"TENCERE DİBİN KARA, SENİNKİ BENDEN KARA !?"

Bildiğiniz gibi; bu ülkede son Genel Seçimler 14 Mayıs 2023, son Yerel Seçimler de 31 Mart 2024 tarihinde yapılmıştı... İktidar partisi AKP bu seçimlere MHP-YRP-BBP-DSP-Hür Dava Partisi ile ortak girerken, CHP Yerel Seçimlere yeni Genel Başkan ile dağınık hale gelmiş 'Millet İttifakı' yoksunluğunda girdi, DEM de dışarıdan destekledi... Ancak, seçimde neler olduğunu pek kimse anlayamadı, yıllardır AKP elinde bulunan bazı önemli İl ve İlçe Belediyelerini CHP kazandı...

Neyse... Seçimlerden bu yana üç yıl kadar bir zaman geçti, ancak bütün partilerden bazı Milletvekilleri ve bazı Belediye Başkanları peş peşe başka partilere geçtiler, özellikle de çoğunluğu iktidar partisine kapağı attılar!.. Bu durum en çok '1970'li ve '1990'lı yıllarda da yaşanmış, adına "Milliyetçi Cephe" ve "Çiller, Erbakan, Ecevit Hükümetleri" denilen, çok sayıda iktidar oluşmuştu... Hatırlayınız; "Güneş Motel Buluşmaları... Fırıldak Kubi Transferleri" gibi, hiç unutulmaz ve utanılası olaylar yaşanmıştı!.. İşte bugünlerde de bu siyasi tarih tekerrür etmeye başladı, Yüce Allah sonumuzu hayreyleye...

Peki, bütün bu olumsuzlukların sebebi neydi !? Sizleri bilemem, ama bence tüm siyasi partilerdeki bu 'gel-gitlerin' tek bir sebebi var; "Hiçbir siyasi parti, bütün adaylarını demokrasinin ilk gereği olan, bütün üyelerin katılımıyla yapılan 'ÖN SEÇİM'  ile belirlemiyor, partilerin Genel Merkezinde toplanan birkaç yöneticiyle bu adayları belirliyorlar!.. Tabii, bu arada birçok şaibeli isim de, bu listelere konularak; "Biz bunları beğendik, siz de bunlara oy vereceksiniz!" deniliyor... Bu mu demokrasi, bu mu hukukun ve 'Cumhuriyet' denilen halkın kendi kendinin yönetiminin gereği yani !? Bundan sonraki bütün aday belirlemelerini 'Ön Seçimle' yapınız bakalım, bugün gördüğümüz hiçbir olumsuzluk yaşanacak mı !?

Bazı partilerin 'aday belirleme' zamanlarında biz gazeteciler neler gördük, neler; gündüz Milletvekili sırasının 5. veya 7. sırasında ismi olanları, akşam vakti 1. veya 2. sıraya geliverdiklerini gördük!.. Peki, nasıl oluyordu bunlar? Tabii ki 'tamamen duygusal yönden' sihirli 'baş parmak ve işaret parmakları' oynatılarak oluyordu!.. Bunlar hep yazılıp-çizildi, arşivlerde öylece duruyorlar!.. Ön Seçim yapılsa, bunlar mümkün olur muydu hiç !?

Maşallah, sırası geldiğinde hep demokrasiden, haktan-hukuktan lâf açılınca, bütün parti yöneticilerimiz mangalda kül bırakmıyorlar da; sıra aday belirlemeye gelince, herkes kendi adamını liste başlarına yazmaktan geri durmuyorlar!.. İşte siyasette ilk yozlaşma ve bozulma da o zaman başlıyor!.. Demokrasiyi özümsemiş çağdaş ve Batı ülkelerinde keyfi olarak aday belirleyemezsiniz, nereye aday olunacaksa, illâ ön seçimle bunlar belirlenir!.. Bunu yapmayan partilere de zaten oranın halkı asla oylarını vermezler!.. Yani, oraların halkları, her isteyenin keyfine göre 'bostan' topladığı tarlalar değillerdir!.. Son seçimlerin birinde, eskimiş CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ne demişti üyelerine; "Kuzu kuzu gidip, belirlediğimiz adaylara oylarınızı vereceksiniz!" demişti değil mi? İşte bu kafayla 14 yıllık Genel Başkanlığında, 'tam 13 seçimi kaybeden' bu zat-ı muhterem de oydu!..

Özellikle Cumhuriyeti kuran, demokrasiyi getiren bu ülkenin ilk partisi olmakla övünen CHP, tüm partilere örnek olmak için, demokrasinin olmazsa-olmazı sayılan 'Ön Seçimi' derhal uygulamaya koymalıdır!.. Şu duyduğumuz rezilliklerin önüne geçmenin yegane yolu budur!.. Bütün Parti Tüzüğü ve Parti Programı'nda bunlar yazılı olduğu halde, yönetimi ele geçiren herkes, -her ne hikmettense- ilk önce bu 'Ön Seçim' şartını unutuveriyor, bu 103 yıllık 'Koca Çınarı' babalarının çiftliği gibi yönetmeye kalkışıyorlar!.. Yeter ama yahu!..

Yeni bir seçime giderken, partinin tüm üyeleri bunları unutmamalı, her fırsatta parti yöneticilerine bu önemli konuyu hatırlatıp durmalı, demokrasinin gereğini yapınca da, bunun olumlu sonuçlarını mutlaka sandıklarda da göreceklerdir!..              Sakin KOŞAR...

YAZARIN DİĞER YAZILARI