SÖKE’Lİ CAFER EFE/FATMA SUAT ORHON MÜZE VE SANAT EVİ SELÇUK/ÇAMLIK’TA LOKOMOTİF VE TREN MÜZESİ

SÖKE’Lİ CAFER EFE/FATMA SUAT ORHON MÜZE VE SANAT EVİ

SELÇUK/ÇAMLIK’TA LOKOMOTİF VE TREN MÜZESİ

                Üçüncüsüne katıldığım Söke Lisesi Pansiyonlular mezuniyet toplantısına 26 Mayıs günü aracımıza atlayarak Muğla/Aydın üzerinden çabucak ulaşıverdik. 11.30 sularında okula vardığımızda arkadaşların bir kısmı gelmişti ve sürekli de gelmeye devam ediyorlardı. Her gelen önce gelenlerle sarmaş/dolaş oluyor, hal /hatır soruyor, sohbetler koyulaşırken grup grup ya da toplu fotoğraflar çekilmeye devam ediliyordu. 40/45 yıl önce olduğu gibi okulun fotoğrafçısı olarak en büyük görev yine bana düşüyordu. Ama artık son model telefonlar nedeniyle herkes fotoğrafçıydı.

                Öğle olunca kırk yıl önce olduğu gibi yemekhaneye doluştuk ve tabldotlarımızı alıp kuru fasulye-bulgur pilavı-turşu ve elma kuyruğuna girip yemeklerimizi alıp gülüp eğlenerek yemeye koyulduk. Bir yandan da her anımızı fotoğraflamaya devam ediyorduk. Yemekten sonra yine önceki yıllarda olduğu gibi okulun kütüphane salonuna çıkarak arkadaşların hazırladığı eski/yeni fotoğraflardan oluşan nostalji görüntülerini izledik. Zaman zaman güldük, zaman zaman duygulandık/hüzünlendik. Çünkü aramızdan ayrılan arkadaşlarımız her geçen gün artmaya başlamıştı. Arkasından okulun ön bahçesine inerek okulun yeni öğrencileriyle sıraya girip İstiklal Marşı törenine katıldık.

                Törenin ardından araçlarımıza binerek Söke merkez parkının hemen karşısında iki/üç gün önce açılan Fatma Suat Orhon Müze ve Sanat Evi’ni ziyaret ettik. Müzeye gelen tüm etnoğrafik eserler, gönüllülerce hediye edilmişti. Tarlada, bağda, bahçede, kullanılan araç gereçten evde kullanılan araç gerece, giyim/kuşam türlerine kadar her türlü eserlerle müze zenginleştirilmişti.  Bu arada Söke’ li CAFER EFE yazısı ve fotoğrafı dikkatimizi çekti. Cafer EFE,  1890’lı yılların başında GİRİT’ in Kandiye şehrinin KOLENA köyünde doğmuş bir Türk. Ailesiyle birlikte bağcılık ve zeytincilik yapmakta olan genç Cafer, bir Rum olan ACARİTSİS’ i öldürdükten sonra müebbet hapse mahkum edilmiş. Girit Adasındaki Türkler, Cafer lehine gösteriler ve baskılar düzenleyince adayı terk etmek koşuluyla serbest bırakılmış. Cafer, arkasından ailesiyle birlikte önce Erdek’ e, sonra İzmir ‘e daha sonra da Söke’ ye gelerek yerleşmiş.  Gönüllü olarak askere gitmiş, Balkan Savaşı’na katılmış ve ağır yaralanmış, Mondros Mütarekesi sonunda ordunun terhis edilmesi sonucu Söke’ ye dönmüş. Kurtuluş Savaşı öncesinde Söke ve Çevresinde yaşayan Rumların işgalci Yunan kuvvetlerinden güç alarak bölgede yarattıkları şiddet ve baskılara karşı mücadeleye başlayan Cafer EFE, bir grup Söke’ li arkadaşıyla Mursallı Yoran (Didim) , Ortaklar, Balatçık, Germencik, Ulu Yol ve Celse Köylerindeki Yunan karakollarına baskınlar düzenlemiş, ulusal direnişin temellerini atmıştır. Söke çevresinde birçok baskınlara katılan CAFERAKİ, Germencik’ teki Yunan Birliğine yaptığı bir baskın sırasında kurulan bir pusuya düşürülerek Mülazım Şamlı Selim Efendi ve birkaç arkadaşıyla birlikte şehit düşmüştür. (3Temmuz 1919)

                Müzeden sonra hep birlikte Kemalpaşa Pakına geçip beş çayı molası verdik. Yine sohbetler, fotoğraflar, şakalaşmalar, eski anılar…  Oradan da ayrılıp akşam kalacağımız ADA daki otelimize geçtik. Akşam yemeği için çıktığımız otelimizin terasından MARİNA’ nın ışık seliyle süslenmiş görüntüsü doğrusu muhteşemdi. Yemeler-içmeler-sohbetler-fotoğraflar gece yarılarına kadar sürdü. Ertesi günü yine erkenden uyanıp kahvaltı saatinin gelmesi için balkona çıkıp kitabımı okuyarak arkadaşların uyanmasını bekledim. Sekiz-on arasındaki kahvaltı yine hep birlikte şenlik/şadımanlık içinde geçti. Biz hanımla özellikle terasın balkonunu seçerek görüş alanımızı daha da geniş tuttuk ve Kuşadası’nın Güvercin Adası’nı, sahillerini, çarşılarını, denizini tepeden kuşbakışı olarak izlemekten büyük bir zevk aldık. Lise son sınıftan sonra Ada’ya gelip bir fotoğrafçıda çalışmış ve özellikle geceleri çarşıdan ta Güvercin Ada’ya kadar yürür “Foto, foto!!” diyerek müşteri arar; çektiğimiz üç-beş kare fotoğrafı dükkana yetiştirir hemen banyosunu ve basımını yapar ıslak ıslak müşteri yemeğini yiyip kalkmadan yetiştirir üç-beş kuruş kazanmanın yollarını arardık. O zamanlar Ada bir avuç kadardı. 45 yıl sonra şimdi ise Söke girişinden Selçuk çıkışına kadar her yer bina olmuş. 10’da arkadaşlarla vedalaşıp Kuşadası’ ndan ayrılmak için otelin önünden yukarı; yamaca doğru vurduk. Çevre yoluna çıkacaktık. Döndük, dolandık, kıvrıldık, dolaştık ama bir türlü Söke’ye ulaşamadık. Alt tarafı 20 km. lik bir yoldu. Geçtiğim yerler hep eski bildiğim, yıllarca eskittiğim yollardı. Sonunda ÇAMLIK diye bir levha ile karşı karşıya gelince Hanyayı/Konyayı anladım. Meğer biz, Söke yolunu bir yerlerde bırakıp Çamlık yoluna girmişiz. Çok da iyi olmuş. Otobandan önce İzmir/Aydın yolu Selçuk-Çamlık üzerinden geçerdi ve hemen hemen tüm yolcu otobüsleri ÇAMLIK’ ta mola verirdi.  Gelip geçerken uzaktan görür, imrenirdik oradaki eski tren vagon ve lokomotiflerine. Yolumuz tam da Müzenin önünden geçiyordu. Arabamızı bir kenara bırakıp doğruca müzeye yöneldik. Girişin kaç lira olduğunu sorduk. Görevli 5/Beş lira olduğunu söyledi. “Ha iyiymiş” dedik. Benim müze kartım vardı, hanım için de parasını veririz diye konuştuk kendi aramızda. Bunu duyan görevli; “Burası özel bir müze, maalesef kartınızı kabul edemiyoruz!” dedi. Tamam, paramızı ödeyip müzeye duhul eyledik. Daha içeriye girer girmez her yer çiçeklerle süslenmişti. Çevrede vagonlar, lokomotifler sıralanmıştı. Hanımın çocukluğu İzmir’de TANTAN’ larda geçtiği için bu demir oyuncaklara bir aşinalığı vardı. Vagondan vagona, lokomotiften lokomotife koşarak selfiler yapmaya ve çocuklar gibi sevinerek vagonlar arasında koşturmaya başladı. Lokomotifler özellikle döner havuzunun çevresinde tam bir daire oluşturacak biçimde dizilmişlerdi. Menşeileri,  önlerinde yazılarla belirtilmişti. Amerikan-İngiliz-Fransız-Alman-Hollanda yapımı DEVASA lokomotifler, görüntüleriyle;  hala yolları yalar/yutar görüntüleriyle göz dolduruyorlardı. Çıkışa doğru Atatürk’ ün bindiği/kaldığı vagon da burada dizayn edilmişti. Bir yandan hanım telefonuyla, bir yandan da ben fotoğraf makinamla her yandan gelen tehlikeye ver yansın ateş eden silahşörler gibi çevreye veryansın ediyorduk. Müzeden çıkıp da Ortaklar-Aydın yoluna girdiğimizde inceden bir yağmur başlamıştı. Solumuza otobanı ve tren yolunu da alarak eski Ortaklar/Germencik/İncirliova yolunda zevkli bir yolculuk yapıyorduk. “DEVE SUCUKLARI “ yazısını görünce es geçemedik ve durup hemen sucukçu dükkanına daldık. Sonra da gittikçe şiddetlenen yağmur eşliğinde zevkli bir yolculuk yaparak evimize döndük.

NOT: Bu özel vagon, 1926 yılında Almanya’da Ulu Önder Atatürk için teknolojik ve güvenlik olarak üst seviyede üretilmiş bir vagondur. İçerisinde bir toplantı salonu, tam donanımlı bir mutfak, özel tasarlanmış bir banyo ve yatak odaları bulunmaktadır. Bu vagonun orijinalliği,  günümüze kadar korumuş olup çeşitli restorasyon çalışmalarından geçirilmiştir. 1937 yılına kadar Ulu Önder’in yurt genelindeki birçok seyahatinde kullanılmış olup; 1937 yılında Ege manevraları için eski adı AZİZİYE olan bu istasyona gelmiş, Ege manevralarını bu vagondan yönetmiş ve bu trende/vagonda konaklamıştır. Gelecek gezilerde ve yazılarda buluşmak umuduyla…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
GÖKOVA’NIN TURKUAZ MAİSİ SULARINDA KOY KOY ADA ADA BİR SERENCAM haberi

GÖKOVA’NIN TURKUAZ MAİSİ SULARINDA KOY KOY ADA ADA BİR SERENCAM

GÖKOVA’NIN TURKUAZ MAİSİ SULARINDA KOY KOY ADA ADA BİR SERENCAM             Değerli okurlar, yine yollarda, yine denizlerdeyiz. Bilindiği üzere bu gezilerimizin başlıca üç ana amacı var: İlki yu ...
GÖKOVA’NIN TURKUAZ MAİSİ SULARINDA KOY KOY ADA ADA BİR SERENCAM
TOROSLARLA BOY ÖLÇÜŞEN DEV BARAJ: OYMAPINAR haberi

TOROSLARLA BOY ÖLÇÜŞEN DEV BARAJ: OYMAPINAR

TOROSLARLA BOY ÖLÇÜŞEN DEV BARAJ: OYMAPINAR             1977 yılı, yaz ortaları. Sıcak mı sıcak bir rüzgar, vücudumu adeta kavuruyor. Önümde ve karşımda Arşipel’ in engin ve yakamozlanan suları ...
TOROSLARLA BOY ÖLÇÜŞEN DEV BARAJ: OYMAPINAR
SÜNDİKEN ORMANLARINDA AHIM KALDI,  ÇATACIK KAMPLARINDA EYVAHIM KALDI. haberi

SÜNDİKEN ORMANLARINDA AHIM KALDI, ÇATACIK KAMPLARINDA EYVAHIM KALDI.

SÜNDİKEN ORMANLARINDA AHIM KALDI, ÇATACIK KAMPLARINDA EYVAHIM KALDI. Değerli okurlar, sizi yine kırk yıl kadar öncesine götürmek istiyorum. 978 Ağustos ortaları… Ufukta yükselen yaz güneşi, öğle saatleri olmasına karşın ortamı ısıtamıyor. Kuşların ...
SÜNDİKEN ORMANLARINDA AHIM KALDI, ÇATACIK KAMPLARINDA EYVAHIM KALDI.
MERHABA BALIKÇI, MERHABA GÖKOVA, MERHABA KOCA YURT, MERHABA, MERHABA!!!... haberi

MERHABA BALIKÇI, MERHABA GÖKOVA, MERHABA KOCA YURT, MERHABA, MERHABA!!!...

            GÖKOVA GÜZELLEMESİ:                 -Hey hey! Yine de hey! Burası engin göklerin ülkesidir. İçten gelen bi ...
MERHABA BALIKÇI, MERHABA GÖKOVA, MERHABA KOCA YURT, MERHABA, MERHABA!!!...
KELEBEKLER VADİSİNDEN ST. NİKOLAS ADASINA FETHİYE AÇIKLARI… haberi

KELEBEKLER VADİSİNDEN ST. NİKOLAS ADASINA FETHİYE AÇIKLARI…

                Değerli okurlar, bu kez de bir komşumuzu da yanımıza alarak yedi kişi iki araçla doğuya doğru yöneliyoruz. Bir saatlik Fethiye yollarını çabucak alıyor ve Hisa ...
KELEBEKLER VADİSİNDEN ST. NİKOLAS ADASINA FETHİYE AÇIKLARI…
SÖKE’Lİ CAFER EFE/FATMA SUAT ORHON MÜZE VE SANAT EVİ SELÇUK/ÇAMLIK’TA LOKOMOTİF VE TREN MÜZESİ haberi

SÖKE’Lİ CAFER EFE/FATMA SUAT ORHON MÜZE VE SANAT EVİ SELÇUK/ÇAMLIK’TA LOKOMOTİF VE TREN MÜZESİ

SÖKE’Lİ CAFER EFE/FATMA SUAT ORHON MÜZE VE SANAT EVİ SELÇUK/ÇAMLIK’TA LOKOMOTİF VE TREN MÜZESİ                 Üçüncüsüne katıldığım Söke Lisesi Pansiyonlular mezuniyet topl ...
SÖKE’Lİ CAFER EFE/FATMA SUAT ORHON MÜZE VE SANAT EVİ SELÇUK/ÇAMLIK’TA LOKOMOTİF VE TREN MÜZESİ
HALİKARNAS BALIKÇISI’NDAN BU YANA KIYILARIMIZDA TEKNE TURLARI ve BEDRİ RAHMİ KOYUNDA MİSTİK/MİTOLOJİK BİR BALIK OLMAK… haberi

HALİKARNAS BALIKÇISI’NDAN BU YANA KIYILARIMIZDA TEKNE TURLARI ve BEDRİ RAHMİ KOYUNDA MİSTİK/MİTOLOJİK BİR BALIK OLMAK…

HALİKARNAS BALIKÇISI’NDAN BU YANA KIYILARIMIZDA TEKNE TURLARI ve BEDRİ RAHMİ KOYUNDA MİSTİK/MİTOLOJİK BİR BALIK OLMAK…             Değerli okurlar, Ademoğlu tarihin başlangıcından bu güne hep çe ...
HALİKARNAS BALIKÇISI’NDAN BU YANA KIYILARIMIZDA TEKNE TURLARI ve BEDRİ RAHMİ KOYUNDA MİSTİK/MİTOLOJİK BİR BALIK OLMAK…
DALYAN-PARADİSE OTELDE SANAT TUTKUNLARI TOPLANTISI-ODUN SANAT EVİ-FETHİYE ERASTA’DA “AYLA” FİLMİ… haberi

DALYAN-PARADİSE OTELDE SANAT TUTKUNLARI TOPLANTISI-ODUN SANAT EVİ-FETHİYE ERASTA’DA “AYLA” FİLMİ…

DALYAN-PARADİSE OTELDE SANAT TUTKUNLARI TOPLANTISI-ODUN SANAT EVİ-FETHİYE ERASTA’DA “AYLA” FİLMİ…             Değerli okurlar, yine koşturmaca, yine etkinliklerdeyiz. Cuma günü telefon geldi. Da ...
DALYAN-PARADİSE OTELDE SANAT TUTKUNLARI TOPLANTISI-ODUN SANAT EVİ-FETHİYE ERASTA’DA “AYLA” FİLMİ…
TAHTA(LI) KÖYDEN YÜKSEKKUM’A KÖYCEĞİZ TARİHİ haberi

TAHTA(LI) KÖYDEN YÜKSEKKUM’A KÖYCEĞİZ TARİHİ

TAHTA(LI) KÖYDEN YÜKSEKKUM’A KÖYCEĞİZ TARİHİ  (YAPICI MUSTAFA AMCA)             Mustafa Amcanın yüz yaşını aşarak dalyayı devirdiğini duyunca Hanımla arabamıza atlıyor ve eski Fethiye yolu ...
TAHTA(LI) KÖYDEN YÜKSEKKUM’A KÖYCEĞİZ TARİHİ