---Yılların ünlü sinema ve sahne sanatçısı Hülya Avşar'ın başrolünde yer aldığı "Aynı Yağmur Altında" dizisindeki görenleri ayağa kaldıran domuz eti sahnesi senaristlerin başını yaktı. Yapımcı şirket o sahnenin faturasını kesti; senaryo ekibine yeni isim geldi... Hülya Avşar'ın başroller arasında yer aldığı "Aynı Yağmur Altında" isimli dizi, ikinci bölümde yer alan domuz eti sahnesiyle gündem olmuştu. Dizinin olay yaratan bölümü daha fragmanı yayınlanınca sosyal medyada olay olurken gelen tepkiler dizinin yazım ekibinde değişime neden oldu...
ATV'de yayınlanan dizide Mine Çayıroğlu'nun hayat verdiği "Tülin" karakteri, masasında ağırladığı muhafazakâr Müslüman bir aileye akşam yemeğinde domuz eti ikram etti. O sahne, 'toplumu kutuplaştırma projesi' diye yorumlanırken sosyal medyada sert yorumların ardı arkası kesilmedi, en çok da Fikret Kuşkan eleştiriye uğradı...
Tartışmalara sebep olan sahnede Hıristiyan bir karakterin de masada yer alması sebebiyle domuz eti ikram edildiği ifade edilirken; "Türk Ortodoks Topluluğu" olay yaratan sahne sonrası yazılı bir açıklama yaparak; "Türkiye'de mütedeyyin çevrelerde 'içki içen Müslüman' örnekleri görülebilir; ancak istisnalar dışında seküler çevrelerde dahi 'domuz eti yeme' yaygın bir gerçeklik değildir!.. Biz Hristiyan Türkler bile çok nadiren domuz eti yeriz. Müslüman komşumuza ise asla domuz eti ya da alkol ikram etmeyiz!.. Bu senaryoları yazanlar kimler?" dediler...
ATV'de yayımlanan bu dizi hakkında basında çıkan haberler aynen yukarıda aktardığımız gibiydi ve halkın her kesiminden çığ gibi tepkiler geldi... Ya bu dizi maazallah Halk TV, Sözcü TV veya NOV'da yayınlansa idi, bu kanalların başına neler gelirdi acaba!? Maşallah, iki-üç gündür bekliyoruz, şimdiye kadar ne RTÜK'ten, ne dini çevrelerden ve ne de çok dindar geçinen ülke yöneticilerimizden bir tek eleştiri duyamadık!.. İnsan da oturup, ister-istemez şöyle düşünüyor: "Sakın bu olay bilerek ve isteyerek kamuoyunun gözüne sokuldu, insanlar ekonomi, işsizlik, yeni özelleştirmelerle ilgili konuşmasınlar, tam da Kutsal Ramazan başlangıcında bununla vakit geçirsinler?" diye yapılmış olmasındı !?
Basın içinden özellikle İsmail Saymaz çok eleştiri yaptı, Hülya Avşar ile Fikret Kuşkan'a demediğini bırakmayıp; "Ne diye bu senaryoyu önceden okumadınız!? 70 yaşına gelmiş Hülya Avşar'ın, bu sebeple eleştiri oklarının hedefine oturacağını nasıl bilmez!? Bu dizide oynamaktan hiç utanmadınız mı!?" diye, her kanalda bağırıp-çağırdı!.. Yahu sen bile bunun bir tezgâh olabileceğini hiç düşünemedin mi? Bunların ekmeğine yağ sürdüğünün ne zaman ayartına varacaksın kardeşim!?
'Türk Ortodoks Topluluğu'nun söylediklerine aynen katılıyorum!.. Bu ülkede yüzlerce yıldır hangi aile bir misafirine 'Domuz Eti' ikram etme hafifliğini yapmış!? Ben 75 yaşındayım ve hiç duymadım!.. Hıristiyanlar bile bu işe anında tepkilerini gösterirken, bizim çok keskin Müslüman geçinenlerden yeteri kadar ses çıkmaması sizce de çok manidar değil mi? Güzel Anadolu insanlarımızın hiç birisinde, ne geçmişte ve ne de gelecekte böyle bir hafiflik yapacak bir tane insanımız yoktur, olamaz da!.. Bence bu lüzumsuz dizi derhal yayından kaldırılmalı, bu şirketin yaptığı bütün masrafların ceremesini de, buna sebep olanlar çekmelidirler!..
Hülya Avşar'a gelince de: Sanatçılığını da, özel hayatını da artık herkes ezbere biliyor!.. Bir dizide örtünmesi, onu saygın insan yapar mı? Hülya Hanım, ses sanatçısı Yıldız Tilbe ile bir kavga içine girmişlerdi... Yıldız Tilbe ona ne demişti, hatırladınız mı: "Sen bana lâf sokacağına kendine bak Hülya hanım; sen aynen bir 'kapı ziline' benziyorsun; gelen basıyor, giden basıyor!.." demişti... Başka da bir diyeceğim yoktur dostlar... Sakin KOŞAR...