Çorum İlimizde 1968 yılında doğan, yaşamı boyunca zihinlerimizde iz bırakan sanat-senaryo-yönetmen olarak ünlenen sayın "Müfit Can SAÇINTI"; 2010-2012 yıllarında oynadığı meşhur TV dizisi "Çocuklar Duymasın"da, "Denizlili Mustafa Ali" karakteriyle ünlendi... Çoğumuza ters gelen düşüncelerinden sonra dizideki lâkabı da "Mandıra Filozofu"na çıktı... Kilolu yapısı, uzun ve dağınık saçları, çok sakin konuşması, sık sık annesi rolündeki bizim Muğlalı sanatçı 'Gülnihal Demir'den işittiği azarlar ve küçümsemelerle, izleyicilerin gönlünde taht kurdu!..
Dizideki rolü gereği; sürekli kitap okur, çalışmaz, parayı sevmez, saatlerle sınırlı kurulu düzene, insanların zengin olma hırslarına ve emekliliğe hep karşıdır!.. Sohbetlerinde hep şunları söyler: "...İnsanlar emekli olunca rahat olabilmek için bütün hayatı boyunca sürekli çalışmaktan harap oluyorlar, ben şimdi de çok rahatım, niye emekli olayım ki? Çalış çalış çalış, yiyeceğin bir kap yemek!.. Para kazanıp da ne kadar çok araba ve ev alırsan al, oturacağın ve bineceğin bir tane ev ile araba!.. Para desen, bankada bir miktar kâğıttan ibaret; dokunamazsın, sevemezsin, okşayamazsın, yiyemezsin, giyemezsin!.. Siz hiç parasını alıp da, sarılıp yatanları gördünüz mü!? Ya da, hiç emekli olan bir Kurda-Kuşa rastladınız mı?" deyince, herkes onun sözlerine şaşarken; sık sık annesi sözünü keser, itiraz eder, sonra da; "Buna lâf yetmez gardeş, aynı bubası öküz gibidir bu" der, sustururdu...
Ünlü Yönetmen ve Senarist Birol Güven, bu karakterin halk arasında ilgi gördüğünü düşünüp, 2014 yılında da, bizim Milas'ın 'Çökertme' yerleşkesinde, adı "Mandıra Filozofu" olan bir sinema filmi çekmeyi düşündü?.. Filmin başrollerini merhum Rasim Öztekin, Müfit Can Saçıntı, Kemal Kuruçay, Ayda Aksel, Begüm Öner ve Gülnihal Demir paylaştılar... Film çok tutuldu ve büyük hasılat yaparak sezonu kapattı, 'Mandıra Filozofu- Mustafa Ali' imajı zihinlere iyice kazındı, fikirleri de herkesçe tartışılır oldu...
Filmdeki çok zengin adam ve şımarık kadınlarının, çok küçümsedikleri 'Mustafa Ali'nin deniz kenarındaki küçücük yerini ve kulübesine göz dikerler, istedikleri parayı verip de, orayı büyük bir turistik tesise dönüştürmeyi düşünürler? Kafalarına göre imar planları bile çizerler, ama içinde küçük bir bahçesi olan, bir kayığı ve bir ineği olan Mandıra Filozofu'na ne kadar paralar teklif etseler de kabul ettiremezler!.. Mustafa Ali onlara; "Ben paraya karşıyım... Ben betonlaşmaya karşıyım... Ben saate karşıyım... Ben çalışmaya, emekliliğe, TV ve radyoya, her gün uyulması gereken kurulu düzene karşıyım, sizin burayı satın almanıza da karşıyım!.. Zati yılda kaç kez geliyorsunuz ki, gelin benim yerimde tatilinizi yapın, para-pul da istemez" diyordu...
Sonunda çok zengin 'Cavit Beyi' de kendine benzetip, eski-tüskü kıyafetlerle orada tek başına yaşamaya ikna ediyor, orada tıpkı 'Robinson Krozue' gibi yaşamasını sağlıyordu...
Şimdi bu film gerçek oldu biliyor musunuz? Dikkat ettiyseniz eğer, son günlerde sık sık ekranlara çıkarılan, Sosyal Medyada her gün görüşleri yayımlanan, daha 46 yaşındaki bir "Profesör Doktorumuz" ortaya çıktı... Sadeliği, giyimi, kuşamı; her konuda ileri sürdüğü fikirleri ile çok dikkat çekmeye başladı!.. Adı, "Prof. Dr. Oytun ERBAŞ..." Bütün okullarını çok iyi derecelerle bitirmiş, ama şimdilerde işsiz ve cebinde parası da yok!.. O da bütün programlarda evliliğe, çocuk yapmaya, zorunlu çalışmaya, paraya, iyi giyinmeye ve pahalı yemeklere karşı olduğunu söylüyor, kendisi de ne bulursa yediğini söylüyor!..
Ne dersiniz, ileride böylesi 'Mandıra Filozofları' çoğalır da, kurulu düzendeki çalışma temposu bir bozulursa, herkes böyle kaytarmaya başlarsa, bu ülkenin ve dünyanın geleceği sizce nasıl olur acaba? Şimdi buna da sizler biraz kafa yorun bakayım!.. Sakin KOŞAR...