İLETİŞİM BAŞKANLIĞININ 15 TEMMUZ HAFIZASINA KATKISI


Geçen yıl İletişim Başkanlığının  15 Temmuz'da 2025 tarihinde "Zaferin Adı Türkiye" temasıyla düzenlemiş olduğu etkinliğe Muğla İlinden  gazeteci olarak katılım sağladım.

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle 14-18 Temmuz 2025 tarihleri arasında Ankara ve İstanbul'da kapsamlı bir medya programı düzenlenen 81 ilden 81 yerel medya temsilcisi ile yurt dışından 39 ülkeden davet edilen 120 yabancı basın mensubu olmak üzere toplamda 200 gazeteci programda yer aldık. Katılım sağlayan yabancı ve yerli basın mensuplarıyla tanışma fırsatı buldum. İngilizce Bilen biri olarak katılım sağlayan yabancı basın mensuplarıyla konuşma fırsatı buldum.  İletişim Başkanı Burhanettin DURAN' a teşekkür ediyorum.

Gelelim bu yıl İletişim Başkanlığının 15 Temmuz hafızasına katkısı Bu yılda devam edecek.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığın tarafından  15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında hayata geçirilen "15 Temmuz Millî Hafıza Projesi duyurusu yapıldı.

Projenin temel amacı, 15 Temmuz'un 10'uncu yıl dönümü vesilesiyle birlik ve beraberlik ruhunu yansıtacak özgün fikir ve eserleri destekleyerek, ortak toplumsal hafızayı güçlendirmek.

"15 Temmuz'un Ruhunu Geleceğe Taşıyoruz" temasıyla hayata geçirilen proje kapsamında; görsel, yazılı ve dijital içeriklerin yanı sıra proje önerilerinin kalıcı eserlere dönüştürülmesi, desteklenmesi ve gelecek nesillere aktarılması hedeflenmektedir.

İletişim Başkanlığı  koordinasyonunda yürütülen projeye, 8 Haziran'a kadar başvuru yapılabilecek ve projeye ilişkin değerlendirme sonuçları 16 Haziran'da kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Başvuru yapmak isteyen proje sahipleri ''yarısma.15temmuz.gov.tr'' adresinde yapabilirler.

Yapılacak değerlendirmeler neticesinde dereceye giren projeler ödüllendirilecek. Bu kapsamda birinciye 250 bin lira, ikinciye 100 bin lira ve üçüncüye 50 bin lira ödül, ayrıca dereceye giren tüm katılımcılara başarı belgesi verilecektir.

Takvimler bir kez daha 15 Temmuz'a yaklaşırken, üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen o gecenin izleri toplumsal hafızadaki yerini koruyor. Bazı tarihler vardır; yalnızca bir gün olmaktan çıkar, bir milletin ortak hatırasına dönüşür. 15 Temmuz da Türkiye için böyle bir dönüm noktasıdır.

O gece yaşananlar, demokrasinin ve milli iradenin ne kadar kıymetli olduğunu herkese yeniden hatırlattı. Siyasi görüşleri, yaşam tarzları ve düşünceleri farklı milyonlarca insan, ülkenin geleceğine ilişkin ortak bir kaygıda buluştu. Bu yönüyle 15 Temmuz, sadece bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda toplumsal dayanışmanın ve demokrasi bilincinin de önemli bir sınavı oldu.

Aradan geçen yıllar içinde olayın siyasi, hukuki ve toplumsal boyutları üzerine çok şey konuşuldu, yazıldı ve tartışıldı. Ancak bugün üzerinde durulması gereken en önemli noktalardan biri, hafızanın korunmasıdır. Çünkü toplumlar, yaşadıkları kritik tecrübeleri unuttuklarında benzer risklerle yeniden karşı karşıya kalabilirler.

15 Temmuz'u anmak, yalnızca geçmişi hatırlamak anlamına gelmez. Aynı zamanda hukuk devletinin, demokratik kurumların ve toplumsal birlikteliğin güçlendirilmesi gerektiğini de hatırlatır. Demokrasiler, sadece seçimlerle değil; güçlü kurumlarla, özgür tartışma ortamıyla ve vatandaşların bilinçli katılımıyla ayakta kalır.

15 Temmuz arifesinde yapılması gereken, geçmişten ders çıkarırken geleceğe daha güçlü bakabilmektir. Acıları ve kayıpları saygıyla anarken, ortak değerler etrafında kenetlenebilmek en büyük kazanım olacaktır. Çünkü milletleri güçlü kılan yalnızca yaşadıkları zaferler değil, zor zamanlardan çıkardıkları derslerdir.

Bu vesileyle, 15 Temmuz'da hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anıyor; demokrasiye, hukuka ve toplumsal barışa sahip çıkmanın önemini bir kez daha hatırlıyoruz. Geçmişin hatırası, geleceğin sorumluluğuyla birleştiğinde anlam kazanır.

15 Temmuz, Türk demokrasi tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Aradan geçen yıllara rağmen o gece yaşananların unutulmaması, gelecek nesillere doğru şekilde aktarılması ve milli hafızanın canlı tutulması büyük önem taşıyor. Bu noktada yürütülen çalışmalar arasında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının gerçekleştirdiği projeler dikkat çekiyor.

İletişim Başkanlığı, 15 Temmuz'un yalnızca yıldönümlerinde hatırlanan bir tarih olmaması için çeşitli iletişim, yayıncılık ve kültürel faaliyetler yürütüyor. Sergiler, belgeseller, dijital içerikler, ulusal ve uluslararası sempozyumlar ile hazırlanan yayınlar, yaşananların kayıt altına alınmasına ve geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sağlıyor.

Özellikle genç nesillerin 15 Temmuz'u doğru kaynaklardan öğrenmesi amacıyla hazırlanan projeler, tarihi olayların toplumsal hafızadaki yerini güçlendirmeyi hedefliyor. Dijital çağın imkânlarından yararlanılarak hazırlanan görsel ve yazılı içerikler, geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kuruyor.

15 Temmuz'un unutulmaması kadar, o geceden çıkarılan derslerin de yaşatılması gerekiyor. Demokrasiye sahip çıkmanın, milli birlik ve beraberliğin öneminin yeni kuşaklara aktarılması, ancak sistemli ve sürdürülebilir çalışmalarla mümkün olabilir. İletişim Başkanlığının bu alandaki projeleri de tam olarak bu amaca hizmet ediyor.

Bir milletin hafızası, onun geleceğe yürüyüşündeki en önemli dayanaklardan biridir. 15 Temmuz'u anlamak, yalnızca geçmişi hatırlamak değil; demokrasiye, milli iradeye ve ortak değerlere sahip çıkma sorumluluğunu da taşımaktır. Bu nedenle gerçekleştirilen her proje, her sergi, her yayın ve her etkinlik, toplumsal hafızaya yapılan değerli bir katkı olarak değerlendirilmelidir.

15 Temmuz'un yıldönümü yaklaşırken, geçmişin tanıklığını geleceğe taşıyan bu çalışmaların önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Çünkü hatırlamak, sadece geçmişe bakmak değil; geleceği daha bilinçli inşa etmektir.

GÜNÜN SÖZÜ DÜN, BU GÜNÜN ÖĞRETMENİDİR.

YAZARIN DİĞER YAZILARI