PARGALI İBRAHİM PAŞA !?

      PARGALI İBRAHİM PAŞA !?

Osmanlı İmparatorluğunda, bütün insanlara örnek olacak bir isim olan bu kişi, Pargalı İbrahim Paşa’dır!.. Kanuni Sultan Süleyman ile aynı yılda, 1494'te bugünkü Yunanistan'ın Parga adlı şehrinde bir balıkçının oğlu olarak doğdu. Avrupa kaynakları; aslının Rum, İtalyan, Frenk ve Arnavut kökenli olduğunu söyler. Çocukken korsanlar tarafından kaçırılıp Manisa'da dul bir kadına satıldı. İbrahim, burada hem Türkçe'yi hem İslamiyet'i öğrendi. Müzik alanında çok yetenekliydi ve bu konuda da eğitim aldı. Çok iyi keman çalıyordu…

Kanuni Sultan Süleyman, şehzadeliği sırasında Manisa'da sancakbeyi iken İbrahim'le tanıştı ve onu sarayına aldırdı. Pargalı kısa sürede Şehzade Süleyman'ın yanından ayırmadığı bir dost oldu. Pargalı İbrahim, Rumca, Farsça ve İtalyanca biliyor, Anibal ve Büyük İskender'in hikâyelerini okumaktan hoşlanıyordu. Avrupa'da olup bitenleri de yakından takip ediyordu…

Şehzadeler, babalarının ölümünden sonra tahta çıktıklarında ‘Kapı Halkı’ tabir edilen kendi çevrelerini de İstanbul'a getirip kendi ekiplerini kurarlardı. Kanuni Sultan Süleyman, 1520'de İstanbul'a gelip tahta çıktığında, Pargalı İbrahim de Şehzade Süleyman'la birlikteydi. Pargalı, padişaha olan yakınlığı ve zekâsı sayesinde iktidar basamaklarını hızlı bir şekilde çıktı. İlk olarak Sultan Süleyman'ın ‘Kapı Ağası’ olarak Sarayda hizmet etmeye başladı. Daha sonra Hasodabaşı ve ardından Şahinciler Ağası oldu…

Kanuni tahta çıktığında veziriazam Pirî Mehmed Paşa idi. Yaşlı ve tecrübeli bir devlet adamıydı. Sultan Süleyman, Rodos seferinden İstanbul'a döndükten sonra, 27 Haziran 1523'te ikinci vezir Ahmed Paşa'nın entrikalarıyla görevden aldığı Piri Paşa'nın yerine, daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde ve genel teamüle aykırı olarak çocukluktan itibaren beraber büyüdüğü İbrahim Ağa'yı getirdi. İbrahim Paşa, hızlı yükselmesiyle "Makbul" diye anıldı. 13 yıl çok parlak bir şekilde görev yaptı. Ancak yetkilerinin artmasına paralel olarak gururu da arttı!.. İbrahim Paşa, 1533'te Avusturya elçilerine şöyle konuşmuştu: "Her şey, sulh, servet, kuvvet benim elimdedir. Padişahımın iki mührü vardır ki; biri kendisinde diğeri bende bulunur, kendisi ile benim aramda bir fark olmasını istemez. Devleti ben idare ederim; padişah bir şey ihsan etmek istediği zaman, bu kararı ben tasdik etmezsem o yapılmaz!.."

Makbul İbrahim Paşa, özellikle 1533-1535'teki ‘Irakeyn Seferi’ sırasında Padişahı kendisinden soğutmaya başladı. Seferdeyken "Serasker Sultan" unvanını bile kullanmıştı. Irakeyn Seferi’nden sonraki aşırı hareketleri muhaliflerinin de işlerini kolaylaştırmıştı...

Makbul İbrahim Paşa'nın Hürrem Sultan'la da arası iyi değildi. İbrahim Paşa'nın, büyük evlât olması dolayısıyla Şehzade Mustafa'yı desteklemesi, şehzadeyle yazışması Hürrem Sultan'ı kendisine düşman etmişti… Hürrem Sultan bütün gücüyle Paşanın aleyhinde çalışmıştı. Nitekim, Hürrem Sultan'ın Kanuni'ye yazdığı mektuplarda bu durum çok açıkça görülür…

Makbul İbrahim Paşa, 14-15 Mart 1536 gecesi iftar için saraya çağrıldı. O gece ‘dört dilsiz cellat’ tarafından Topkapı Sarayı'nda boğduruldu. Daha önce "Makbul" olarak adlandırılan Paşa, öldürüldükten sonra "Maktul" lakabıyla anıldı. Cesedi gizlice bugünkü Galata'da Canfeda Tekkesi civarına defnedildi. Ne mezarı ne de türbesi oldu. Mezar yeri belli olsun diye de, başına bir ‘Çitlembik Ağacı’ dikilmişti…

Pargalı İbrahim Paşa'nın kiminle evlendiği, eşinin kim olduğu tarihçiler arasında hep tartışılmıştır: Hammer, Çağatay Uluçay, Tayyib Gökbilgin gibi tarihçiler Pargalı İbrahim Paşa'nın, Kanuni'nin kız kardeşi Hatice Sultan ile evlendiğini söyler… Ancak, İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Nigar Anafarta ve Ebru Turan ise eşinin Hatice Sultan olmadığı kanaatindedirler? Nitekim bir belgede Pargalı İbrahim Paşa'nın eşi, İskender Paşa'nın torunu Muhsine Hatun olarak görülmektedir… Adam gibi tarih arşivi tutulmadığı için bizler de bilemiyoruz?

Ancak bu Pargali İbrahim olayı; kimin ne zaman ne olacağı, kimin başına ne geleceğinin bilinmemesi, ‘İktidar Gücü Zehirlenmesi’ sonucu, kendi oğullarını bile katleden Padişahların, elin oğlu Paşalara mı acıyacaklardı sanki? Pargalı İbrahim’in de, bu güç zehirlenmesiyle işi bitirilmişti!..        Sakin KOŞAR…

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI