600 YILLIK ‘OSMANLI ARŞİVİ’ AÇILDI !?
İşte, en uzun süre tahtta kalan ve dünyayı titreten 5 Osmanlı Padişahının sırrı: Osmanlı tarihinin akışını değiştiren, dünyayı titreten Padişahların gizli dünyası aralandı… İşte, Cihan İmparatorluğuna yön veren, en uzun süre tahtta kalan 5 Padişahın tarih kitaplarında yer almayan şaşırtıcı alışkanlıkları ve sırları... Osmanlı İmparatorluğu'nun en güçlü dönemlerine imza atan hükümdarların sadece savaşlarını ve siyasi dehalarını biliyoruz. Peki; ya Saray duvarlarının ardındaki gizli yaşamları, kimsenin bilmediği sırları ve kararlarının arkasındaki gizemler? 600 yıllık devasa arşivlerin açılmasıyla birlikte, tahtta en uzun süre kalan ve dünyayı titreten 5 Osmanlı Padişahının bugüne kadar saklı kalmış sırları gün yüzüne çıktı:
1- Kanuni Sultan Süleyman (46 Yıl): Yavuz Sultan Selim'in oğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun 10'uncu padişahıdır. En uzun hüküm süren padişahtır. Saltanatının yaklaşık 10 yılını at sırtında, seferlerde geçirdi. Avrupa ağırlıklı fetihler yaptı. Ömrünün son seferi olan Zigetvar'da, kale düşmeden bir gün önce vefat etti; ancak ordunun morali bozulmasın diye ölümü 48 gün boyunca gizlendi. İç organları Zigetvar'a gömüldü, naaşı mumyalanıp İstanbul'a getirildi.
Şaşırtıcı Detay: Gittiği her sefere yanında özel bir altın havan ve havaneli götürürdü. Boş zamanlarında ve savaş stresini atmak için bu havanda amber, misk ve çiçekleri döverek kendi özel parfümlerini ve kokulu mumlarını imal ederdi. Kozmetik sanatı ve koku kimyasına derin bir tutkusu vardı...
2- IV. Mehmed – (Avcı Mehmed). (39 Yıl): Girit Fatihi Sultan İbrahim'in oğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun 19'uncu padişahıdır. Tahta geçtiğinde henüz 6 yaşındaydı (Osmanlı'nın en genç padişahıdır). Avcılığa olan aşırı tutkusu nedeniyle devlet işlerinden uzaklaştı. Bu durum Köprülüler döneminin başlamasına zemin hazırladı. 39 yıllık saltanatının sonunda II. Viyana Kuşatması bozgunu sonrası tahttan indirildi…
Şaşırtıcı Detay: Salgın hastalıklardan o kadar çok korkardı ki, İstanbul'da Veba çıktığında şehirden kaçıp, yıllarca Edirne'deki ormanlarda yaşamasının nedeni avlanmak değil, sosyal izolasyon ve aşırı hijyen takıntısıydı…
3- Orhan Gazi (33 Yıl): Osman Gazi'nin oğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci padişahıdır. Babasından devraldığı küçük aşireti gerçek bir devlet haline getirmiştir. İlk kez gümüş akçe bastıran ve "Sultan" unvanını kullanan kişidir. Ayrıca Bizans prensesi ile evlenerek Osmanlı-Bizans ilişkilerinde ilginç bir diplomatik dönemi başlatmıştır.
Şaşırtıcı Detay: Orhan Gazi, bir imparatorluk kurmasına rağmen saray hayatından nefret ederdi. Arşiv ve seyyah (İbn Battuta) kayıtlarına göre hiçbir şehirde veya sarayda 1 aydan fazla kalmazdı. Hayatı boyunca yüzlerce kaleyi tek tek gezen, tebdil-i kıyafetle halkın arasında yaşayan gezgin bir ruhu vardı…
4- II. Abdülhamid (33 Yıl): Sultan Abdülmecid'in oğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun 34'üncü Padişahıdır. İmparatorluğun en zor döneminde "denge politikası" ile devleti 33 yıl ayakta tutmuştur. Çok ileri düzeyde bir marangoz olduğu ve Yıldız Sarayı'ndaki atölyesinde bizzat çalıştığı bilinir…
Şaşırtıcı Detay: Ayrıca polisiye edebiyata büyük ilgi duyduğu ve Sherlock Holmes hiâayelerini Türkçeye çevirterek okuduğu belgelerle sabittir. Sherlock Holmes'un yazarı Sir Arthur Conan Doyle'u İstanbul'a davet edip Mecidiye Nişanı taktığı da kayıtlarda mevcuttur. Ancak asıl bomba detay şu: Abdülhamid, polisiye romanları kendisine çevirten mütercimlerin "çeviriyi geciktirmesi" durumunda onları şiddetle cezalandırırdı. Geceleri uyuyamadığı için paravanın arkasından bir nöbetçiye bu kitapları okuturdu. Katilin kim olduğunu öğrenmeden asla uyumazdı…
5. II. Bayezid (31 Yıl): Fatih Sultan Mehmed'in oğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun 8’inci padişahıdır. Kaynaklarda Bayezid-î Veli olarak, Divan Edebiyatındaki mahlasıyla ‘Adlî’ olarak anılır...
Şaşırtıcı Detay: II. Bayezid, İstanbul'u imar ederken Haliç üzerine dev bir köprü yaptırmak istedi. Dönemin en büyük dehası Leonardo da Vinci, 1502 yılında II. Bayezid'e bizzat mektup yazarak, Haliç için çizdiği devasa köprü projesini sundu... Arşivlerde aslı bulunan bu mektuptaki proje, o dönem için "teknik olarak imkânsız/fazla fütüristik" bulunduğu için, Bayezid tarafından kibarca reddedildi… Ayrıca sanata ve zanaata çok düşkündü. Kendisi bizzat ok ve yay ustasıydı. Topkapı Sarayı arşivlerindeki kayıtlara göre, aerodinamik olarak dönemin en kusursuz oklarını bizzat kendi elleriyle tasarlayıp imal ediyordu... Sakin KOŞAR…