Savcının ‘kamu yararı’ mütalaasına Akbelenliler’den tepki

“Kamu yararı bu topraklarda yaşayan halktır”

Danıştay 6. Dairesi, Akbelen’de yedi köyün sınırları içinde bulunan zeytinlik ve tarım alanlarının “acele kamulaştırılması” kararının iptali istemiyle açılan davada Danıştay savcısının acele kamulaştırma kararında “kamu yararı” bulunduğu yönünde mütalaa vermesine tepki gösterildi. Toprakları için uzun yıllar mücadele veren vatandaşlar, “kamu yararı bu topraklarda yaşayan halktır” dedi.

Haber Merkezi

Akbelen’de yedi köyün sınırları içerisinde yer alan zeytinlik ve tarım alanlarına ilişkin “acele kamulaştırma” kararının iptali istemiyle açılan dava, 16 Eylül’de Danıştay 6. Dairesi’nde görüldü. Duruşmaya Milas’ın 11 köyünden yurttaşların yanı sıra üç muhtar, farklı bölgelerde maden ve enerji projelerine karşı mücadele eden köylüler, destek için gelenler ve avukatlar katıldı. Akbelen avukatı İsmail Hakkı Atal, duruşma süreci ve davadaki hukuki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Danıştay savcısının söz konusu acele kamulaştırma kararında “kamu yararı” bulunduğu yönünde mütalaa verdiğini söyledi.

Yaptıkları açıklamada, topraklarının, köylerinin, geçmişlerinin ve geleceklerinin sahipsiz olmadığını belirten Akbelenliler, duruşmada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Akbelenliler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile MAPEG’in YK Enerji şirketi karşısında halkın hakkını, toprağını, zeytinini ve yaşamını gözetmesi gereken kamu kurumları gibi değil, şirketin önünü açmaya çalışan kurumlar gibi hareket ettiğini gözlemlediklerini belirtti.

Açıklamada, MAPEG Genel Müdürü’nün Zeytin Kanunu’nun madenciliğin önünü tıkadığı yönünde değerlendirmelerde bulunduğu ve zeytinlikleri koruyan yasanın bir güvence olarak değil, aşılması gereken bir engel olarak görüldüğünün duruşmada ifade edildiği aktarıldı.

Akbelenliler ayrıca, zeytinlikleri, ormanları, meraları ve köyleri maden faaliyetlerine açan 7554 sayılı kanunun hazırlanması sürecinde MAPEG’in görev alanı dışında olduğu belirtilen biçimde rol aldığı yönündeki değerlendirmeleri de aktardı. Açıklamada, MAPEG’in yalnızca ruhsat veren bir kurum olmadığı, Akbelenlilerin ifadesiyle “toprakları madene açan düzenin kurulmasında” da rol oynadığı belirtildi.

"KAMU YARARI BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN HALKTIR"

Duruşmayı takip eden Akbelenliler ise kamu yararı tartışmasına tepki gösterdi. Akbelenliler, zeytinliklerin, tarım alanlarının, ormanların ve köylerin korunmasının kamu yararı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Akbelenliler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) bölgedeki maden faaliyetleriyle ilgili tutumunu da eleştirdi. Yapılan açıklamada, kamu kurumlarının köylünün toprağını ve yaşam alanlarını koruması gerektiği belirtilerek, buna karşın vatandaşların kendi topraklarını korumak için mücadele etmek zorunda kaldığı ifade edildi. Akbelenliler, “Kamu yararı, bu topraklarda yaşayan halktır. Üreten köylüdür. Zeytindir, sudur, ormandır, meradır. Çocuklarımızın geleceğidir” ifadeleriyle tepkilerini dile getirdi.

KARAR BEKLENİYOR

Akbelenliler, acele kamulaştırma kararının iptal edilmesini talep ederken, sürecin hukuka aykırı olduğunu savundu. Duruşmada Danıştay Savcısı’nın görüşünü açıklamasının ardından gözler Danıştay 6. Dairesi’nin vereceği karara çevrildi. Savcının görüşünün nihai karar olmadığı, son kararın Danıştay 6. Dairesi tarafından verileceği belirtildi.

Akbelenliler ise kararın kendi lehlerine sonuçlanmasını beklediklerini belirterek, zeytinliklerini, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını korumak için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

DİĞER HABERLER