SEL GİDER KUM KALIR

SEL GİDER KUM KALIR

 

Çinçin, tatlı, mavi, keten, maltız, değirmen, çengel, soğuk, ılık, sıcak, ayamama, göksu, hoş, büyük, küçük, kanlı, kara, ak, sarı… İstanbullu olup da adı bu ve benzeri bir ad olan bir dere cadde ya da sokağından geçmemiş olsun.

Peki, bu sorun sadece İstanbul’da mı?

Hele bir çevrenize bakın. Sizin de çevrenizde birazcık kuvvetli bir yağışta canavara dönüşen dere olduğuna bahse girerim.

Önceki Muğla Valisi Sayın Amir Çiçek, bir söyleşimizde “Meteoroloji ne zaman Bodrum’a kuvvetli yağış haberi geçse, gözüme uyku girmiyor. Orada dört dere var. Dördü de yanlış kentleşmenin ürünü afet deresi.” demişti.

İki yıl önce yaşadığımız felaketi unuttuk; şimdi dereler kuru; ama yarın bir kuvvetli yağışta bu derelerin yine taşacağını, yine canların yanacağını Bodrumlu olup da bilmeyen var mı?

Thames Nehri Londra'yı neredeyse karpuz gibi ikiye böler. Londra metrosu 1863 yılında yapılmıştır. Siz hiç Londra metrosunu sel bastığını okudunuz mu?

Paris'in ortasından Sen Nehri akar. Çevresinde yüzlerce yıllık saraylar anıtlar vardır. Siz hiç Eifel'in, saint Michel'in, Notre Dame'ın sularla dolduğunu duydunuz mu?

Hollanda'nın topraklarının büyük bir bölümü deniz seviyesinin altındadır. 31 Ocak 1953 felaketinden bu yana, neden Hollanda' da Polderler su altında kalmaz biliyor musunuz?

Yerleşik yaşama geçen ilkel insanlar, evlerini yaşamlarını kolaylaştırmak için dere kıyılarına yaparmış. Günümüzde bırakın derenin kıyısını, dere yataklarına kuruyoruz evlerimizi, fabrikalarımızı. Üstelik Allah'ım sen koru anlayışıyla.

Dereüstü Sokak, Dereiçi Sokak, Kurudere Caddesi...

Kentlerin çevresinde dünya kadar yapılaşmaya uygun alanlar olmasına karşın neden buraları yapılaşmaya açar belediyelerimiz hiç düşündünüz mü?

Yanıt basit:

Adam sendeciliğimizden, dost ahbap kayırmalarımızdan, açgözlülüğümüzden, kolaycılığımızdan, bilime sırtımızı dönmemizden... En önemlisi doğaya saygısızlığımızdan.

Ulaştırma bakanı “ Bu bir afettir!” demiş.

Doğru. Sel de bir afettir. Ama müsebbibi nerede?

Aslında bu sorunun yanıtını, doğanın talanına karşı direnen gönüllüler kadar “Bunlara kulak asmayın. Gereğini yapmak zorundayız. Bunların dikili ağacı yoktur ülkede.” diyenler de çok iyi biliyor. Onların da doğanın gerçekleri göz ardı edilerek yapılan yolların, fabrikaların, hanların - hamamların nice görkemli olursa olsun yangınlar, seller, depremler karşısında kumdan kaleler gibi darmaduman olacaklarını bilmemeleri mümkün mü?

Belediye başkanlarına “Şehir emini” denmesi boşuna değildir. Şehremini, kentlinin malını, canını emanet ettiği kişidir.

Şimdi kim, İstanbul'da yaşanan bu felakette şehrin son çeyrek asrına damga vuranların günahı yok diyebilir?

Bir boğaz kenti olan İstanbul’un bırakalım evlerini, apartmanlarını; metrolarını, alt geçitlerini, tüp geçitlerini su basıyorsa bu doğanın, talan zihniyetine attığı okkalı bir tokattan başka bir şey değildir.

Her fırsatta çevrecilere söven, onları kalkınma düşmanı gösteren urbanistler, size desem ki "bir musibet bin nasihattan evladır." anlar mısınız?

Peki, bu tokattan ders alır mısınız?

Hayır hayır…

Sular çekilir çekilmez hep birlikte unuturuz.

Sel gider kum kalır, ama götürdüğü yılların birikimleri, umutlarıdır.

Tüm İstanbullulara içten geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

 MUHİBBİ

"Sol yanıma bakıyorum, FETÖ muhibbi ve destekçisi bir diğer eski bakan oturuyor.

15 Temmuz dolayısıyla sıkça ihaneti ve ihanetçileri eleştiriyoruz.

Protokol gereği en önde oturtulan aynı evsaftaki bazı zevatla aynı havayı solumaya ne demeli peki?

Dışarıda hava soğuk.

Tişörtle geldiğim törende üşüdüğümü hissediyorum.

Sırf bedenimin değil yüreğimin de üşüdüğünü hissediyorum.

Usulca kalkıp gidiyorum."

AKP milletvekili ve Star Gazetesi yazarı Mehmet Metiner'in bu tümceler. Yazının başlığı da " FETÖ MUHİBBİLERİ DEVLET PROTOKOLÜNDE OLUNCA"

Yıldırım ne demişti?

Bizde FETÖ'cü yok.

Anlaşılan, Sayın Yıldırım, "yok" derken, kayıtlı yok demek istedi. Metiner'in dediği MUHİBBİ'leri kastetmemişti. Oysa AKP'de "muhibbi" olmayan bir elin beş parmağını geçmez. Başbakan Yıldırım da "Muhibbi"dir. Hatta Erdoğan da 17 -25 Aralık olaylarına kadar hem muhibbi hem destekçidir.

"Gurbet hasrettir. Hasret faturası çok ağırdır. Biz Hasret çekenleri aramızda görmek istiyoruz. Gurbet aynı zaman da garipliktir. Bu sıla hasreti bitmelidir, bitsin istiyoruz. "Bitsin bu hasret diyelim"

Bir devlet adamı muhibbi olmadığı bir kişiyi bitsin bu hasret diyelim sözleriyle çağırır mı hiç?

Muhibbi: sevgi duyan, sempatizan.

Not: Terör örgütü sempatizanlığının Türk ceza kanununda yeri nedir, onu da hukukçulara bırakalım.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
GELECEK GENÇTİR haberi

GELECEK GENÇTİR

GELECEK GENÇTİR   Propaganda yöntemleri, devletin olanaklarının kullanımı, yasaların uygulanışı bakımlarından her türlü eleştiri hakkımızı saklı tutarak referandumun galibinin otokrasi yanlıları olduğunu kabul etmek zorundayız. Ben bu referan ...
GELECEK GENÇTİR
TERK ET! haberi

TERK ET!

TERK ET! Bir zamanlar nerede bir solcu görseler meydanları" Komünistler Moskova'ya!" naralarıyla inletenlerin çocukları, torunları şimdi Rusya'yla sarmaş dolaş. Kanlı Pazar'ı (16 Şubat 1969) kaçımız anımsar? Bir daha soralım: ...
TERK ET!
ELEŞTİRİ DEĞİL ÖNERİ haberi

ELEŞTİRİ DEĞİL ÖNERİ

ELEŞTİRİ DEĞİL ÖNERİ   Bugün Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Adalet" yürüyüşü 8. gününde.  Demokrasi ve adalet savunucusu herkesin bu yürüyüşe destek verdiği açıktır. Dostlar bilir; Muğla Kent Konseyleri Birliği Başkanı olarak Büyü ...
ELEŞTİRİ DEĞİL ÖNERİ
BÜLENT ECEVİT’İ ANARKEN haberi

BÜLENT ECEVİT’İ ANARKEN

BÜLENT ECEVİT’İ ANARKEN “Sanatçılar gerçekleri açıklamak, politikacılar ise örtmek için yalan söyler” miş. Bu sözü kim söylemiş, nerede okudum bilmiyorum. Eğer bu sav doğruysa hem sanatçı hem politikacı olanlar, ne yapar ki? Dünyada sanatçı da pol ...
BÜLENT ECEVİT’İ ANARKEN
    EĞİTİM SEVDALISI DR. METE ERSOY’UN ARDINDAN haberi

EĞİTİM SEVDALISI DR. METE ERSOY’UN ARDINDAN

    EĞİTİM SEVDALISI DR. METE ERSOY’UN ARDINDAN                                 &n ...
EĞİTİM SEVDALISI DR. METE ERSOY’UN ARDINDAN
SEL GİDER KUM KALIR haberi

SEL GİDER KUM KALIR

SEL GİDER KUM KALIR   Çinçin, tatlı, mavi, keten, maltız, değirmen, çengel, soğuk, ılık, sıcak, ayamama, göksu, hoş, büyük, küçük, kanlı, kara, ak, sarı… İstanbullu olup da adı bu ve benzeri bir ad olan bir dere cadde ya da sokağından geçmemiş ...
SEL GİDER KUM KALIR
Sonsuzluğa göçüşünün 79. yılında haberi

Sonsuzluğa göçüşünün 79. yılında

ATATÜRK Atatürk devrimi, Türkiye’yi her bakımdan modern bir devlet yapmayı amaçlayan bir düşünce ve eylem sistemidir. Atatürk; “Uygarlığın bir fırtına gibi esintisine karşı koymak boşunadır; değişmeyen, Ortaçağ kanun, düşünce ve davranışlarını koru ...
Sonsuzluğa göçüşünün 79. yılında
SEL GİDER KUM KALIR haberi

SEL GİDER KUM KALIR

SEL GİDER KUM KALIR   Çinçin, tatlı, mavi, keten, maltız, değirmen, çengel, soğuk, ılık, sıcak, ayamama, göksu, hoş, büyük, küçük, kanlı, kara, ak, sarı… İstanbullu olup da adı bu ve benzeri bir ad olan bir dere cadde ya da sokağından geçmemiş ...
SEL GİDER KUM KALIR
GEMİ AZIYA ALMAK haberi

GEMİ AZIYA ALMAK

GEMİ AZIYA ALMAK   Başkalarını bilmem; ama dostlarımın ve okurlarımın ülkenin dörtnala nereye gittiğini çok iyi bildiklerinden eminim. Bakmayın televizyonlarda allayıp pullama yapanlara. Onlar da "dönülmez akşamın ufkunda" olduğumuz ...
GEMİ AZIYA ALMAK