Esra Işık'ın tutukluluğunun devamı kararına tepki

31 Mart'tan bu yana Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin kamulaştırılmasına karşı çıktığı için tutuklu bulunan Esra Işık, yargılandığı davada ilk kez hakim karşısına çıktı. Işık'ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi, hem Muğla halkı hem de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla milletvekilleri tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Cumhuriyet Halk Partisi Muğla İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ise, Esra Işık'a verilen tutukluluğun devam kararı, "yargının bağımsızlığını yitirdiği ve toplumsal muhalefeti sindirmek için bir araç haline geldiğinin" en somut göstergesi olarak nitelendirildi.

Haber Merkezi

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Yaşamı savunduğu için yargılanan Esra Işık'ın tutukluluğunun devamına karar verildi. Köyünü, doğasını, geleceğini koruyanlara kelepçe takan; bir şirketin çıkarları için doğamızı katletmeye alan açan bu düzeni kabul etmiyoruz. Muğla'yı ranta teslim etmeyeceğiz. Esra'yı alacağız, Akbelen'i vermeyeceğiz" diyerek, kararın doğaya zarar veren çıkar gruplarına hizmet ettiğini belirtti.

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da kararın "hukukla ya da adaletle açıklanamayacak bir tarafı olduğunu" ifade ederek, "Bugün yargı, halkın karşısında; doğayı yok eden iki şirketin yanında durduğunu açıkça ilan etmiştir. Doğayı savunmak suç değildir. Yaşam alanlarını koruyanlar cezalandırılamaz. Esra Işık içerideyken, doğayı talan edenler dışarıda. Bu tabloyu kabul etmiyoruz" şeklinde tepkisini dile getirdi.

"ADALET BİR KEZ DAHA YARA ALMIŞTIR"

Cumhuriyet Halk Partisi Muğla İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ise, Esra Işık'a verilen tutukluluğun devam kararı, "yargının bağımsızlığını yitirdiği ve toplumsal muhalefeti sindirmek için bir araç haline geldiğinin" en somut göstergesi olarak nitelendirildi. Parti açıklamasında, "Yıllardır yaşadığı toprakları, doğayı ve havasını savunan; kök saldığı coğrafyadan kopmamak için direnen bir insanı tutuklamak, sadece hukuka değil, akla ve vicdana da aykırıdır" denildi.

Açıklamada ayrıca, "Siyasi iktidarın iki dudağı arasından çıkan kararlarla şekillenen bu süreçte verilmek istenen mesaj açıktır: 'İtiraz etme, ses çıkarma, hakkını arama!' Ancak unutulmamalıdır ki, toprağını savunanlar suçlu değil, bu toprakların gerçek sahipleridir" ifadelerine yer verildi.

Esra Işık'a yapılan baskıların sadece bir bireyi hedef almadığı, aynı zamanda halkın iradesine ve direnme hakkına yönelik bir saldırı olduğu vurgulandı. CHP, Esra Işık'ın cesur duruşunun, tüm halkın direniş hakkının simgesi haline geldiğini belirterek, "Adaletin kişisel hırslara ve siyasi hesaplara kurban edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Esra Işık'ın sergilediği dimdik duruş, bizim de duruşumuzdur" şeklinde güçlü bir mesaj verdi.

Sonuç olarak, Esra Işık'ın tutukluluğunun devamına ilişkin alınan karar, yerel halkın ve siyasi aktörlerin kararlı tepkilerini beraberinde getirdi. Akbelen Ormanı'ndaki doğa talanına karşı direnenlerin seslerinin yükseldiği bir dönemde, Esra Işık'a yönelik hukuki sürecin ilerleyişi, adaletin ve doğa savunucularının mücadelesini yakından takip edenler için önemli bir kilometre taşı olmaya devam ediyor.

 

 

DİĞER HABERLER