Muğla'nın Marmaris ilçesinde, Milli Park sınırları içinde yürütülen Sinpaş/Kızılbük projesi tartışmaları yeniden gündeme geldi. Kent Politikaları Derneği, yaptığı açıklama ve paylaştığı görüntülerle projenin deniz ekosistemine zarar verdiğini iddia ederek yetkilileri göreve çağırdı.
Haber Merkezi
Dernek tarafından paylaşılan 16 Mayıs tarihli görüntülerde, iş makinelerinin doğrudan deniz tabanında çalıştığı ve kepçe ile paletlerin deniz yaşamını olumsuz etkilediği öne sürüldü. Görüntülerde, İçmeler Koyu'nda sarı-kızıl renkli bir tabaka oluştuğu ve kirliliğin deniz yüzeyinden dahi fark edildiği belirtildi.
Kent Politikaları Derneği, Sinpaş'ın reklamlarında kıyı alanlarını "kişiye özel" yaşam alanı olarak tanıttığını hatırlatarak, sahada yasa dışı altyapı çalışmalarının yürütüldüğünü savundu. Dernek, bölgede resmi inşaat yasağına rağmen çalışmaların devam ettiğini iddia etti.
Projenin ruhsat iptaline ilişkin dava halen Danıştay aşamasında beklerken, dernek yargı sürecindeki gecikmenin sahadaki tahribatı artırdığına dikkat çekti. Ayrıca, ilgili kurumlara sunulan bilimsel rapor, belge ve şikâyetlere rağmen müdahale yapılmadığı ileri sürüldü.
Turizm sezonunun başlamasıyla İçmeler Koyu'ndaki kirliliğin bölge ekonomisini olumsuz etkilediğini belirten dernek, esnaf ve vatandaşlardan yoğun şikâyetler geldiğini ifade etti. Projeye ait atık su ve kanalizasyon yönetiminin şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini vurguladı.
Kent Politikaları Derneği, Muğla Valiliği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'na çağrıda bulunarak Marmaris'in doğal alanları ve turizm gelirlerinin "bir şirketin kâr hırsına kurban edilmemesi" gerektiğini söyledi. Açıklamada, Anayasa'nın 43. maddesi ve Kıyı Kanunu hatırlatılarak, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve herkesin eşit kullanımına açık bulunduğu ifade edildi.
Dernek, sıradan vatandaşlara uygulanan yaptırımların büyük şirketler söz konusu olduğunda işletilmediğini savunarak, yetkililerin yasal sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulundu. Marmaris'te kamusal alanların korunması için hukuki mücadelenin süreceği de belirtildi.