"MEMURA SEYYANEN ZAM VERİLSİN !.."

 


---Ba ba baaa... Kim söylemiş bu önemli sözü ? MEMUR-SEN Genel Başkanı sayın 'Ali Yalçın' beyefendi söylemiş... Ne zaman sarf etmiş bu adeta emir gibi lâfı ? "01 Mayıs Emekçi Bayramı" günlerinde hiç ortalıkta görünmeyen, yılların eskitemediği büyük sendikacımız söylemiş!.. Kime söylemiş peki ? İşte orası belli değil; 04 Mayıs günü 'Nisan Ayı Enflasyonu' çok yüksek çıkınca, herhalde; "Bu sefer de ortalıkta gözükmezsem çok ayıp kaçar?" diye düşünerek, anlayan anlasın diye orta yere söylemiş bunları...

Ali Yalçın ayrıca; "...Beklenen ve hedeflenen enflasyon tutmadıysa, piyasada beklenen disiplin sağlanamadıysa, enflasyon hedefini yenilediğiniz gibi, kamu görevlisi ve emeklilerimizin maaşları-ücretleri de yenilensin!.. Tutmayan enflasyonun faturası sabit ücretlilere ödetilmesin, seyyanen zam verilsin ve tartışmalar da bitsin!.." diye buyurmuşlar... Hay haaayyy, hemen isteğinizi yerine getirirler gari...

Yıllardır üst üste seçilip de, bir türlü temsil ettikleri kitlelerin haklarını alamayan, ama pahalı koltuklarında kök salan 'Sendikacılar'; istenen hakların nasıl alınacağını hâlâ öğrenememişler mi ? Sadece nasihat gibi sözlerle bu haklar verilseydi eğer, dünyada bunca 'Sendikanın' ne işi olurdu ki !? Bundan yıllar önceki Sendikacılarımız sürekli ne diyorlardı; "Hak verilmez, söke söke alınır!" diyorlardı değil mi? Siz hiç durduk yerde bir 'İşverenin' kalkıp da; "Bu sene çalışanlarımız sayesinde iyi para kazandık, bu paranın bir kısmını çalışanlarımıza dağıtalım, devletimize de fazladan özel vergi ikram edelim" filân dediğini duydunuz mu?

Zati bunun için çeşit çeşit 'Vergi Kanunları' ve 'Sendika-Dernek Kanunları' çıkarmışlardır!.. Cezaları da hiç affedilmez ve çok ağırdır!.. Ülkemizin ekonomik hal ve gidişi belli iken, hakkını arayan üç-beş işçinin başına hemen yüzlerce polisi sıralayanlara, bu Sendikacı büyüğümüz de kalkmış; rica-minnet edercesine yöneticilere sesleniyordu... Bunlardan Sendikacı mı olur!? Olsa olsa 'Barış Gönüllüsü' olurlar, başka bir işe de yaramazlar!.. Bir Sendika olarak, senin de yasalardan kaynaklanan bir 'Yaptırım Gücün' yok mu kardeşim!? Memur hakları için ne yaptınız, neyi kazandınız bugüne kadar !?

---Nefes Gazetesi'nde 05 Mayıs 2026 günü; "Dar Gelirlinin Beyaz Sarayı KONTEYNER !?" başlıklı bir haber yayımlandı... Muhabir İlke Çıtır gidip, aylık kirası tam "15.500 TL" olan konteyneri gezmiş: "1+ 0 odalı, elektrikle ısınan, 25 metrekare, suyu bağlı, Ankara'ya 33 Km. mesafedeki" bu konteyner-meskenin kirası bile, bir asgarî ücretli maaşına yakın!..

Tüm Emlâk Danışmanları Birliği Başkanı sayın Hakan Akçam; "Barınma da artık sosyal bir sorun!.. Ev kiralarının maaşları geçmesiyle, vatandaşlarımız çareyi çadırda, ucuz otelde veya şehrin uzağındaki bir konteynerde arıyor" dedi... Ülkede durum buyken, şimdi bir daha şu "Memur-Sen Genel Başkanının" söylediklerini düşününüz? Böyle sendikacılar yüzünden emekçilerin iki yakası bir araya gelir mi?

---Nefes Gazetesi yazarı ve ekonomist Murat Muratoğlu, 05 Mayıs günkü köşesinde aynen şöyle diyordu: "...Bugünkü tablo şu; Yılın bitmesine daha koca 8 ay var ve Nisan ayı enflasyonu 'yüzde/ 4.18' olarak açıklandı. Böylece ilk 4 aylık toplam enflasyon yüzde/ 14.6'ya ulaştı. Üstelik bu rakamlar, TÜİK'in o meşhur ve kimsenin ikna olmadığı veri setiyle elde edilen sonuçlar... Peki, Merkez Bankası'nın yılsonu hedefi neydi? 'Yüzde/ 16' idi değil mi? Ha gayret, kotayı doldurmaya az kaldı! Unutmayın ki asgari ücretliden emekliye, memurdan özel sektör çalışanına kadar, herkesin maaş zammı işte bu hayali hedefe göre yapıldı..." diyordu...

Ülkenin esas gerçeği buyken, Memur-Sen Başkanının söylediği temenniye kim aldırış eder, kim takar seni? Hak böyle mi aranır, böyle mi alınır be adam !?               Sakin KOŞAR...

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI