Akyaka’mız

Akyaka’mız
Prof. Dr. Şadan GÖKOVALI ( Türkiye Rehberi)

Övünmek gibi,  sevinmek gibi olsun: Adım - soyadım,   kartvizitim gibidir.

İlkokul üçten sonra,  "Çalının ardı gurbet" diye,  ilçece,   il merkezine "Dağlarından yağ,  ovalarından bal akan" Efeler diyarı Aydın'a;  son durak olarak kentler kraliçesi,  Akdeniz'in incisi,  İyonya'nın süsü  İzmir'e ulaştım.

İzmir benim üniversitem,  meslek hayatım,  yazarlığım ve akademik kariyerim için adresim oldu.

Buna karşılık Muğla ce Gökova'dan hiç kopmadım.    Kendim kök salıyormuşum gibi limon bahçesi kurdum; meyve ağaçları diktim elimin değdiği yere.

İzmir  sürekli bulunağım (adresim)   kalmakla birlikte, yaz dönemi çalışmalarımı Akyaka'daki "sırtı  kayada gözü  ovada"  evimizde sürdürüyorum.    Kitaplarımın yanı sıra 9 Eylül ve Muğla Devrim gazeteleriyle,  başlıca dergilerdeki sevgileme yazılarımı burada yazıyorum.

Akyaka'ya hem kuş bakışı baktığım,  hem de yeterince halkın içine karıştığım için,  içimde çakıl taşı ısıtan güzelliklerin yanında, buraya yakışmayan,  bizi "Cennetin ejderleri" yapan çarpıklık ve çirkinlikleri görmüyor değilim.

Güzelliklere gelince: Halikarnas Balıkçısı'nın, Nail V. Çakırhan' ın, Halet Çambel'in, İlhan Selçuk'un, Oktay Ak-bal'ın etki ve izleri etkisini tüm canlılığıyla sürdürüyor. Sivil toplum çalışmaları, başta Akyaka Kültür ve Sanat Derneği (Bşk. Aydın Turunç) olmak üzere, gönüllülerce yürütülüyor. Muğla- Fethiye, Marmaris asfaltından Akyaka'ya sapan kavşak düzenlendi. Ama, kavşaktan Akyaka'ya dönüş?  alt  geçit bazı  zorluk ve  sorunlar doğuruyor.

Ula Belediye Başkan Yardımcısı Oruç Özkan, Akyaka’nın Muğla Büyükşehir Belediyesinin, yaşarken efsane olmuş başkanı Dr. Osman Gürün'ün mahir eli,  Akyaka'nın yol ve meydanlarına dokunmuş. Cadde kenarlarındaki park yerleri,  trafik sorununa çözüm getiriyor ama  alışveriş  merkepleri için 15 dakikalık ücretsiz  park süresi yetersiz;  hiç olmazsa yarım saat olmalı.

Akyaka'yı eşsiz kılan doğa nimetlerinin başında gelen Kadın Azmağı, burası için bir keşmekeş ve çirkinlik abidesi gibi önümüzde duruyor.  Dünyanın sayılı doğal akvaryumlarından olan Azmak,  kıyıdaki lokaatalar tarafından yarı yarıya işgal edilmiş. 

Her tesis,  hormonlu ya da GDO'lu  gibi,  her geçen gmn biraz daha büyüyor,   genişli yor.

Asıl felaket;  anlamsız bir film veya dizinin yol açtığı,  Azmağı

bozma girişimi.  Adı ,  başına "Güzel" sıfatı konularak çirkinleştirilmiş köyü merkez tutan bu dizide,  bazı oyuncular,  durup durmazken,  adı "Aşkyaka"ya çevrilen bu cennete geliyorler.  Azmağın sığca bir yerine keyif masası  kuruyorlar: gene hiç gerek yokken,  sözde oyunculardan biri,  bağlamasını tıngırdatıp çalışp çığıriyor. Bunu gören benim halkım  (î)  geri durur mu?    Her Allah'ın günü, çevre köylerden sökün eden sözde piknikçiler azmağa masa kurup s iş kemle atıyor;  gel keyfim gelî  Çoluk çocuk,  olanca kirleri paslariyla Sızmağa girip fotoğraf çektiriyor,  daha çok da öz çekim yapıyor! 5obrasıbı sormayın: Azmağın içi ve Azmakla yol arası,  çöp dağına çevrilmiş olarak Jkala kalıyor.    Çöpler de  "arada-sırada" toplanıyor. Başta, KlMHfitm Akyaka'nın yüz akı Yücelen Otelinin sahibi Hamdi Yücel olmak üzere,  başı yerinde,  aklı başında turizmci ve çevrecileri rahatsız eden bir koçu:  İskele ile Azmak arasındaki çam ormanları  "Ücretsiz" oto park.   İyi ama kardeşim; birçok fırsatçı, geceleri araçlarında konaklıyor.  Peki; bu insanların doğal gereksjil nimleri nasıl karşılanıyor?    Çöpleri,  özellikle orman yangınlarının başat sebebi olan bira şişeleri ne oluyor?  (Hiç olmazsa park ücreti alınsa,  irfdiham azalmaz mı?)

Çoğu Gökova'dan kalkan teknelerle Akbük'e ve Sedir JC(Kedrai)  adasına giden ve pazar günleri sayısı 10 bine varan ziyaretçilerin yarattığı tahribat ve bıraktığı çirkefliklerin giderilmesi olası değil!

Ben bu yazıyı,  hepimizi düşündürmesi gereken bir bilgiyi sizinle paylaşarak bitirmek istiyorum:

-Niçin Akdeniz,  Akyaka,  Akbük,  Akalan,  Akköy vb diyoruz?

da tam tersine neden Karadeniz,  Karaburn,  Karabük,  Karaca söğüt vb adı  konulmuş?

-El vebap:  Kuzey yarımkürede  kuzey  karanlıktır,   güney  ise ak ve aydınlık.

Korkum o ki;  çok uzak olmayan bir gelecekte,  Akyaka'mızın adı kalsa bile,  bahtı kara olacak.

N'olur olmasın; yapmayalım,   kıymayalım ve Cennet*in ejderleri olmayalım. . .

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yokluğun, Cehennem’in öbür adıdır haberi

Yokluğun, Cehennem’in öbür adıdır

Yokluğun, Cehennem’in öbür adıdır * * * Şiirin Ege harman yerlerinde harmandalı oynadığı yıllar. Geç 1950’ler, erken 1960’lar. Gençler, anı defterlerinde çiçek kurutup şiirler saklıyor. Bir kıza aşkını mı ilan edeceksin? Tek gerecin şiir: “Aşkın ...
Yokluğun, Cehennem’in öbür adıdır
FAZIL SAYI’IN BABASI haberi

FAZIL SAYI’IN BABASI

FAZIL SAYI’IN BABASI“Elinde, tanrıların ölümsüz taşından yapılmış Yeryüzünün, tüm yaratıkların-sınırlarını çizen Altın pergel – Bir ayağını özeğe dayadı Öbürünü çevirdi, döndürdü –Sonsuz, sınırsız boşlukta. İşte dedi, sınırların buraya dek uzansı ...
FAZIL SAYI’IN BABASI
Okan Yüksel kaleminden Şadan Gökovalı... haberi

Okan Yüksel kaleminden Şadan Gökovalı...

Okan Yüksel kaleminden Şadan Gökovalı...   O, 'bir şiir vardır benden ileri' der ve kendini ‘Şiir sever: Şadan Gökovalı’ diye tanımlar. Gazeteciliğe başladığı tarih: 01.02.1959. Bir Latin ozanına özenerek, “Başlangıçta daima şairler ...
Okan Yüksel kaleminden Şadan Gökovalı...
Kara Balık haberi

Kara Balık

“Öykü, bir oturumluk romandır.” (Halikarnas Balıkçısı) Derslerimde, radyo-TV programlarımda, tur ve söyleşilerimde, söylencelerin yanı sıra öyküler anlattığım olur. Anlattıklarımı, yıllar sonra bana anımsatanlar çok olmuştur. Bu bağlamda bana sıkça ...
Kara Balık
 BERRİN'DEN    DİZELER Bir Kitap Okudum haberi

BERRİN'DEN DİZELER Bir Kitap Okudum

Bir Kitap Okudum  Yeni Bir Şair Tanıdım:  BERRİN'DEN    DİZELER   Okuyan:  Gökovalı Şadan   "Şiire  şair gerek Ney'e  neyzen nasılsa; Onu okuyacaklar, Şairce yaradılsa" ...
BERRİN'DEN DİZELER Bir Kitap Okudum
 Saçlarını Gazetecilikte Ağartmış HALİL EĞRİBOYUN haberi

Saçlarını Gazetecilikte Ağartmış HALİL EĞRİBOYUN

 Saçlarını Gazetecilikte Ağartmış HALİL EĞRİBOYUN   "... Al baharımı mavi dağlar Yarim gurbet elde ağlar   Lâle der ki behey Tanrı Benim boynum neden eğri Yârdan ayrı düştüm gayrı Benden alâ çiçek var mı hey!   ...
Saçlarını Gazetecilikte Ağartmış HALİL EĞRİBOYUN
Prof. Dr. Şadan GÖKOVALI (ÖZGEÇMİŞ) haberi

Prof. Dr. Şadan GÖKOVALI (ÖZGEÇMİŞ)

Prof. Dr. Şadan GÖKOVALI (ÖZGEÇMİŞ)   15 Mart 1939'da, Muğla - Gökova'da "Muhtar Mehmet'in Oğlu" olarak dünyaya geldi. Ula İlkokulunu, Muğla Ortaokulunu -o zamanlar Muğla'da lise olmadığı için- Aydın Ticaret Lisesini ...
Prof. Dr. Şadan GÖKOVALI (ÖZGEÇMİŞ)
Akyaka’mız haberi

Akyaka’mız

Akyaka’mızProf. Dr. Şadan GÖKOVALI ( Türkiye Rehberi) Övünmek gibi,  sevinmek gibi olsun: Adım - soyadım,   kartvizitim gibidir. İlkokul üçten sonra,  "Çalının ardı gurbet" diye,  ilçece,   il merke ...
Akyaka’mız
ARİSTONİKOS AYAKLANMASI haberi

ARİSTONİKOS AYAKLANMASI

ARİSTONİKOS AYAKLANMASI   “Mehmet Gönenç'e”   Bu Anadolu var ya bu Anadolu Bu üç yosma denizde üç defa ıslanan Gürbüz ırmaklar ortasında susuzluktan çatlayan Bu Anadolu var ya bu Anadolu Bu sapsarı sıtma bu masmavi gurur Ne tos ...
ARİSTONİKOS AYAKLANMASI