Kentlerin de hafızası vardır.
Bazı insanlar yaşadıkları döneme tanıklık eder, bazıları ise yaşadıkları kentin hafızasına dönüşür. Muğla için bu isimlerin başında hiç kuşkusuz Ünal Türkeş gelir. Gazeteci, araştırmacı, yazar ve kent sevdalısı bir aydın olarak ömrünü Muğla'ya adayan Ünal Türkeş, yalnızca haber yazmadı; bir kentin geçmişini kayıt altına aldı, kültürünü korudu ve gelecek kuşaklara aktardı.
Bugün köşe yazarı olarak görev yaptığım Muğla Devrim Gazetesi'nin kurucusu, eski sahibi ve başyazarı olan Ünal Türkeş'i anmak benim için yalnızca bir gazetecilik görevi değil, aynı zamanda bir vefa borcudur. Kendi elleriyle kurduğu, yıllarını verdiği bu gazetede köşe yazısı yazmak bu sorumluluğu daha da anlamlı kılıyor.
26 Eylül 1942 tarihinde Bodrum'da dünyaya gelen Ünal Türkeş, gazetecilik eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü'nde tamamladı ve 1971 yılında mezun oldu. Ancak onun gerçek okulu sahaydı; sokaklardı, arşivlerdi, insan hikâyeleriydi. Yarım asrı aşan meslek yaşamı boyunca gazeteciliği yalnızca bir meslek olarak değil, topluma karşı bir sorumluluk olarak gördü.
Muğla'nın bugün sahip olduğu yerel basın kültüründe Ünal Türkeş'in emeği ve imzası vardır. Özellikle 1980'li yıllardan sonra turizmle birlikte hızla değişen ve büyüyen Muğla'nın toplumsal dönüşümünü yakından izledi. Devrim Gazetesi aracılığıyla kentin gündemini belirleyen, sorunlarını gündeme taşıyan ve tarihine sahip çıkan bir yayıncılık anlayışının öncüsü oldu.
Ancak onu farklı kılan yalnızca gazeteciliği değildi.
Ünal Türkeş, aynı zamanda Muğla'nın tarihini belgeleyen bir araştırmacıydı. Kentin unutulmaya yüz tutmuş değerlerini gün yüzüne çıkarmak için yıllarca arşivlerde çalıştı. Kurtuluş Savaşı yıllarından yerel direniş hareketlerine, kültürel mirastan toplumsal yaşama kadar birçok konuda araştırmalar yaptı ve eserler kaleme aldı. "Kurtuluş Savaşı'nda Muğla" ve "Datça Reşadiye Kuva-yı Milliye" gibi çalışmaları bugün hâlâ başvuru kaynağı olmayı sürdürüyor.
Meslek hayatı boyunca Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı başta olmak üzere çeşitli gazetecilik kuruluşlarında görev aldı. Yerel basının güçlenmesi için mücadele etti, genç gazetecilere yol gösterdi ve mesleğin etik değerlerinden taviz vermeden çalıştı.
Belki de bu yüzden, yıllar içinde adı bir gazeteciden çok daha fazlasını ifade etmeye başladı.
Çünkü Ünal Türkeş, Muğla'nın yaşayan arşiviydi.
Bugün Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Muğla Tarih Kitaplığı'nda onun bağışladığı kitaplar, gazete arşivleri, fotoğrafları, ödülleri ve kişisel eşyaları korunuyor. Bu koleksiyon yalnızca bir gazetecinin hatıraları değil; aynı zamanda bir kentin belleğini oluşturan önemli belgelerden meydana geliyor.
30 Eylül 2017 tarihinde aramızdan ayrıldığında Muğla basını yalnızca bir gazeteciyi kaybetmedi. Kent, geçmişini en iyi bilen, onu kayıt altına alan ve geleceğe taşıyan en önemli tanıklarından birini uğurladı.
O gün birçok kişinin ortak duygusu tek bir cümlede özetlenmişti:
"Muğla'nın hafızasını kaybettik."
Aradan yıllar geçti.
Ancak bazı insanlar öldükten sonra da yaşamaya devam eder. Yazdıklarıyla, yetiştirdikleriyle, bıraktıkları eserlerle ve kentlerine kattıkları değerlerle...
Ünal Türkeş de onlardan biridir.
Bugün Muğla'nın tarihine ışık tutan her araştırmada, eski bir gazete kupüründe, sararmış bir fotoğrafın arkasındaki notta ve kentin geçmişine dair anlatılan her hikâyede onun emeğine rastlamak mümkündür.
Bu nedenle Ünal Türkeş'i yalnızca bir gazeteci olarak anmak eksik kalır. O, Muğla'nın kolektif hafızasını koruyan, geçmişini geleceğe taşıyan ve kentine ömrünü adamış bir kültür insanıdır.
Rahmetle, saygıyla ve minnetle anıyorum.
Mekânı cennet, ruhu şad olsun.
Ceylin ŞENER