CHP'nin 100 yıllık geçmişinde "Öztrak Ailesi"nin bir ferdinin, mutlaka CHP'de Milletvekili-Bakan olduğunu ileri sürüp, bu ailenin CHP içinde bir "Hanedanlık" kurduğunu iddia eden ünlü gazeteci Fatih Altaylı'nın, iki yıl önce Faik Öztrak hakkındaki yorumu gündem olmuş ve şöyle demişti: "CHP'den olan insanlar tiksinsin diye bir tip bulalım desen, ancak bu kadar olur. Faik Öztrak konuşacağına, CHP'nin kedisi Şerafettin; 'miyav miyav' dese, halk CHP'ye daha çok sempati duyardı" demişti. Acaba sizce de Altaylı haklı mıydı?
Ayrıca, zaman zaman yaptığı başka açıklamalarda şunları da söylüyor ve yazıyordu: "Bu aile tam bir asırdır CHP'den milletvekili çıkarıyor!.. Üstelik de her seçimde liste başı yapılarak!.. Dedesi Mustafa Faik Öztrak, uzun yıllar CHP tek parti döneminde milletvekilliği ve İçişleri Bakanlığı yaptı. Babası Orhan Öztrak, DP ve sonraki dönemlerde (1957 sonrası) Tekirdağ'dan Meclis'e girdi, Bakanlık da yaptı. Oğul Faik Öztrak ise, 2007 yılından bu yana CHP milletvekili oldu ve parti sözcülüğü de yaptı. Bu bir 'siyasi hanedanlık' değildir de, nedir" diyordu.
Sahi, Faik Öztrak'ın 'Parti Sözcülüğü' zamanlarını hatırlıyor musunuz? Yemin olsun benim aklımdan hiç çıkmıyor: Elinde toplantı notları olduğu halde, buz gibi bir suratla mikrofona yaklaşır, etrafına kaş altından bir göz atar, ondan sonra bir 'robot' gibi yazılanları okur, yazılı metinler bitince de, yeniden kaş altından etrafa bir göz atıp; "Sorusu olan varsa, yanıtlayayım" der, genelde kimse soru sormaz, geldiği gibi de, ruh gibi arkasına döner giderdi.
Bunun dışında Faik Öztrak'ın adını-sanını, herhangi bir TV ve radyo programında konuşur veya tartışırken göremezsiniz!.. Hiçbir siyasi, ekonomik, sanat, kültür veya spor dallarında bu arkadaşa rastlayamazsınız!.. Ama, CHP Genel Başkanı olduğu günden beri Bay Kemal'in en yakın, en sadık milletvekillerinden biridir!.. İşte şimdi de, onun yanındaki şimdilik 18 Milletvekilinden biri de bu büyüğümüzdür; Mutlak Butlan kararına saygı duyanlardan, seçilmiş yöneticilerin polis zoruyla Genel Merkez'den çıkarılmasına kadar, hiç birine sesini çıkarmamış, ruh gibi yerinde oturmaya devam etmiştir!..
Neyse, böyleleri için bu kadar yazılanlar yeter de artar bile. Ben size, şu sıralarda internette dolaşan "Hainliğin 7 Temel Yasası" nı da aktarayım, bugünkü yazımızı öyle bitirelim:
"Yasa 1: Hain, genellikle pek fark edilmez. Tarihteki ilk hain, Sezar'ı bıçaklayan manevi oğlu ve dostu Brütüs'tür.
Yasa 2: Hainlik sosyal statü, eğitim ve zekâdan bağımsızdır. Hainlik demokratik bir özelliktir: Herkes eşit derecede yeteneklidir...
Yasa 3: Hain kişi, en tehlikeli insan tipidir. Aptallar ve Kurnazlardan daha büyük zarar verir...
Yasa 4: Hainlik bulaşıcıdır; bir yerde başladı mı yayılması çok kolay olur.
Yasa 5: Hainlik için en uygun duygu "Güven", en uygun yer "Lidere Yakınlık" tır. Liderlik kavgasında kimseye de her zaman güvenme.
Yasa 6: Hain, ihaneti asla kabul etmez! Hep mağduriyet durumu, hep gerekçe üretir...
Yasa 7: Hainliğin tedavisi yoktur; hiç uğraşmayın, ondan hemen kaçın!.."
Sakin KOŞAR.