BÖRTÜ-BÖCEK'TEN ADAY YAPARSANIZ, SONUÇLARI DA BÖYLE OLUR TABİİ !?


Türk kültüründe doğa, hayvanlar ve özellikle küçük canlılar "börtü-böcek" gözlemlenerek oluşturulmuş, doğanın döngüsünü ve insan hayatını anlatan atasözleri ve deyimler mevcuttur... "Börtü-Böcek" ifadesi genellikle tüm küçük canlıları, haşereleri ve doğadaki çeşitliliği kapsayan bir deyim olarak kullanılır...

Börtü-böcek ve genel olarak küçük canlılar ile ilgili öne çıkan bazı ifadeler şunlardır: "Börtü-böcek, eskisinde olur börek çörek!.." Bu söz, doğadaki canlıların bile belirli bir düzene veya mevsimsel döngüye göre hareket ettiğine dair bir halk inanışını ifade eder: "Tan yeri ağardıysa ağırdan, börtü-böcek davrandıysa yuvasından, kuşlar da katılır uyanışa birazdan!.."

Biliyorsunuz, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Muhittin Böcek, Mayıs-2024 Yerel Seçimlerinde de yine CHP'den aday gösterildi... Hiç 'ön seçim' yapmadan, kim aday gösterdi bunu? Tabii ki CHP Genel Merkezi !.. Birilerinin ihbarıyla önce kendisi, sonra oğlu ve gelini, bazı yolsuzluk suçlamalarıyla içeri atıldılar!.. İlk günlerde Muhittin Böcek ve aile fertleri direndiler, suçlamaların hepsini reddettiler, hepsinin iftira olduğunu söylediler, parti de kendisine sahip çıkıyordu... Ama zaman geçtikçe, kulaklarına üflenen tehditlerle yön değiştirdiler; önce oğlu, sonra gelini ve en sonra da kendisi "ETKİN PİŞMANLIK YASASI" gereğince, her şeyi anlatacaklarını söylediler, önüne geleni suçlamaya, rüşvet verdiklerini anlatmaya başladılar!..

Fakat CHP'den yapılan açıklamalarda ise; "Genel Merkez'e aday olabilmek için 'Bir Milyon EURO' getirip, partinin 6. katında Veli Ağbaba'ya teslim ettiklerini" söylediler... Ancak görüldü ki; söyledikleri tarihlerde ne Muhittin Böcek, ne oğlu ve ne de gelini Genel Merkez'e uğramamış, o günlerin kamera kayıtlarında hiç biri yoklardı!.. Parti açıklaması böyleydi... Genel Başkan Özgür Özel; "Kapıda üç resmî polis görev yapıyor, içeri her giren mutlaka kayda alınıyor, peki bunlar niye orada gözükmüyor, demek ki yalan söylüyorlar!" diyordu... İyi de, biz devletin üç resmî polisine, kamera kayıtlarına mı, Genel Başkan'a mı inanacağız, yoksa bu sonradan ifade değiştiren Börtü-Böceklerin sözlerine mi inanacağız yani !?

CHP bugüne kadar bizzat kendi içinden çıkan hanım ve adamlardan çok çekti!.. Önce Turan Feyzioğlu partiyi böldü, başka bir parti kurarak, 1970'li yıllarda "Milliyetçi Cephe Hükümetlerine" katılıp, eski partisi aleyhinde çok işler yaptı!.. Sonra Ecevit, 12 Eylül askeri darbesi sonrası DSP'yi kurdu, en çok eski Genel Başkanı olduğu CHP ile uğraştı, hiç birlikte hareket etmedi!.. Kaç defa CHP Genel Başkanı olan Deniz Baykal'ın oğlu ve kızı şimdi nerelerdeler!? Ya onun birinci adamları ve sırdaşı olan Mehmet Sevigen, Savcı Sayan şimdilerde neredeler!? Ya şaşkın Kemal Kılıçdaroğlu'nun sürekli milletvekili yaptığı Barış Yarkadaş, Gürsel Tekin gibi, sürekli eski partilerinin kuyularını kazanlar neler yapıyorlar !? Emin olunuz ki bu CHP, demokrasiye geçildiği 1946 yılından itibaren, sürekli seçimlerdeki bütün adaylarını 'ÖN SEÇİM' ile belirlemiş olsaydı eğer, bugüne kadar defalarca iktidara gelirdi!.. Bir türlü vazgeçemedikleri 'Genel Merkez' aday atamaları yüzünden bugünlere kadar tek başına bir kere bile iktidar olamadı, Atatürk'ün hiç hazzetmediği ve hiç görüşmediği ABD ile sonradan sıkı dostluk kurulması yüzünden, sürekli 'Amerikan Oyunları' ile muhalefette kalmaya mahkûm edildi!.. Köy Enstitüleri'nin kapatılmasından, uçak ve otomobil fabrikalarının kapılarına kilit vurulmasına kadar, bütün tezgâhlar onların oyunlarıydı, yıllardır bu millet bunları da bir türlü göremedi, uyanamadı, bugünlere de işte böyle gelindi!..

Peki, bundan sonra ne olur? Ben 76 yıllık ömrümü bir umutla tükettim, artık pek bu milletten beklentim kalmadı, siz gençlere sadece şans diliyorum, hepsi bu...         Sakin KOŞAR...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI