ÖZLENENLER (21)

ÖZLENENLER (21)

ABİDİN KAYI

 

Kişilerin kimliklerini en iyi bildiren kaynakları o kişilerin şecerelerinde bulursunuz.

Şecereye olan aşırı merakım küçük taştan beri belleğimin insicamını yaratan dikkat kırıntılarıyla örülmüştür.

Bu dikkat kırıntılarını kişiliklerinde yoğunlaştırdığım büyüklerimin başında Abidin Kayı gelir.

Çok eski arkadaşım Yavuz Kayı’nın babasıdır Abidin bey.

Cumhuriyetin Mühendislik tahsili yapan ilk öğrencilerindendir.

İşindeki ciddiyeti onu meşhur eden en önemli vasfıdır.

Temiz giyimiyle ünlüdür.

İnşaat Mühendisi olarak Muğla’da gerçekleşen yol, su, köprü gibi bayındırlık hizmetlerinin banisidir.

Onu Muğla’da meşhur kılan vali Recai Güreli’dir.

 Recai Güreli’nin yorulmak bilmez çalışma temposuna Muğla’da en çok ayak uyduran bürokratların başında gelir.

Kendisini 1955’li yıllarda ilk kez Yerkesiği içme suyunun köyde yapılan açma töreninde gördüm.

İlk dikkati çeken özelliği giyimine olan itinasıydı.

Takım elbisesi, beyaz gömleği, boynuna taktığı nadide kravatıyla Cumhuriyeti köylerde temsil eden halk aydını kendisiydi.

Halkını iyi tanıyan gözlemleriyle, dairesine oldukça sahip çıkan vukufiyetiyle ve evinin bir odası gibi kullandığı vilayetteki makamıyla kendisini çoğu zaman babama benzetmişimdir.

Onu Muğla Valisi Recai Güreli’nin 3 yıllık çalışma döneminde ön safta görenler, ondaki devletçi anlayışın partiler üstü bir yapıya sahip olduğunu teslim ederlerdi.

Soyadının Saatçıoğlu olduğunu anımsadığım bir vilayet encümen üyesinin bayındırlık planlarını dumura uğratmaya yeltenen yakışıksız girişimlerine Abidin Beyin vermiş olduğu “olmaz” yanıtı vilayet binasının duvarlarında hala yankı yapıyorsa, bunun nedeni Abidin Kayı’nın Cumhuriyet devletine olan büyük sadakatinden ileri gelir.

Babamın da Cumhuriyetin ilk öğretmeni olarak öğrencilerine ve velilerine takındığı tavır benzer tavırdı.

Yaz aylarında açtığı ücretsiz parasız yatılı seminerlere gelmeyenleri teker teker toplar, onları yetiştirir, en azından öğretmen okullarına gitmelerini sağlardı.

Onları Cumhuriyetin ödünsüz mimarı yapan olgu, aynı dikkatten ileri gelen dürüstlük ve devlet inancıydı.

Gelişen yıllar içinde Abidin Beyin dedeleri ile babamın dedelerinin İstanköy topraklarında boy verdiklerini öğrenmiştim.

1525’te Kanuni tarafından Türk-İslam Adası haline getirilen İstanköy’ün havasını aynı yüzyıllarda teneffüs etmeye başlayan dedelerimizin İstanköy iskanları herhalde Osmanlının Cezayir’i Bahri Sefid vilayetinde uyguladığı özel bir iskan politikasının eseri olsa gerekti.

Onlara Abidinağalar denilirdi.

Bizimkilerin adı Hacmülazimlerdi.

Onların soyadı Kocaman ve Kayı idi.

Bizimkiler Hazarhun soyadını almışlardı.

Küçük yaştan beri belliğimi dolduran ve insicam veren dikkat kırıntılarım muhtemel di ki, Abidin Kayı’nın kişiliğini de kucaklamış, kendisini gönlümün sevgi halesi içine almıştı.

Kendisini yetiştirdiği evlatları ve başarıya ulaştırdığı hizmetleri ile yeniden anmayı görev bilirim.

YAVUZ KAYI

Abidin Kayı’nın oğludur.

Muğla Belediye Meclisinin 15.01.1999’da yaptığı başkanlık seçiminde oyların tümü Yavuz Kayı’da toplanır.

Belediye Başkanı Orhan Çakır’ın milletvekilliğine aday olmak için istifası nedeniyle boşalan başkanlığa DYP Üyesi Yavuz Kayı layık görülmüştür.

CHP’nin ve DYP’nin Belediye Meclis üyeleri bu seçimin bilinçli ve inançlı sahipleridir.

Kayı’nın üzerinde birleşilen kimliği, Cumhuriyetin okumuş kimliğidir.

Bu kimlik ile kurduğu Muğla SSK Şubesinin başarısını sağlayan kuruculuk vasfıdır.

Bu vasfın demokratik karakteridir.

Yavuz Kayı, Muğla Belediye Başkanı olarak kısa dönem çalıştı.

Bu zaman içinde yarattığı birlik, dayanışma ruhu Muğla’nın değerleri arasındaki uyumun belirgin tezahürleriyle doludur.

Çok yakın tanışları ve okul arkadaşlarının bulunduğu CHP’nin kendine gösterdiği büyük itimadı hiç unutmadı.

Kaydını CHP’ye yaptırdı.

Cumhuriyetin laik devlet yapısının katkısını, bilgi ve duygu dünyasının zenginliği içinde armonize etti.

Yaşadığımız günlerin sıkıntılarına gösterdiği çözümlerin can damarında çalışma kadrosunun benimsemiş olduğu  çözümlerin herkes tarafından kabul edilen pratik kolaylıkları yer alır.

Bu kadronun başkanlığını yapan Dr.Osman Gürün’dü.

Gürün’ü, 4.Dönem başkanlığa seçen Muğla’nın yüksek güven duygusu bu çarelerin ve çözümlerin yegane moral kaynağıdır.

Eski çocukluk ve okul arkadaşlarının gözünde Yavuz Kayı, daha yaratıcı önlemlerin arasında çalışmaktaysa, bu yapısının kaynağında hiç şüphesiz baba Abidin Kayı’nın yeknesak ciddiyeti yer almaktadır.

Muğla görev vermiş olduğu bu hizmet kadrosuyla mutludur.

Çünkü umduklarını bu kadro yerine getirmektedir.

Müftehirdir.

Çünkü geleceği şekillendiren dürüst, doğru, güzel ve hayırlı çalışmaların planlarında tüm Muğla’nın ortak çıkarları yer almaktadır.

Eski dost, iyi insan, tahsili yerinde hepsinden önemlisi düzgün karakteri Yavuz Kayı’nın örnek kişiliğine yaşam boyu tanık olmanın keyfiyeti de onu özleyenler için ayrı iftihar vesilesidir.

Kendisini yetiştiren ailesine ve kendisine devlet umurunu açan hükümetlere, bunların sonunda kendisini Muğla’nın siyasal hizmetinde görevlendiren Dr.Osman Gürün’e teşekkür etmek borç olur.

 

 

 

 



 

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI