BİR MUĞLA UZMANI

BİR MUĞLA UZMANI

                                                                   

Bu satırları yazarken hiç kimseye yaranmak gibi bir amaç peşinde olmadığımı peşinen belirtmek isterim. Hayatımın hiçbir döneminde kimseye yaranmak gibi bir duygunun içine girmedim. Girenleri de sevmem. Çocuklarımı ve öğrencilerimi her zaman her konuda , özellikle bu konuda uyarmışımdır. “Sevdiklerinizi yüzlerine karşı övmeyin. Dalkavukluk olur”.

Ne var ki “Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek” gerektiğinde iyi ya da kötü niyetli  yorumları hiç dikkate almadan,  o hakkı teslim ederim. Bu yazım böyle bir durumun gereğidir. Bu gazetede yer alması kaçınılmazdır, çünkü ben ancak bu gazetede yazmaktayım.

Bu yazımda sözünü etmek istediğim kişinin Ünal Türkeş olduğunu sanırım anlamışsınızdır. Onunla 1963’ün son aylarından beri tanışıyoruz. Kendileri yanılmıyorsam lise son sınıfında öğrenci idiler. Ben de Muğla’ya yeni gelmiştim.O, sınıf arkadaşı Rasih Tombak’la(şimdi Fethiye’de Avukat) birlikte Devrim gazetesine gelip gidiyordu. Ben de Devri’deki “Köyden Sesler” başlıklı yazılarımı vermek üzere ayni gazeteye gelip gittiğimde konuşurduk. Fevkalade kişilik sahibi olan bu iki  gençle zaman zaman bazı konular üzerinde düşünce alışverişinde bulunurduk.Ben ilk günlerde Turgutreis Lisesinde ücretli öğretmenlik yapmaktaydım. Müdür İbrahim Şehidoğlu’nun ricasıyle, atama emrim gelinceye kadar bu şekilde idare edecektik. Birkaç ay sonra kararnamem Muğla Endüstri Meslek Lisesine geldi Turgutreis Lisesinden ayrıldım. Onlar lise öğrencisi; fakat benim  sınıfımda değildiler. Esasen ben de ortaokul kısmındaki öğrencilerin dersine giriyordum.

            Günler böylece gelip geçerken ben, Muğla  Öğretmenler Derneği yönetim kuruluna seçildim. Yönetim kurulunun başkanı İlköğretim Müfettişi Süleyman Koyuncu idi. Bazı kültürel etkinlikler yapmak için birkaç karar almıştık. Bunları programa göre uygulamaya başladık. İlk etkinlik sanırım Atatürk konulu bir açık oturumdu.  Oturum sırasında dinleyicilerin en arkasından yüksek sesli konuışmalar ve itiraz sesleri gelmeye başladı. Seslerin geldiği tarafa baktık ki Ünal Türkeş ve Rasih Tombak bir şeyler söyleyerek bizi protesto ediyorlar. Daha ileri bir tatsızlık çıkmasın diye onları makul karşıladık. Daha doğrusu ses çıkarmadık. Ertesi gün kendilerine ,bir ağabey edası ile bazı öğütler veren bir bildiri yayımladık. Aslında halen lise öğrencisi olan bu arkadaşları okul idaresine bildirip disiplin koğuşturması yapılmasını önerebilirdik. Bunu yapmadığımız için mi bilmiyorum, zamanla bize karşı tavırları değişti. Karşılıklı bir hoşgörü doğdu aramızda. İlişkilerimiz onlar üniversitelerine gidinceye kadar sürdü.

            Gel zaman git zaman, (1973-1974)yıllarında Ünal Türkeş, elinde bir  yığın kitapla görev yerime gelerek kendi yazdığı  bu kitapları pazarlamak istediğini belirtti. Birini elime aldım. Kapakta  “Kurtuluş Savaşında Muğla.” yazıyordu. Hem param olmadığından hem de kitabın içeriğini bilmediğimden  kitabı satın alamadım. Ne var ki biraz da güvenemedim. Okulun tarih derslerine gittiğim halde tarihle ilgili bir konuda ben bile kalem oynatmaya cesaret edemezken, çocuk yaşta bir üniversite öğrencisinin yapacağı çalışmayı galiba küçümsemiştim. Yanımda para bulunmadığından söz ederek kitabı almadım. O, “sonra verirsiniz” bile demeden çekip gitti. Sizin anlayacağınız bu kitap benim kitaplığımda yer alamadan emekli oldum.

            Esasen okuyacak zamanım da yoktu. Emeklilikten sonra okumaya daha çok zaman ayırabilir olunca  kitabı  kırtasiyecilerden aldım. Ünal’ın genç yaşta hazırladığı bu değerli eser  Kurtuluş Savaşının Muğla bölümünü gayet  doğru anlatmıştı. Benim başka bir kaynakta bulamayacağım bilgiler içeriyordu. Metot yönünden de sağlamdı. Kendisini ancak 30 yıl sonra kutlayabildim.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
         GİDİYORUZ BİRER BİRER (2) haberi

GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)

                       GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)                        &n ...
GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)
ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM haberi

ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM

ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM                           Bahattin Uyar        1963 yılınını ...
ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM
BAŞLADIK YENİDEN haberi

BAŞLADIK YENİDEN

BAŞLADIK YENİDEN                             Bahattin Uyar          Bir s ...
BAŞLADIK YENİDEN
HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ haberi

HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ

                        HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ                           ...
HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ
Diktatörlerin ayak izlerinden notlar: haberi

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:         1-  KENDİ PARLAMENTOSUNU  YAKAN DİKTATÖR             Diktatörlerin  tek amaçları tek adam olmak v ...
Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:
  HAMAM BÖCEKLERİ haberi

HAMAM BÖCEKLERİ

  HAMAM BÖCEKLERİ                                      &nbs ...
HAMAM BÖCEKLERİ
Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu: haberi

Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:

Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:        CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Mersin Milletvekili Fikri Sağlar tarafından Akşam gazetesinde dile getirdiği eleştirel görüşlere “kapının önüne korum” tehdidi ile karş ...
Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:
EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK haberi

EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK

EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK        Daha önceki yazılarımdan birinde” Ege Adaları” konusunu dile getirirken “Keçi adasından” söz etmiştim. Bu ada basında Eşek adası diye geçmeye başladı. Ha eşek ha keçi… İkisi ...
EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK
BİR MUĞLA UZMANI haberi

BİR MUĞLA UZMANI

BİR MUĞLA UZMANI                                                                   & ...
BİR MUĞLA UZMANI