Bugün 04 Nisan 2026 Cumartesi itibariyle, tam 36'ncı gününe giren saldırılar; 02 Nisan günü ABD'nin İran'a ait en büyük köprüyü havaya uçurması, ertesi günü 03 Nisan günü de İran'ın ABD'ye ait iki uçağını düşürmesi sonucu, bu savaş biraz renk değiştirmeye başladı!..
ABD ve İsrail'deki halkın sokaklara çıkıp da Başkan Trump ve Başbakan Netanyahu'ya lânetler yağdırmaları, ABD Demokrat Parti'nin kendi ülke yönetimlerini suçlamaları, başarısız olduklarını sık sık dile getirmeleri, ABD İstihbaratının da aynı yönde raporları basına sızdırmaları, Tramp Hükümetindeki ani görev değiştirme ve görevden almaları; Başkan Trump ile Netanyahu'nun bacaklarının titremeye başladığının birer göstergeleridir!..
Dikkat ederseniz, artık Başkan Trump'ın eski havası, eski burnu büyüklüğü, herkese akıl verip, tepeden bakma görüntüleri, yerini 'Alaycı ve Yalan' açıklamalara bıraktı... Bir gün kürsüde kükreyip; "İran'ı darmadağın ettik, 150 savaş gemilerini Körfeze gömdük, orada kuzu kuzu uyuyorlar!.. Hava gücünü tamamen yok ettik, hava kontrolünü biz ele geçirdik, İran'ı eski 'Taş Devri'ne geri götüreceğiz..." diyor; İran iki uçağını düşürünce de çıkıp; "Savaşta böyle şeyler olur, müzakerelere devam edilmeli" diyor, İran ise bütün barış tekliflerini reddediyor!.. Tabii ki durum buyken, insan bunlara soruyor; "Hani İran bitmişti!? Hani hava gücü size geçmişti, bu ABD uçaklarını Gazzeliler mi düşürdü kardeşim!?" diyesi geliyor...
Artık bence de Başkan Trump, başındaki "Epstein Belgeleri" yüzünden çok sıkışmışken, Netanyahu bunu fırsat bilerek Başkanı fena kandırdı!.. Bu savaşla, bu ahlâksız davayı unuttururuz zannettiler, ama fena yanıldılar!.. Şimdiye kadar böyle bir saldırıdan hep uzak duran Başkanlardan sonra, 'gevşek uçkuru' yüzünden bu tuzağa Trump düştü ve hem kendisinin, hem de ülkesinin dünyadaki saygınlığına büyük gölge düşürdü!.. Gördünüz işte; daha düne kadar bir dediğini asla iki etmeyen İngiltere bile; İspanya, İtalya, Fransa ve Almanya ile birlikte NATO çağrılarına hiç uymadılar; "Bu bizim savaşımız değil!" dediler...
Peki, "bu işten en kârlı kim çıktı?" diye sorarsanız eğer, hiç kuşkusuz, Rusya ve Putin kârlı çıktılar!.. Daha önce Rus petrolü ve doğalgazını almayan Avrupalılar sıraya girdiler, bu sefer de iki katına fiyatla Ruslardan bunları almak zorunda kaldılar!.. Bu arada İran da petrol ve doğalgaz fiyatlarının fırlamasından epeyce peşin para kazandı!.. En çok zarar görenler ise; Hindistan, Çin ve Körfez Ülkeleri oldular!.. Bir zamanların 'Yeni Paris'i olan DUBAİ, KATAR ve BAE gibi yerlerden herkes kaçar oldu; tabii ki Küba, Umman, Afganistan, Somali, Sudan gibi gariban ülkelerin bütçelerine de yazık oldu...
İki dünya savaşı yaşamış bu kavanoz dipli dünyanın başından, yakında bunlar da geçer... Yine umuyoruz ki; bu ülkelerin aklıselim insanları bir yolunu bulup, bu aç gözlü, bu istilâcı, bu kan dökücü canavar ruhlu yöneticilerden yine kurtulacaktır!.. Şööyyle bir geriye baktığımızda; burnundan kıl aldırmayan havalı Başkan Trump ile Bebek Katili ve Komşu Ülke İstilâcısı Netanyahu'yu tarihçiler nasıl anacaklar acaba?
Tabii ki her medeni insanlar gibi, bunların da yargı önünde hesap vermelerini can-ı gönülden istiyoruz... Ancak, yaşı ilerlemiş Başkan Trump'ın buna ömrü yetecek mi? Çevresindeki ülkelerin birçok liderini kalleşçe suikastlarla öldürten Netanyahu'yu, o ülkelerin insanları yaşatacaklar mı?
İşte size dünyadan 'Hitler' eskisi iki lânetli lider ve ülkeleri, işte 'Barış' uğruna ömrünü bu uğurda yiyip-bitiren Mahatma Gandi, Nelson Mandela... gibi yüce insanlar!.. Tarihte bunların hangileri gibi anılmak isterdiniz acaba??? Sakin KOŞAR...