YASAKLI KİTAPLAR OKUYAN, EYLEMCİ VE SAKINCALI BİR HARBİYELİ OLARAK MUSTAFA KEMAL…

YASAKLI KİTAPLAR OKUYAN, EYLEMCİ VE SAKINCALI BİR HARBİYELİ OLARAK MUSTAFA KEMAL…
’Kurtuluş Savaşı'nın arkasında birbirlerini ta harp okulundan beri tanıyan arkadaşlıkların oluşturdukları Osmanlı derin devlet yapılanması vardır’’.(Timsal Karabekir .Kazım Karabekir’in kızı .)

Günümüzde bile Lise ve Üniversite arkadaşlıklarının değeri yadsınamaz.İnsanları bir birlerine yaklaştıran okul sıralarında ortak yaşadıkları ve paylaştıkları  anlardır. Bir çoğu askeri Lise’den arkadaş olan ve imparatorluğun dağılma sürecine girdiği bir dönemde II.Abdülhamit’in devleti koruma amacıyla oluşturduğu ,adına ‘’ İstibdat Devri ‘’ denilen bu dönemde oluşturulan baskıcı yönetim altında ülkenin kurtuluşu için kafa yoran genç beyinler sürekli arayış içindeydiler.

HARP OKULU VE HARP AKADEMİSİ’NDEKİ GİZLİ FAALİYETLERİ

 Okulda ve  yatakhanede hep bu konuda kafa yoruyorlardı.Burada gizlice, başta Namık Kemal olmak üzere çok sayıda yasaklanmış yazar ve şairlerin kitaplarını okuyarak bilinçleniyorlardı.  .1889 ‘da Askeri Tıbbiye’de beş askeri tıbbiyeli tarafından kurulan ‘’İttihad- Osmani Cemiyeti ( Osmanlı Birliği ) 1907’de adını ‘’ İttihat ve Terakki Cemiyeti ‘’ olarak değiştirmiş ve örgütlenmesinde II.Abdülhamit’in hafiye örgütünden ve jurnalcilerden saklanmak için İtalyan Birliğini sağlayan Carbonari  Derneği’nin uyguladığı yöntem olan Mason Localarındaki hücre sistemini uygulamıştır.

Bu süreçte genç subayların büyük çoğunluğu İttihat ve Terakki Cemiyeti taraftarıydı.Genç Harbiyeli Mustafa Kemal de vatanın kurtuluşu için kafa yoran subay adaylarından biriydi sık sık gizli toplantılar yapar ve bu toplantılarda ‘’ “Bu memleketin hali nedir? Bu memleketin hali ne olacaktır? Vatan bizden hizmet bekliyor. Onun imdadına koşmalıyız arkadaşlar!” gibisinden konuşmalar yapardı.

İLK YAKALANMA

Nitekim Harp Akademisi’ndeyken  veterinerlik sınıfında gizli bir toplantı yapıp gazete hazırlarken arkadaşlarıyla birlikte Okul Müdürü Rıza paşa’ya suçüstü yakalanırlar.Rıza Paşa görmezden gelir ve uyarılarda bulunarak bu durumu geçiştirir.Onu bu okulda aramaya yapmaya iten de harp okulları Müfettişi ve saray jurnalcisi Zülüflü İsmail paşa’nın Rıza Paşa’yı makamına çağırıp okulundaki bu durumlardan dolayı fırçalamasıdır.Rıza Paşa Mustafa Kemal ve arkadaşları hakkında hiçbir işlem yapmayarak Mustafa Kemal’in ve ülkenin kaderinde rol oynamıştır.

SİRKECİ’DEKİ ÖRGÜT EVİ VE YAKALANIP TUTUKLANMASI

Mustafa Kemal 1904 Aralık’ından beşinci olarak olarak Harp Akademisi’ni bitirdikten sonra Sirkeci’de arkadaşlarıyla birlikte bir ev tutmuşlardı.Bu ev gizli örgüt toplantılarının yapıldığı ev konumundaydı.Daha harp Okulu’ndayken ‘’ Sakıncalı ‘’ damgası yediği için takip edilmesi amacıyla Fethi adında okuldan atılmış bir arkadaşları da onarla kalmaktaydı.Bu kişi II.Abdülhamit’in hafiyesi çıkar.

Onun jurnali sonucu Mustafa Kemal bir kez daha yakalanır.Bu evde yaptığı konuşmalar noktası virgülüne önüne konulduğunda II.Abdülhamit’in Hafiye ve Jurnalcilik teşkilatının ne kadar güçlü olduğunu anlar.

BEKİRAĞA BÖLÜĞÜ

Günümüzde İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin kullandığı bu bina Osmanlı Döneminde Önce Genelkurmay,daha sonra da Harbiye Nezaretİ’nin içinde hapishane olarak kullanılan bir binadır.Binanın resmi adı İstanbul Muhafız Dairesi’dir.

Bina adını açıldığı dönemdeki  İstanbul Muhafız Komutanı olan bu binanın müdürü olan çekirdekten yetişme alaylı asker Bekir Ağa’dan almıştır.Bekirağa Bölüğü genelde siyasi tutukluların,çoğunlukla da  II.Abdülhamit’e muhalif Jöntürklerin tutulduğu bir yerdi.

Buraya düşenlerin sonu pek de iyi olmazdı.Bekirağa son derece sert bir kişiydi.Tutuklulara çok sert davranır ve şiddet uygulardı.Zaman zaman da bazı tutuklulara kaybedilirdi! Kaybedilenlerin çoğu Zeytinburnu açıklarında bir çuvalın içinde denizi boylamış tutuklulardı.

Bir çoğu da idam dahil olmak üzere çok ağır cezalar alırlardı.80 gün karanlık bir hücrede ,Mustafa Kemal böyle bir ceza beklerken Şam 5.Ordu’ya sürgün edilir.Bunda da Harp Akademisi’ndeki Okul Müdürü Rıza Paşa’nın ,dönemin ‘’Bekirağa  Bölüğü’nün komutanı olan İsmail Hakkı paşa’ya özel ricası etkili olmuştur.Böylece Rıza Paşa bir kez daha Mustafa Kemal’in kaderinde etkili olmuştur.

ŞAM’DAKİ SÜRGÜN YILLARI

Şam 5. Ordu o dönemde sürgün yeriydi.Farklı etnik ve dinsel ve mezhepsel ayrılıklara sahip insanların yer aldığı bir coğrafya olan Suriye kaynamakta ve sık sık isyanlara sahne olmaktaydı.Şam 5.Ordu 30.Süvari  Alay’ı   görevinin kendisine tebliğ edilmesi üzerine Mustafa Kemal arkadaşı Al Fuat’ın gözlerine bakarak ‘’ O  zaman biz de gider çölde yeni bir devlet kurarız ‘’ diye karşılık vermiştir.

Beyrut üzerinden at sırtında Şam’a ulaşan Mustafa Kemal görev yerine ulaşır ve üç yıl Suriye’de kalır.Bu sürede Şam’da ‘’ Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’’ni kurar ve ardından bu cemiyetin Beyrut, Yafa ve Kudüs’te  şubelerini açar.



YAZARIN DİĞER YAZILARI