ŞADAN GÖKOVALI’YA
Gökova’yı gördükten sonra
Daha bir sevdi yurdumu
Ali Yüce
Bir daha sordum kendime
Neler düşünür uçurumda bir çiçek
Gökova’yı gördükten sonra
Neler düşünür
Limon çiçeklerinin kokusuyla sarhoş
Şiire durmuş şair
Bir inansam Cennet dediklerine
Bir inanırsam
Tam burada durasım gelir
Biz Kadın Azmağı deriz
Sazlıkların arasında
Yeşil bir yılan gibi kıvrılan nehir
Üstünde birkaç yaban ördeği
Yılan balıkları
Ve kalabalık ayakları ağaçların
Karya’dan Likya’dan sesler gelir
Gökyüzünü sürükler ayaydın gecelerde
Soyunup dalasım gelir
Aslında tertemiz, buz gibi sudur
Akar sessiz ve ürkek
Sanki bir çocuk uykusudur
Deniz duymuş mudur bilinmez
Söğüt dallarını öperek alır yolu
Kucağıma alıp sarasım gelir
Uzaklarda Okluk Koyu
İngiliz Limanı, Sedir
Bitkilerin yeşil çığlığı yamaçlarda
Kızıla boyanır akşamlar
Güneş denize girmek üzeredir
Löngöz koyunu hiç görmedim
Bir bilene sorasım gelir
Gözümün avlusunda Gökova ve körfezi
Baktıkça bakasım gelir
İbrahim Ergin