Bizim eski çocukluk yıllarımızda ne 'Bilgisayar' bilirdik, ne de 'İnternet' denen yeni buluşlar vardı, ne de 'Cep Telefonu' ve 'Tablet' denen araçlar vardı!.. Bizler öğreneceğimiz tüm bilgileri ya öğretmenlerimizden, ya aile büyüklerimizden, ya da 'kitap-gazete-dergi-ansiklopedi-coğrafya atlası...' gibi kaynaklardan öğrenirdik... Bilgi edinmek biraz zaman alır, meşakkatli olurdu ama, kalıcı ve sağlam olurdu!..
1990'lı yıllardan sonra 'televizyon-cep telefonu-bilgisayar' gibi çağın teknolojik aygıtları hem hayatımıza, hem iş yerlerimize ve hem de tüm okullarımıza girmeye başladı... Bilgi edinme daha çabuk, daha kolay ve daha kestirmeden başladı!.. İnternet ağı tüm dünyayı sardı, ücreti karşılığında hizmet vermeye başladı... Sonra bu internet bilgileri televizyonlardan cep telefonlarına ve tabletlere geçti, dünya insanlarının haberlere ve bilgilere erişimi çok kolaylaştı!.. Bu gelişmeden dolayı bazı işler bürolardan değil de, artık herkesin evlerinden yönetilmeye, öğrencilerin ev ödevleri de Kütüphanelere ve Aile Büyüklerine muhtaç olmadan, yine evden kolayca yapılmaya başlandı...
Buraya kadar her şey iyiydi, güzeldi ama; internet şirketleri çoğaldıkça, bu hizmet de çeşitlenmeye, yeni gelişmeler için rekabetler de başladı: 'Cigabay, Megabit...' gibi kavramlar peyda oldu... Ne demekti bunlar: "Özellikle internet hızlarını tariflerken kullanılan Mbps kavramının anlamını biliyor musunuz? Açılımı 'Mega Bits Per Second' olan bu kavram 1 Saniyede aktarılan veri sayısının mega bit cinsinden ifade edilişidir. Megabit, 125 KB'a (kilobyte) denk gelmektedir. Yani 1 saniyede 125 KB veri aktarımına 1 Mbps denir..."
İşte bu internet hizmetlerini veren şirketler, kendi özelliklerine göre farklı fiyatlar uygulamaya başladılar, 'en hızlı olanı, en pahalı' durumuna geldi... Bu fiyatlar da onlara yetmedi, bu hizmeti verirken, en olmadık yerlerde ve sıklıkta, aralara 'REKLÂMLAR' sokmaya başladılar... Bunlar yetmezmiş gibi, bir de başımıza 'Çerezleri' çıkardılar... Çerez Nedir; "Bir bilgisayar veya cihaza bir web sitesini ziyaret ettiğinizde saklanan küçük veri parçalarıdır..." Çerezler Ne İşe Yarar: "Genellikle bir web sitesindeki tercihlerinizi veya eylemlerinizi hatırlamak için kullanılır. Örneğin oturum açma bilgileri veya dil tercihi, çerezlerin hatırladığı başlıca bilgilerdendir. Web sitesine geri döndüğünüzde, çerezler cihazınızı tanıyarak web sitesine uygun bilgi veya ayarları zart-zurt gösterir..."
Neyse, biz derinlemesine bu işe girmeden, bunların nasıl uygulandığını anlatalım: Bütün yaygın ve yerel gazeteler bize internet hizmeti veriyor değil mi? Biz de ücretini her ay ödediğimiz internet şirketi sayesinde bu sitelere girip, bu gazetelerin haberlerini ve köşe yazılarını okuyoruz değil mi? Artık son günlerde bu hizmeti verirken, araya soktukları bu 'REKLÂMLAR' o kadar arttı ki; biz haber mi okuyoruz, köşe yazısı mı okuyoruz, yoksa buradan sırf 'Reklâm' mı izliyoruz belli olmaz hale geldi!.. Tamam, biraz para kazanmak için bir miktar reklâm olabilir ama, bütün yayınlar da artık reklâmlardan ibaret olunca, işin tadı iyice kaçtı yani !.. Biz zaten internet ücretini ödüyoruz, bir de bunca reklâmı izlemek zorunda mıyız kardeşim !?
Bunlar yetmezmiş gibi; bir de her gazetenin girişinde 15 ile 20 kadar kareler içinde 'Özet Haberler' veriliyor... Her iki siyasî veya güncel haberin arasına da, illâ bir 'Spor Haberi' sıkıştırıyorlar!.. Yahu, zaten spor haberleri için ayrı bir bölümünüz var, ne diye yurt-dünya siyaseti ve güncel yaşam haberleri içine ne halt etmeye bunları koyuyorsunuz ki !? Herkes bu futbol zırvalarını okumak zorunda mı yani !?
Sizler ne yaparsınız bilemem? Ama ben, işte sırf bu yüzden, artık bu teknolojinin 'zırrtt' dediği şu günlerde, bunlardan bıkıp-usandığım için, 'zarrtt' diye dönüş yapıp, artık internetten vazgeçiyor, eski kitaplarıma geri dönüyorum dostlar!.. Her ay ücretini ödediğim internetten, hiç de hoşlanmadığım beş paralık reklâmları izleyip durmak zorunda değilim!.. Bilgilenmem biraz yavaş da olsa; açarım kitap-gazete-dergilerimi, elin zırvalarını izlemeden aradığım haber ve bilgilere ulaşıp; "internetsiz-reklâmsız aşım, dertsiz başım!" diyerek yazacağım gari... Sakin KOŞAR...