim.
KÖY ENSTİTÜLERİ' Nİ ANDIK 17 NİSAN’DA. haberi

KÖY ENSTİTÜLERİ' Nİ ANDIK 17 NİSAN’DA.

KÖY ENSTİTÜLERİ' Nİ ANDIK 17 NİSAN’DA. Ne zaman Köy Enstitüleri konuşulsa, durmam o yılları dillendirir, anılar, izler bulurum.Kitaplar, belgeler elde ederim. O günler. Sancısız yıllara dokunan bir büyük proje. Şöyle düşünüp tarihi! Hangi günle ...
KÖY ENSTİTÜLERİ' Nİ ANDIK 17 NİSAN’DA.
 haberi

KERİMOĞLU TÜRKÜSÜ EVİNİ KİLİT DEĞİL, ZİYARETE AÇMALIDIR. Şimdi bunu baştan aşağıya Kerimoğlu Türküsü nedir? Topluma nasıl mal olmuştur? Olayın yaşandığı yerdeki öykünün süreci, vuruluşu nedir? Bunları konuşacak değilim. Yazılarımda veya  hakkı ...
ÜNAL TÜRKEŞ BU KUBBEDE İNSAN , HOŞ SADA OLARAK DAİMA ANILACAKTIR. haberi

ÜNAL TÜRKEŞ BU KUBBEDE İNSAN , HOŞ SADA OLARAK DAİMA ANILACAKTIR.

ÜNAL TÜRKEŞ BU KUBBEDE İNSAN , HOŞ SADA OLARAK DAİMA ANILACAKTIR. O gün cenaze töreninde İbrahim Türkeş konuşuyordu. İbrahim ağabey toprağı bol olsun, ruhu şad olsun. Makamlar, ünvanlar gelip geçicidir , Ünal Türkeş bu kubbede insan olarak hoş seda ...
ÜNAL TÜRKEŞ BU KUBBEDE İNSAN , HOŞ SADA OLARAK DAİMA ANILACAKTIR.
ÇANAKKALE 57. ALAY  VE TÜM ŞEHİTLERİMİZ ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM.. haberi

ÇANAKKALE 57. ALAY VE TÜM ŞEHİTLERİMİZ ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM..

ÇANAKKALE 57. ALAY  VE TÜM ŞEHİTLERİMİZ ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM.. Ürperten o yıllar ve Yarbay Mustafa Kemal... Bir cephe, bir sınır, bir ülke çizmeye kararlı idi. İnançlı... Dün akşam kitapta bir fotoğrafına rastladım. İlk defa gördüğüm bir ...
ÇANAKKALE 57. ALAY VE TÜM ŞEHİTLERİMİZ ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM..
ÇİZGİLERLE MUĞLA SERGİSİ  İÇİN ÇAĞRIMIZDIR. haberi

ÇİZGİLERLE MUĞLA SERGİSİ İÇİN ÇAĞRIMIZDIR.

ÇİZGİLERLE MUĞLA SERGİSİ  İÇİN ÇAĞRIMIZDIR. Gelebilecek tüm sanatsever dostlarımızı  MEHMET ERBİL’in sergisine bekliyoruz. Cumartesi saat 11.00 de Konakaltı’nda. Sevgili Erbil Ankara’da yaşıyor. Kızının Muğla’da oturması nedeniyle Muğla’ ...
ÇİZGİLERLE MUĞLA SERGİSİ İÇİN ÇAĞRIMIZDIR.
MEHMET  ERBİL RESİM SERGİSİ  MUĞLA ÇİZGİLERİ KÜLTÜR ŞENLİĞİ’NDE AÇILDI. haberi

MEHMET ERBİL RESİM SERGİSİ MUĞLA ÇİZGİLERİ KÜLTÜR ŞENLİĞİ’NDE AÇILDI.

MEHMET  ERBİL RESİM SERGİSİ  MUĞLA ÇİZGİLERİ KÜLTÜR ŞENLİĞİ’NDE AÇILDI. Mehmet Erbil’le tanışmamız Hasanoğlan Köy Enstitüleri belgeleriyle başlar. Hasanoğla’nı gidip görmedim, isteğimdir muhakkak göreceğim. Yine tanışmamız Köy Enstitüleri ...
MEHMET ERBİL RESİM SERGİSİ MUĞLA ÇİZGİLERİ KÜLTÜR ŞENLİĞİ’NDE AÇILDI.
OKTAY EKİNCİ’YE,  ÖLÜM YILDÖNÜMÜN GELDİ, 15 EKİM.   O ANI YAŞIYORUM. haberi

OKTAY EKİNCİ’YE, ÖLÜM YILDÖNÜMÜN GELDİ, 15 EKİM. O ANI YAŞIYORUM.

OKTAY EKİNCİ’YE,  ÖLÜM YILDÖNÜMÜN GELDİ, 15 EKİM.   O ANI YAŞIYORUM. Muğla’ya Emre Kongar geldi, kitaplarını imzaladı. Sizden en iyi dostumdur, diyerek söz etti. Muğla’ya Emre Kongar gelir de Oktay Ekinci’den bahsetmez mi? Ölüm anide ...
OKTAY EKİNCİ’YE, ÖLÜM YILDÖNÜMÜN GELDİ, 15 EKİM. O ANI YAŞIYORUM.
DEVRİM’İN YILDÖNÜMÜ BU KEZ  SENSİZ.  19 EKİM ,  58.YIL haberi

DEVRİM’İN YILDÖNÜMÜ BU KEZ SENSİZ. 19 EKİM , 58.YIL

Sevgili Ünal ağabeyciğim seni Melda ablanın yanına ışıkla, hüzünle uğurladık. Yalnızlığa alışamıyorum, demiştin. Hatıralarımız, fotoğraflarımız, arşivin belgelerin kaldı.  Bugün Devrim’de sensiz kaldık. Hayat işte. Ölüme yürüyen yol. Ebedi gidi ...
DEVRİM’İN YILDÖNÜMÜ BU KEZ SENSİZ. 19 EKİM , 58.YIL