TEKRARI YOKTUR KİMİ TARİHLERİN

 TEKRARI  YOKTUR KİMİ TARİHLERİN
Kişi ve toplumların yaşamlarında önemli sayılan dönüm günleri, tarihleri vardır. İnsanların çoğu da bu tarihlerin yeniden yaşanması dileklerini sunar zaman zaman. Yeniden o yaşananları yaşamak düşü sürdürülür kimilerince.17 Nisan tarihi bizim için böyle önemli görülen ve hala düşlenen bir tarih olmuştur. Nedeni ise eğitim alanında getirmiş olduğu oluşum ve yarattığı insan modeli olmaktadır. Sadece bizim değil pek çok toplum için ve hatta insanlık için getirmiş olduklarıyla tarihte çok ama çok önemli bir köşeyi kapmıştır. Cumhuriyetin ön gördüğü insan modelini,uygarlığın aradığı insan örneklerinin yaratmadaki katkısı ve başarısı nedeniyle unutulmayan bir tarih olmuştur 17 Nisan.. Köy  Enstitüleri olgusunu yaratan ve  başarıyla uygulayan bir eğitim anlayışı olması nedeniyle sadece sizim için değil tüm insanlık için önemli sayılmıştır bu tarih.. Yurtta ve dünyada barış özlemiyle örülmüş bir kültürü sunması açısından Önemlidir  bu.. Bu anlayışın eğitim anlayışı sadece bizim ihtiyacımız değil insanlığın ihtiyacı olduğu çok kişi tarafından görülmüştür ve gösterilmiştir.. Vicdanı hür, fikri hür, irfanı hür insan çağdaş uygarlığın öngördüğü ve bunu yaratan insan olduğu için önemlidir. Bu insan biat ve itaat denilen anlayışa-kültüre göre değil kendi başına birey olabilen insanlar olarak ön görülüyordu. Böyle bir insan da zaten bilimin öngördüğü insandır. İnsanlığın düşü olan çağdaş insan olma ancak buna uygun bir eğitim anlayışıyla yaratılabilirdi. Çağdaş uygarlık denilen de hukukun. Sanatın, bilimin ve felsefenin en son geldiği noktadır.Bu insanı yaratmanın  araçlarından biri olmuştur Köy Enstitüleri..
    Toplumlar kurumlarını ve kuruluşlarını gelecek öngörülerine göre oluştururlar. Eğitim sistemlerini de buna en elverişli bilgi ve davranış kazandırma üstüne inşa ederler. Köy Enstitüleri anlayışı bu ön görüye uygun tek anlayıştır ve bakıştır.
   Feodal toplumlarda, teokrat ve dinci toplumlarda bilime uygun ve bilimin öngördüğü bir eğitim sistemi asla kurulamaz. Çünkü bu toplumların insan modeli biat ve itata uygun düşünen ve yaşayan insandırBu toplumların modeli fikri hür vicdanı hür irfanı hür olamaz. Çünkü onların aradığı insan bbu özellikteki insan değildir
  TC Devleti ise kendine en uygun düşen insanı yaratmanın Eğitim sistemini Köy enstitüleri denilen kuruluşla Yaratacağını görmüştür. Öngörülen ulusal toplum olduğu için böyle bir tercihe yönelmiştir. Yani yeni insan modelinin başka bir sistemle yaratılmasının olanaksız olduğunu görmüştür yeni devlet.
   Ancak  toplum kapitalist-emperyalist sistemin rotasına çevrilmesiyle başka bir insan modeli yaratma ihtiyacı ortaya çıkıyordu. Yani Köy Enstitülerinin yetiştireceği insan artık ihtiyaç olmaktan çıkıyor. Kapitalizmin arzuladığı insan  önemli oluyordu. Köy Enstitülerinin yaratmak istediği insan örneği ile kapitalizmin insan modeli farklı olacağı için yeni sistemin eğitim anlayışı Köy Enstitülerinin insanın farklı olmalıydı. O zaman yeni devlet ve yönetim anlayışı Köy Enstitülerinin anlayışından farklı bir eğitim bakışı yaratmak zorundaydı. Onların ihtiyaç duyduğu insanı kapitalist modele uygun insan yaratmayı yeni bir sisteme bırakmak gerekliydi. Bu da Köy Enstitülerinin sonunu getiriyordu yavaş yavaş..
   Yeniden  o eğitim anlayışına dönmek ise mümkün değildir. Çünkü bu günün insan o okulların yetiştireceği insan değil emperyalizmin öngördüğü insan özellikleriyle donatılmıştır.
   Bu gün yeniden Köy Enstitülerine dönüşün olması  bir özlem olabilir ama toplum yapısının toplumun öngördüğü insan anlayışın  eğitime ne kadar  ihtiyaç duyduğu önemlidir. Keşke deme seçeneğimiz yok artık. Sis tem buna izin vermiyor çünkü..
YAZARIN DİĞER YAZILARI