31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde CHP’den % 49 oyla “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı” seçilen sayın Cemil TUGAY, daha önceki çok kesin karşı duruş sözlerine rağmen, 07 Ekim 2026 Çarşamba günü, eğer parti değiştirirse kendisini boşayacağını söyleyen sevgili eşiyle birlikte, güle-oynaya AKP’ye kapağı atıvermişti ya? Nedense benim aklıma hemen, ünlü şairimiz Yahya Kemal Beyatlı’nın ‘AKINCILAR’ şiirinden; “Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik/ Bin atlı o gün, dev gibi bir orduyu yendik!..” o meşhur sözleri geliverdi… O meşhur ve güzel şiirin tamamı da şöyledir: “AKINCILAR !..”
“Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik/ Bin atlı o gün, dev gibi bir orduyu yendik/ Haykırdı, ak tolgalı beylerbeyi "İlerle!"/ Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle/ Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan/ Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan/ Bir gün yine doludizgin atlarımızla/ Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla/ Cennette bu gün gülleri açmış görürüz de/ Hâlâ o kızıl hâtıra gitmez, gözümüzde!../ Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik/ Bin atlı o gün, dev gibi bir orduyu yendik!..”
Askerî bir sözcük olan ‘TUGAY’= “3.000 – 5.000 askeri bulunan ve Komutan olarak Tuğgeneral veya Tuğamiral ile yönetilen birlik” demektir… İzmirlilerin büyük umutlarla CHP’den seçtikleri Cemil TUGAY, bu hareketiyle artık TÜMEN mi, yoksa ALAY mı oldu gari !? TÜMEN olup büyüdüyse hiçbir mesele yok da, ‘ALAY’ olup da küçüldüyse, bu çok fena işte!.. Milletin ağzı torba değil ki büzesiniz; hemen bu durumda kendisi ve ailesiyle alay etmeye, dalga geçmeye başlarlar, değil mi? Belki bunları düşündükleri için olsa gerek, AKP rozetini taktığı tören sonrasında kendilerini bir daha gören olmadı, duyduğumuza göre yurt dışına uzunca bir tatile acil şekilde tüyüvermişler diyorlar?
Bugünlerde herkes, bu kişinin neden iktidar partisine ne diye kapağı atıverdiğini tartışıyorlar!.. Kimisi diyor ki; “Zati bu adam eskiden AKP’li imiş de, bugüne kadar kendisini çok iyi kamufle etmiş!.. Karşıyaka Belediye Başkanı iken, o meşhur ‘Beşli Çetenin’ ve özellikle hepimize küfreden ‘Mehmet Cengiz’in hiçbir isteğini geri çevirmemiş… Zati eskiden beri ‘Gâvur İzmir’ diyenlerle, onların akıl hocası, deli bir tarihçinin; ‘Keşke Yunan galip gelseydi!’ diyenlerle berabermiş bu adam” diyorlar… Dedim ya; milletin ağzı torba değil ki, büzesiniz!..
Neyse… Bu konuda bazı ünlü köşe yazarlarımız da görüşlerini bildirdiler… Deniz Zeyrek diyordu ki; “…Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçme nedenleriyle ilgili kalem oynatmak nafile bir çaba... Zira ilkesiz siyasetçilerle ilgili yazılan her satır suya yazılmış gibidir, boşa gider. İktidarın bu transferle ilgili yaklaşımının ve kutlamalarının seviyesi ise üzerine çok düşünülmesi, tartışılması gereken bir durumdur. Bu, Türkiye’nin hukuk devleti niteliklerinin ve demokrasisinin nereye geldiğinin görülmesi açısından da zorunlu bir eylemdir.
İsterseniz AK Parti Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları’nın TBMM Genel Kurul sıralarından yaptığıyla başlayalım: Kendisi uzun uzun İzmir Marşı’nı mırıldanarak muhalefeti tahrik etmeye çalıştı. Sadece iktidardan değil, AK Parti’den de fiili olarak uzaklaştırılan Mahir Ünal da (belki bir umut geri dönerim hevesiyle olsa gerek) ‘Sözün İzmir, siyasetin hizmet, gücün millet olsun. Hoş geldin Ege’nin incisi, güzel İzmir!’ paylaşımı yaptı. Milletin iradesini hiçe sayan birileri için ‘gücün millet olsun’ demek çok absürt bir yaklaşım değil mi?” diyordu…
Bu durumda ben daha ne yazayım ki? Bugünkü yazımdan sonra bir daha asla Cemil Tugay ismini asla anmayacağım, değmez çünkü… Sakin KOŞAR…