"MADURO VE EŞİ" ABD TARAFINDAN KAÇIRILDI !?

 

                 "MADURO VE EŞİ" ABD TARAFINDAN KAÇIRILDI !?

Artık bardağı taşıran bu olaya bütün dünya ülkeleri karşı çıkmalıdır!.. Şu hiçbir halta yaramayan, bundan sonra da yarayacağa benzemeyen 'Birleşmiş Milletler (BM)' kuruluşuna da hiç kimse güvenmemeli, bunlarla vakit geçirmemeli, bu kuruluşun lâğvedilmesi için çalışılmalı, bunlara boşuna masraf edip, havanda su dövmelerine bir son vermelidir!..

Neden bu kadar kesin ve sert öneride bulunuyorum? İşte sebepleri: Bu kuruluşun beş daimi temsilcisi 'ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa' değil mi? Genel Kurul'da alınan bir karara, bunların 'bir tanesi' itiraz edince, hiçbir karar uygulanamıyor değil mi? Tam '193 Üye Ülke ve 2 de Gözlemci Ülkesi' bulunan bu koca kuruluş; bu 'Beş Tane Daimi Üyenin' emrinde bulunan birer 'Emir Eri' durumuna düşmüyorlar mı? Dünya çapında bunlardan biri suç işlediğinde, bu koca kuruluş ona bir ceza veremiyor!.. Böyle saçma bir hukuk ve itibar üstünlüğü kabul edilebilir mi? Ama yıllar önce bu hatayı yapmışlar işte!..

Allah aşkına; şu bebek katili İsrail, kaç defa suçlandı, cezası kesildi, ama ABD veya İngiltere'nin itirazları yüzünden bu suçlu devlete bir tek yaptırım uygulanamadı değil mi? Şu diktatör 'Kuzey Kore'ye de defalarca ceza verildi, Çin veya Rusya itiraz etti, onlara da bir yaptırım uygulanamadı değil mi? Eee, ne işe yarar bu kuruluş kardeşim !?

Şimdi de, yine bu BM'nin daimi üyesi olan ABD,  bağımsız bir ülke Venezuela'da, seçilmiş bir Cumhurbaşkanını, adeta bir Mafya operasyonu gibi bir operasyonla, yatağından alarak, pijamaları ve yanında eşi ile birlikte, elleri kelepçeli halde kaçırdı; söylendiğine göre ABD'ye askerî gemiyle götürüldü!.. Yine söylendiğine göre; ABD'ye karşı çok suç işlemiş de, oranın Mahkemelerinde ve oranın kanunları ile yargılanacaklarmış !? Hani yine bu 'BM' nerede? Bir tek ülke lideri bu işe sevindi: Arjantin'in eli testereli Tımarhanelik Devlet Başkanı olan 'Javier Milei' sevindi ve tebrik etti!.. Eğer bu dünyada 'gücü gücüne yeten' herkes kafasının estiği yöneticiyi bu şekilde kaçırmaya kalkarsa, bu koca koca kuruluşların kime, ne yararı olur ki !?

ABD Başkanı Donald Trump'ın kafası atarsa; ileride İran, Küba, Kolombiya, Kanada, Brezilya... gibi ülkelerin liderlerini de böyle Mafyavarî usullerle yine kaçıracak mı !? Büyük gücüne güvenip de, her aklına estiğini yapan böyle kişilere; dünyanın bütün mazlum ülkeleri bir olup, birlik oluşturup, hemen karşı çıkmalıdırlar!.. Göreceksiniz ki, yarın çok geç olacak!..

Bu olayla ilgili Başkan Trump, 03 Ocak 2026 Cumartesi akşamı saat 19.30'da basın açıklaması yaptı... Bir buçuk saat süren havalı konuşmasında; önce kalbinden vurdukları ve lideri ile eşini kaçırdıkları 'Venezuela'da öncelikle seçimlerin yapılacağını, demokrasinin bunu gerektirdiğini söyledi... Aradan beş dakika bile geçmeden dedi ki; "Artık Venezuela'yı biz yöneteceğiz!.. Onlar petrolleri verimli işletemiyordu, biz gerekli yatırımları yapıp, bütün dünyaya petrol satacağız!.. Madenleri de eski usullerle işliyorlar, biz son teknolojiyle maden üreteceğiz..." dedi, iyi mi ? Belli ki, Maduro'yu önceden kendi adamları çoktan satmış da, haberi yokmuş?

Peki, hani hemen seçim yapıp da, orada demokrasiyi sağlayacaktınız ya? Konuşmasında hemen kendini ele verdi, bu işteki esas amacının Venezuela'nın petrollerini, altın madenlerini ve nadir bulunan elementlerini zorla alıp götürmek için çalışıyormuş meğer, bunu da bizzat kendisi söyledi; gözümüzle görüp, kulaklarımızla duyduk !..

Aslında bu iş, Venezuela halkı dışında kimseyi ilgilendirmez, ama Maduro'nun yerine kimi getirip de seçtirecek bunlar? Şu anda kaçak olan, Nobel Ödüllü Muhalif lider 'Maria Corina Machado' adlı vatan haini kadını getirecekler!.. Daha bugün bombalanan ve seçilmiş Cumhurbaşkanı ile eşini kaçıranlara sevgi-saygı gösterisinde bulunuyor, yapılan müdahalenin çok yerinde olduğunu beyan ediyordu!.. İşte onun da nasıl bir lider olacağı şimdiden belli; çoktan ülkesini satmış bile!.. Dünyanın bu gidişi, hiç de iyi bir gidiş değil de, Yüce Allah sonumuzu hayreyler inşallah!..                 Sakin KOŞAR...

YAZARIN DİĞER YAZILARI