"UÇKURUNA SAHİP OLAMAYAN SİYASİLERİ NE YAPACAĞIZ !?"
2026 yılı Mart ayı sonunda ünlü gazeteci ve yazar sayın Murat Ağırel de patladı, sonunda bir TV programında ağzına geleni şöyle söyledi: "...16 yaşında bir kız çocuğuna taciz edeni mi ararsınız, 21 yaşındaki sevgilisini işe alarak otele götüreni mi ararsınız, uçkuruna sahip olamayan bu siyasiler yüzünden, içeride yatan suçsuz insanlara yazık oluyor!.. Biz bu ahlâk yoksunlarını sorgulamadıkça, bu içerideki suçu-günahı olmayanları nasıl savunacağız !? Yere batsın böyle uçkuruna düşkün ve sorumsuz siyasiler!.." dedi...
Peki, Murat Ağırel neden bu kadar kızgındı ve niye böyle patlamıştı? Giresun'da bir otomobilin çarptığı 16 yaşındaki T.T. isimli genç kız ağır yaralandı... Olay yerinden kaçan sürücü A. H. ve yanındaki kişi, polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındılar!.. Ağır yaralanan genç kızın, bir süre önce görevden uzaklaştırılan CHP'li 'Görele Belediye Başkanı' Hasbi DEDE'nin taciz ettiği iddiasıyla yargılandığı davadaki o mağdur, 16 yaşındaki kızcağız olduğu ortaya çıkmış, iyi mi?
Ya şu Uşak Belediye Başkanı'nın yaptığına ne diyelim? Yıllar sonra kazanılan Uşak Belediye Başkanı 'Özkan YALIM' olmuş, CHP'liler bununla büyük gurur duymuştu... 'Yolsuzluk ve Rüşvet' suçlamasıyla bir otel odasında gözaltına alınan bu Başkan da, yanında 21 yaşındaki sevgilisiyle yarı çıplak halde yakalanmıştı!.. Üç dönem CHP Milletvekili olmuş, mal varlığı dudak uçuklatan bu adam, tam 57 yaşındaymış... Eşiyle boşanma aşamasındaymış... İyi de, bu yaşında ve bu özelliklerinle, kudurdun mu be adam!? CHP Yüksek Disiplin Kurulu, eğer istifa etmezse, bu adamı ihraç edecekmiş... Geçmiş ola artık, yaptıklarını hiç duymadınız mı be kardeşim!? Bu olanlardan sonra atsanız ne olacak, pamuklara sarsanız ne olacak ki !?
İşte çok sevdiğimiz gazeteci sayın Murat Ağırel de bu işe parmak basıyor, çok öfkeli sözcüklerle CHP yönetimini suçluyordu!.. Şimdiye kadar 16 Belediye Başkanı ve yüzlerce yöneticileri suçlandı; görevden alındı, içeri atıldı, hâlâ uzatılan davalarda süründürülüyorlar, belki çoğu yarın aklanacaklar, ama bu gibi uçkuruna sahip olamayan geride kalanlar, bu insanların, bu siyasi arkadaşlarının da destek kaybetmelerine sebep oluyorlar, yazık !..
Düşünüyorum da dostlar; bunca ekonominin bozuk olduğu, bunca gelir dağılımının çarpıldığı, bunca işsizliğin tavan yaptığı, emekliler ve çalışanların karıncalar gibi ezildiği bir zamanda, birinci parti olmayı başaran CHP, bir yolunu bulup da, iktidarı bir erken seçime götüremedi!.. Bir 1970'li yılları ve sonrasını, bir de "Altı Defa Gidip, Yedi Defa Geri Gelen" merhum Süleyman Demirel'in muhalefet anlayışını düşünüyorum; CHP ve Yönetimi bir türlü çözüm üretemiyor, birinci parti olmasına rağmen, % 30 ile % 35 bandında gelip-gidip duruyor!.. Yoksa ben yanlış mı düşünüyorum!? Bu koşullar merhum Demirel'in elinde olsa, bu iktidarı çoktan sallardı, seçime de götürürdü!.. Varın, siz de biraz bunları düşünün gari...
Hakiki dost gerçekleri yüzünüze söyler, size bunlar çok acı gelebilir? Söylenenlere kızmak yerine, oturup da biraz düşünmek, arşivleri biraz karıştırmak daha yararlı olmaz mı? Bunu yapmazsanız eğer; işte şimdiki gibi Gürsel Tekin, Mehmet Sevigen ve Barış Yarkadaş gibiler de size 'Ahlâk Dersi' vermeye kalkışırlar tabii... Neyse, Murat Ağırel gibi ben de bu konuda çok doluyum, bugünlük bu kadar yeter dostlar!.. Bir fıkrayla yazımızı bitirelim...
Sarhoşa Adres mi Sorulur?
---Üç sarhoş, öğle vakti girdikleri meyhaneden, gece yarısı çok sarhoş halde dışarı çıkarlar, bir taksiyi durdururlar... Taksiye bindiklerinde şoför bir bakar ki, hepsi de mort halde ve küfelik olmuşlar... Aracı çalıştırıp, vitese takmadan gaza bir-iki defa hızlıca basar ve hemen kontağı kapatarak; "Evet beyler, dediğiniz adrese geldik!" der... İlk inen sarhoş, buruk bir dille: "Çok sağol kaptan, sağ salim eve geldik, al şu parayı üstü kalsın!" der... İkinci inen sarhoş; "Yahu ne güzel araç kullanıyorsun, sağol şoför efendi" deyip iner... Üçüncü sarhoş öfkelidir, şoförün ensesine bir tokat atıp; "Ulan bu kadar hızlı araç mı kullanılır, neredeyse uçuruyordun bizi!" deyip, yalpalayarak yürür, taksici bütün bu olanlara gülerek uzaklaşır... Sakin KOŞAR...