MHP Başkan Yardımcısı Feti Yıldız "Komisyon, devleti yeniden yapılandırması için değil terörün sonlandırılması için mesai harcanmasıdır" dedi. PKK'nın, DEM'in ve ABD'nin ortak düşlerine ve çabalarına karşı Feti Yıldız'ın Komisyon'u doğru açıklamasıdır bu sözler. Bu sözler ayrıca, Komisyon'da demokratikleşme için çabalar harcayan CHP içindir de. CHP, AKP'nin demokratikleşme yapmayacağını iyice ezberlemeli ve demokratikleşmeyi Komisyon gündeminden çıkarmalıdır. Çünkü Komisyonda işler yürümüyor.
Komisyon, öncelikle PKK'nın dağılmasını sağlamak için silahlarının toplanmasına çaba göstermelidir. MİT'ten ve Ordu'dan silahların toplanmasının ne ölçüde yapıldığına ilişkin bilgiler istenmelidir. Silahların toplanması yapılmamışsa bol keseden tehditler savuranlara silahlar tümüyle toplanmadan hiçbir çözüm uygulamasına girişilmeyeceği bildirilmelidir.
Komisyon PKK'yı dağıtamıyorsa CHP'nin Komisyon'da bulunmasının bir nedeni yoktur.
CHP Güney Doğu Bölgemizden oylar beklememelidir. Daha önce alınan oylar Kürtlere belediye başkanlıkları verildiği için alınmıştır. Unutulmamalı ki Kürtler çoğunluktan ayrı kalma korkusu içinde oy kullanmaktadırlar ve terörist destekçisi değildirler. CHP bir azınlığa diğer azınlıklarda bulunmayan hakları vermez. CHP halkın tümü için demokratikleşmeler yapacak bir partidir.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Kürtler için sekiz maddelik bir Kararname yayınladı. Bu Kararname'de Kürtçe'nin ulusun bir dili olduğu, Kürt nüfusun çokça bulunduğu bölgelerde Devlet ve özel okullarında Kürtçe'nin seçmeli ders veya eğitsel kültürel bir etkinlik olarak öğretilmesi serbest olacaktır denmektedir. 21 Mart 'Nevruz Bayramı' da bu Kararname ile Suriye Cumhuriyeti'nin tüm bölgelerinde ulusal tatil olarak ilan edilmiştir. Ancak etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık bu kanunla yasaklanmıştır ve ayrışmayı körükleyenler yasa uyarınca cezalandırılacaklardır. Kararname'nin buraya kadar olan bölümü Ülkemizde çözümü kararlaştıracak olan Komisyon için önemli bir başvuru kaynağı olarak görülmelidir.
Şara ayrıca televizyonda Kürtlere Suriye'nin kuruluşuna etkili olarak katılma çağrısında bulundu. Türkiye'nin kalkınması için böyle bir çağrının Ülkemiz Kürtlerine yapılmasına gerek yoktur. Onlar çünkü gereken katılmayı zaten yapmaktadırlar.
Çözüm için etkin uygulamalar bulmak ve acele davranmak gereklidir. PKK'nın yönetici kişileri ve savaşçıların durumlarının ne olacağı halen belirsizdir. Yöneticiler ya Suriye'de SDG'ye katılacaklar ya da Avrupa'ya gidip Türkiye'ye karşı çalışmalar yapacaklardır. Bu yolların ikisi de Türkiye için zararlıdır ve PKK sürüyor demek olacaktır. PKK'nın savaşçıları için silah kullanmayanları içeri kabul edelim denmektedir. Bu görüşde silah çekenlerin ne olacağı için bir çözüm yoktur. Bunlar SDG'ye katılacaklardır ve bu Türkiye için aynı tehlike düzeyinde olacaktır. PKK'dan yönetici, silah çeken, çekmeyen hiçbiri dışarıda bırakılmamalı ve Ülkeye alınarak serbest bırakılmalıdırlar. Elimizin altında olmalılar. Siyaset yapsınlar, ne var, DEM Partililerin onlardan farkı var mı? PKK'yı yok etmek için başka seçeneğimiz görünmüyor.
.