AMOS ANTİK KENTİ (MARMARİS) TAŞA KAZINMIŞ KİRA SÖZLEŞMELERİ


 

Marmaris'e bağlı antik Amos kentinde taşa kazınmış bir arazi kira sözleşmesi olduğunu Geoge Bean'in kitabında okumuştum. Ama fazla detay yoktu.

Bu defa bu konu ile ilgili Sayın Yazar MİNE KIRIKKANAT tarafından yazılmış bu konuda çok kapsamlı bir yazıya internette rastladım. Muğla ve Marmaris için çok çok önemli bu yazıyı aynen alıyorum.

Takvim birinci yüzyıldı, CAIUS TITUS bir Senatör... Dünyanın merkezi Roma senatosunda ticaret sözleşmeleri görüşülüyordu. Caius Titus kürsüye çıkıp sözleşmelerin yazılı yapılmasını "verba volant, scripta manent" gerekçesiyle savundu: Latince'nin Türkçesi "Söz uçar, yazı kalır".

Öyle bir sözdü ki gerçekliği yüzyıllardır doğrulanıyor.

Hele dijital ortamda yazılı ya da görsel belgelerin nasıl uçup kaçtığını, insan eli ya da yapay zekâyla değiştirilebildiğini gördüğümüz bir çağda; maddeye sabitlenmiş yazıya ilişkin bu sözün daha binlerce yıl geçerli olacağı çok açık.

Evet. Söz alınır, verilir; tutulur, tutulmaz; değişir, yadsınır. Ama yazılı belge, en eski buluntuların MÖ 2560- 2550 arasında papirüs üstüne yazılmış firavun fermanları olduğunu düşünürsek, kalıcıdır.

Hele taş üstüne yazılmışsa dünya durdukça var olacaktır.

İL RODOS, İLÇE AMOS

Antik çağda Marmaris yöresi Rodos'a bağlı ve önemli yerleşkesi Amos'tu. Kenti Amos Birliği yönetiyor, kamu arazileri kutsal sayılıyor ve zaten otoriteyi de kutsal koruyucular sağlıyordu. Arkeolojik kazıların 1948'de başladığı Amos harabelerinde, yıllar içinde bir dizi taşa yazılmış kira sözleşmesi bulundu.

Kamusal alandan 50 yıllığına tarla, bağ ve arazi kiralayan tüzel kişilere yönelik sözleşmeleri Amos Birliği hazırlar, kutsal koruyucular denetlerdi. Kiracı adayı kefil gösterir, koruyucular inceler, onay sonrası yürürlüğe girerdi.

Kira tutarı yıllık ortalama 240 Drahmi'ydi, tek seferde ödenirdi. Geciken kiraya her ay 30 Drahmi faiz ekleniyordu. Kiracı ödeme yapmazsa mülkten çıkarılır, 20 bin Drahmi cezaya çarptırılırdı. Sözleşme, aynı zamanda araziye neyin ne kadar ekilip nereye dikileceğini de kapsardı. Kiracıya, kiraladığı arazide ev inşa izni, katı kurallara bağlıydı. Yapı boyutları içten 15x9 ayağı geçemez, ahşap altyapı ve çatının da belli bir tekniğe uyması gerekirdi.

GEMİ BALASTI AMOS YAZITI

2006 yılında, Fethiye'nin Şövalye Adası'nda eski Yunancanın Dor lehçesiyle yazılmış bir Amos sözleşmesi daha bulundu. Üçüncü yüzyıla ait taş yazıt, Ortaçağ'da tekne balastı olarak kullanılmış ve Amos kentinden Şövalye Adası'na dengelediği bir gemiyle taşınmıştı.

İki yüzü yazılı taş, altıncı Amos sözleşmesi olarak kayda geçti.

Sözleşmede standart koşulların yanı sıra toprağın verimliliğini gözetmeye yönelik maddeler vardı.

Kiralık arazinin 100 Drahmilik her parselinde kiracıya 800 asma ve 40 incir fidanı dikme zorunluluğu getiriliyor; fidanların dikim derinliği ve aralarındaki mesafe bile belirtiliyordu.

Kiracı sözleşme sonunda inşa ettiği binaları, çardakları, bağ sırıklarını kusursuz; üzüm bağı ve incirleri yaşar halde teslim etmekle yükümlüydü. Eksik her yapı için 1000 Drahmi, her ürün için beş yüzer Drahmi ceza ödeyecekti. Altı ay içinde ödemediği cezanın üstüne 10 bin Drahmi daha biniyordu.

Amos Birliği de yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren kiracıya gereken onayı geciktirir ya da vermezse tazminat ödemeyi kabul ediyordu.

Özetle Amos kira sözleşmeleri salt tarımı koruyup kollamaya yönelik bir düzenleme değil; Anadolu'da Helenistik dönemin ekonomi, hukuk, toplum ve yönetim yapısını birinci kaynaktan belgeleyen epigrafik bir dosya.

Teşekkürle Mine Kırıkkanat

Amos kenti hakkında bilinenler şöyledir.

Amos (Grekçe: ????), Muğla'nın Marmaris ilçesi bulunan, Helen ve Roma dönemine ait antik yerleşimdir.

Antik Amos harabelerine Kumlubük (Turunç) koyunun kuzeybatısından, dik sahilin güneyindeki Asarcık denilen tepeden ulaşmak mümkündür. Amos, bir tepe üstünde yer alan tiyatro, tapınak ve bazı heykel kaidelerden oluşur.

Amos'un çevresi aynı dönemden kalma bir surla çevrilidir. Rodos karşı yakasındaki üç tiyatrodan ikincisi olan Amos tiyatrosu bugün oldukça iyi durumdadır. Oturma yerleri, yan duvar ve sahne evinin üç odasını ayırt etmek mümkündür. İngiliz Arkeolog George Bean bölgede yaptığı kazılarda (1948) MÖ 200 civarına ait üç ayrı kira sözleşmesinin koşullarını ele alan dört yazıt parçasını ortaya çıkardı.

Yazıya Amos tiyatrosunun bir resmi eklenmiştir.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI