56 Yıl Önceki Yatağan İlçemiz !?
Şööyyle geriye dönüp de bir baktığımızda, bunca yılın, bu yarım asrı çoktan geçmiş olan koca senelerin ne kadar çabuk ve ne kadar kolay geçtiğini anlıyor, ama bu onlarca yılın bizlerden neler götürdüklerini ise hiç düşünemiyoruz!?
1963-1964 Eğitim ve Öğretim Yılında sınavlarını kazanarak girdiğimiz Isparta-Gönen İlköğretmen Okulu'ndan, 1969-1970 döneminde mezun olarak, Yatağan İlçemiz Şeref Köyü'ne bağlı 'Mağara Mahallesi İlkokulu'na atandım... Mahallede 'Okul' diye bir bina yoktu, Veli Baş isimli, aslen milletin "Deli Veli" dedikleri bir köylünün uzunca damını okula çevirmişler, yıllık "350 TL" kirayla orada ikamet ediyorduk... 5 sınıf bir arada olmak üzere, 38 öğrencim vardı, zaten Mahallenin nüfusu da 255 kişi idi... Mahallede eski bir camii vardı, üç tane kahvehanesi mevcuttu ama, gündüzleri hiçbiri açık olmaz, akşam saat 20.00'den sonra açılır, gece saat 03.00'lere kadar açık kalırdı... Her üç kahvenin de, ayrı siyasî görüşlü olan müşterileri vardı, orada herkes birbirleriyle akraba olmalarına rağmen, çoğu birbiriyle konuşmaz, birbirlerine zarar vermekten zevk duyarlardı... Zati Mahallede sadece dört 'Soy İsim' mevcuttu; "Tatar, Uyar, Baş ve Karaçam..."
O tarihlerde "İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri" yerine, her ilçede "İlköğretim Müdürlükleri" vardı, Yatağan'da İlköğretim Müdürümüz de, merhum İsmet Özkan idi... Başta sayın Kaymakamımız olmak üzere, devletin bütün daire âmir ve memurlarıyla çok iyi ve samimi ilişkileri vardı, herkesin işini çabuk yoldan yapmayı da çok severdi...
Şeref Köyü ile İlçe ulaşımımız çok zordu; sadece 'Dozer' lâkaplı bir şoförün cipi vardı, sabah yetişebilen biner, gerisi yaya veya at-eşekle gitmek zorundaydı... İlköğretim Müdürlüğü ile resmî yazışmalarımızda çok sıkıntılar çektim, Şeref Okul Müdürü değerli ağabeyim Muammer Özler ile beraber hareket eder, evrakları ortaklaşa getirip-götürürdük... Zaman zaman da merhum Muhtarımız Halilibrahim Kibar ile Köy Kâtibi merhum Necati Özler'in de çok yardımlarını görmüştük...
Bekâr olarak bir yılımız böyle geçti, 1971'de evlendik, Mağara'da uygun ev olmadığı için Şeref Köyü'nden ev tutup, her gün yaya olarak Mağara'ya gidip geldim... Ne zor ve meşakkatli günlerdi o günler... 1972 yılında, Orman Müdürlüğünde çalışan 'Yavsalıların Necati' ağabeyden 1971 Model, yeni ve güzel bir 'Jawa' motosiklet aldım... Motosikleti aldım ama, sürmesini bilmiyordum... Hemen o zamanlarda Yatağan Belediyesi'nin sarı binasının karşısında büyük bir bakkal dükkânı olan, Toptancı merhum Ali Tekin'in kardeşi olan Ömer Tekin aklıma geldi... Şeref'e atandıktan sonra bütün alışverişlerimizi Ömer'den yapıyor, emanetlerimizi ona bırakıyor, ödemelerimizi aydan aya yapıyor, bizim için 'İkinci Adres' gibiydi orası... Çünkü köy öğretmenleri olarak en iyi, en güvenilir gıda maddelerini orada buluyorduk...
Hemen koşup, kendisinin de bir Jawa'sı olan Ömer Tekin'e; "Ben de bir Jawa motor aldım, ama sürmesini bilmiyorum, köye kadar bizi götürür müsün arkadaşım?" dedim... Sağolsun Ömer de hemen dükkânı kapattı, beni arkasına atıp köye götürdü... Köydeki geniş bahçeli evimize varınca, uzun uzun nasıl kullanacağımı tarif edip; "Hadi çalıştır ve sür bakalım" dedi...
Dedi ama, benim ellerim tir tir titriyor, ayaklarım havaya zıp zıp zıplıyor, küçücük motor bana koca 'Deve' gibi geliyordu... Yavaşça binip, titreyerek çalıştırdım, birinci vitesi geçirip, tam yürürken stop ettirdim... Bir daha çalıştırdım, yürüdüm, yirmi metre kadar ileride yine stop ettirdim... Bu beceriksizliğime Ömer çok kızdı, gelip; "Ulan bu meret bir demir, sen çalıştırırsan çalışır, sürersen gider, frene basınca da durur, ne diye bundan korkuyorsun!? Asıl bu meret senden korksun, hadi çalıştır ve yürü!" dedi... O zaman bir cesaret geldi, bindim, çalıştırdım ve yürüdüm, tekrar geri geldim, yine yürüdüm, bu sefer Ömer de rahatladı ve; "Hadi tamam, sen bu işi başardın, ben Yatağan'a nasıl gideceğim?" dedi... Hemen Ersöz ağabeyin minibüsünü bulduk, Ömer'i gönderdik... Tam dört ay boyunca köyden Şeref'e, Şeref'ten Yatağan'a gidip-geldim bir şey olmadı da; iyice ustalaştıktan sonra, ilk kazamı da Madenler yokuşunda yaptım, iyi mi??? Sakin KOŞAR...