ÖZLENENLER (22)

ÖZLENENLER (22)

MUĞLA 
YENİ HAYAT KULÜBÜ 

Muğla Türk adını Osmanlıda ilk kez 1916 yılında duydu.
Aynı yıl, bugün Kocamektep diye bilinen okulda öğrenime başlayan Sultani Okulunda Edebiyat derslerini Halit Fahri Ozansoy vermekteydi.
Ozansoy Türk Edebiyatında hecenin 5 şairinden biri olarak yer alır.
Kayınpederim Ahmet Çağlayan 1916-1919 yılları arasında onun öğrencisiydi.
Muğla ileri gelenleri Ozansoy'un Muğla'da konuştuğu günlere kadar “Türk”ü kaba, cahil, “İdraki bi idrak”  olarak algılamıştı.
Köylerden şehir merkezlerine odun, süt, yoğurt, yumurta getiren saf ve görgüsüz insanlardı onlara göre Türkler.
Milleti terk edip cemaatlere intisap edenlerin görüşleriydi bu görüşler.
Oysa Osmanlıyı kuranlar çeşitli cemaatlerin adamları değildi.
Osmanlı'yı kuran Kayı Türkleriydi.
Germiyan Boylarıydı.
Türk adı altında toplanan Tirler, Köyler ve Beyler'di Osmanlıyı kuranlar.
Bizden kimliğimizi almaya yeltenenler I.Dünya Savaşından sonra kapımıza gelip dayanmışlardı.
Topraklarımızı alıp paylaşacaklardı.
Bağımsızlığımıza son verip boynumuza müstevli fermanını asacaklardı.
Yeni Hayat Kulübünü kuran düşüncenin Muğla temsilcisi Dr. Cemil Şerif Baydur idi.
Kapımıza gelip dayanmış olan emperyal güçlere Anadolu Türklüğü izin vermeyecekti.
Muğla bu illerin başında gelecekti.
Bir araya gelip Yeni Hayat Kulübünü kuran Cemil Şerif Baydur, Hafız Sabri Aksoy, İskender Alper, Cemal Karamuğla, Saffet Tekinalp, Ethem Serim, Hilmi Şerif Baydur, İdris Karazeybek gibi eğitimlerini klasik okullarda tamamlamış olan Türk aydınları Muğla'da parlayan bağımsızlık ateşinin sahipleriydi.
Yeni Hayat Kulübü Kuvayı Milliyenin Muğla'da parlayan yıldızıydı.
Muğla aydınları bu kulübü kayıtsız şartsız desteklemenin andını içmişlerdi.
Evreni tutmuş bunca “muazzama” ya karşı maddi hiçbir ayağı, dayanağı ve tutanağı olmayan bu soyut deyim, ancak bu denli tutkuyla savunulabilir ve ancak bu derece gümrah kan damarlarıyla bir kahramanlık nehri haline getirilebilirdi.
Kurtuluş Savaşı tarihinin ilk mitingleri arasında yer alan Kocahan Mitingi Yeni Hayat Kulübünün eseriydi.
Bu mitingle yakılan Muğla Kuvayı Milliye ateşinin yerel yönetimlerdeki sahibi Belediye Başkanı Zorbaz Ragıp Bey'di.
15 Mayıs 1919 günü İzmir'i işgal eden Yunan kuvvetlerine karşı aynı günün gecesi Muğla Belediyesinde Menteşeliler Müdafaai Vatan Cemiyeti kurulmuştu.
Bu kuruluşa aynı gün katılan 21 Muğla aydınının isimlerine göz atalım.
Zorbazzade Ragıp Bey (Belediye Başkanı), Dr. Cemil Şerif Baydur (Hastane Operatörü), Hacıkadızade Hafız Sabri Bey(Sandık Emini), Zorbazzade Emin Kamili Bey (Çiftçi), Sinanzae M. Cemal Bey (Dava Vekili), Serezlizade Memiş Efendi (Belediye Meclisi Üyesi), Selimzade İsmail Efendi (Molla-İmam), Mestan Efendi (Kereste Tüccarı), Serficeli Reşit Bey (Mutasarrıfın kardeşi), Bozöyüklü Hacı Süleyman Efendi (İl Genel Meclisi Üyesi), Mehmet Cemal Karamuğla (Orman Müfettişi), Dr. Hüseyin Avni Ercan (Hastane Doktoru), İskender Alper (Mektebi Hukuk Öğrencisi), İbrahim Bey(Muğla Jandarma Mülazımı), Gölcüklüzade Şevket Bey (Çiftçi), Tokuçzade Ömer Azmi Bey(İstatistik Memuru), Türidizade Kamil Bey (Tüccar), Karamollazade Ethem Efendi (Öğretmen), Osman Bey (Eczacı), Şekerzade Halil İbrahim Efendi (Müteahhit), Mehmet Bey (Muğla Hapishane Müdürü).
MUĞLA SERDENGEÇTİLERİ
Siyasal ve sosyal örgüsünü tamamlayan Menteşeliler Müdafaai Vatan Cemiyeti kuruluşunun 3.günü olan 19 Mayıs 1919'da yerel çete kuvvetlerini de disiplin altına alma ve cemiyete bağlama kararı alır.
Bu karar gereğince Muğla'nın önde gelen efe ve zeybekleri bir araya gelirler. 
Muğla Serdengeçtileri adı altında birleşirler.
Ejderhaoğlu Muhammet Efe, Topaloğlu Mehmet Efe, Topaloğlu Ahmet Efe, Hacıgeçioğlu Hüseyin Efe, Damgalıoğlu Tahir Efe, Gıvılattı Halil İbrahim Efe, Sakaloğlu Efe, Tahsildar Feyzullah Efe, Aşçı Abdurrahmanoğlu Mehmet Rıfkı Efe, Aşçı Abdurrahmanoğlu Emin Efe, Mutasarrıfoğlu Rüştü Efe, Çavuş İbrahim Efe, Hacı İligoğlu Mehmet Efe, Helvacıların Mehmet Ali Efe, Düğerekli Cücümün Ali Efe, Çakıcı Mehmet Efe, Kısahasanoğlu Ali Rıza Efe, Kireççi Yörük Mehmet  Mertöz Efe.
Bu efelerin yanı sıra beldelerde kurulan Kuvayı Milliye Komitelerinin başkanlarına ve üyelerine kitabımda yeterli derecede yer verilmiştir.
ÜNİVERSİTEDE YAPILAN TOPLANTI
25 Nisan 2017 Salı günü saat 10.00-12.00 arasında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesindeydim.
İlk Rektör Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı tarafından kurucu yönetim kurulu üyeliğine atanmış olduğum ve ikinci rektör Prof.Dr. Şener Oktik döneminde de devam ettirdiğim MÜKÜMER üyeliğim nedeniyle kurucuları arasında bulunduğum merkezin paneline katılmak bana onur verirdi.
Panelden ayrılırken, paneli yönetenlerin şahsıma hiçbir onur vermediklerini üzülerek gördüm.
1973 yılında okuruyla buluşturduğum Kurtuluş Savaşında Muğla eserimin tüm ilçelerdeki kaynaklarına yoğun zaman ve emek harcayarak ulaşmıştım.
Tamamına yakını sağ olan Kuvayı Milliye Komiteleri Başkanları ve üyeleriyle çok ayrıntılı görüşmeler yapmıştım.
Eserimin değerini gündemine alan Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu 22.09.1978 tarih ve 660-08824 sayılı kararıyla kitabımı yararlı eserler arasına geçirmişti.
Bu kararını Tebliğler Dergisinin 4.cildinde yayımlayarak tüm yurdun bilgisine sunmuştu.
İki saat ilk sırada “Sfenks” gibi yerimde oturdum.
Kurucuları arasında bulunduğum MÜKÜMER maalesef beni görmüyordu.
Merkezin başına, merkezi tanımayan, kuruluşunu göremeyen bir yöneticiyi getirmenin kimseye yarar sağlayamayacağını bilmek gerekirdi. 
Oysa bilmek, araştıran bir insanın en başta gelen vasfı olmalıydı.
Konuşanları bu duygu içinde dinledim.
Genç öğrencilerin toparlayabildikleri bilgilerin çoğunu kitabımla kamuya yansıtmıştım.
Aklı başında bir ağabeyimin söylediklerine oturduğum yerden irkilerek ve teessüf ederek kulak veriyordum.
Bu tür bilgilere yen tanık olduğunu söylüyordu.
Bu bilgilerin kitaplaştırılmasını isterken, yüzümün bir kez daha kızarıp morardığını hissettim.
Demek ki ben Muğla'da yaşamamıştım.
Ya da aklı başında bildiğim bazı ağabeylerim matuflaşma sürecine girmişlerdi.
Vefa İstanbul'da bir semt adı olmaktan önce insani bir duyguydu. 
Bunun böyle olduğunu paneli birlikte izlediğimiz MUSANDER Başkanı Sadettin Özbek'le yeniden paylaşıp, her gün onlarca kişinin bilgi almaya geldiği gazeteme geri döndüm.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan'a sıcağı sıcağına aktardığım bu duygularımı köşemde tekrar yayımlamak suretiyle ancak huzur bulduğumu özellikle belirtmek isterim.
Yeni Hayat Kulübünü saygıyla anıyorum. 
Menteşeliler Müdafaai Vatan Cemiyetinin kurucularına rahmet dileklerimi sunuyorum. 
Sonraları Yörük Ali Efenin Muğla'da kuracağı Milli Aydın Alayının zeybekleri arasına karışarak önce Menderes Cephesinde sonra Batı Cephesinde gösterdikleri kahramanlıklarla her biri İstiklal Madalyasına doğru koşan Menteşe Serdengeçtilerini özlemle ve saygıyla anıyorum. 
YAZARIN DİĞER YAZILARI