ORMAN KÖYLÜLERİNİN İSYANI.. ORMANIN İŞÇİLİĞİNİ BİZ YAPIYORUZ,PARAYI BAŞKALARI KAZANIYOR!

ORMAN KÖYLÜLERİNİN İSYANI..

ORMANIN İŞÇİLİĞİNİ BİZ YAPIYORUZ,PARAYI BAŞKALARI KAZANIYOR!

Geçen hafta yolumuz Muğla Or-Koop Muğla Başkanlığı'na düştü.Epeydir çay davetine gidememiştim Ahmet başkanın.

Ahmet Çetiner Başkan gerek Muğla'da gerek Ankara'da kapı kapı dolaşıp kooperatif üyelerinin sorunlarını dile getirmek için çaba sarf ettiğinden bahsetti.

Aynı zamanda S.S Türkiye Ormancılık Kooperatifleri Merkez Birliği'nin Genel Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Ahmet başkana adeta bir dokun bin ah işit.

Temsil ettiği kitlenin çıkarlarını korumak elbette görevi, ancak siyasi iktidarın Muğla'daki temsilcileri ile bakanlık ve bakanlık bürokratları Ahmet başkanı ne kadar dinliyor ve ne kadar çözüme katkı sağlıyorlar, orası meçhul.

Türkiye'de ormanlar devlete ait olduğundan ormancılık çalışmalarında orman köylüleri ve kooperatifleri öncelikle işlendirilmektedir. 1970'li yıllarda orman köylerinde kurulmaya başlayan kooperatifler 1997 yılında OR-KOOP çatısı altında birleşerek günümüzde 30 Bölge Birliği, 2833 Kooperatif, 278.910 ortağı ile faaliyetini sürdürüyor.

ORMAN KÖYLÜSÜ HISIMDI, HASIM OLDU

Devlette geçmişte "Orman Köylüsü ile hasım değil, hısım olacağız" anlayışı ile uygulamalar hedeflenirken, günümüzde orman köylüsüne tanınan öncelik ve haklar göz ardı edilerek ormanlar bazı menfaat gruplarına ticari kazanç sağlayacak duruma getirilmiş.

Yasal  düzenlemeler,yönetmelikler ve tebliğlerle ormanların korunması, geliştirilmesi ve orman köylüsünün menfaatleri gözardı edilir oldu.

 Özellikle dikili ağaç satış uygulamasının orman idaresi için bazı kolaylıklar sağladığı görülse bile köylü ve kooperatiflerinin işlendirilmesi ortadan kaldırılarak işsiz kalmalarına neden oldu.

Mevcut uygulamada yaşanan usulsüzlükler, ormanların tahribi ve haksız kazanç sağlanmasına varan hukuki sorunlar Muğla ve Türkiye genelinde o yörede  yaşayan orman köylülerini kaygılandırıyor.

Bu nedenle iş gücünün olduğu yerlerde üretimin orman idaresince orman köylü ve kooperatiflerine yaptırılması niye düşünülmüyor,niye orman köylüleri cezalandırılıyor anlamak mümkün değil.

Orman köylüsü ve onların oluşturduğu kooperatifler vasıtasıyla yapılan üretim-taşıma işleri kanun gereği vahidi (birim) fiyatla yaptırılmakta ve bu fiyatların taban birim fiyatı her yıl genel müdürlükçe belirlenmektedir.

Günümüzde malum olan her geçen gün artan fiyatlara karşılık verilen fiyatlar başta akaryakıt, malzeme ve iş gücü olarak kısa süre sonra yetersiz kalmakta, yerine göre çalışan köylünün günlük emeğini dahi karşılayamaz olmaktadır. Bu konuları ilettiğinizde  ise orman idaresi tarafından adeta "yapamayacaksanız tüccara dikili ağaç olarak satarız diyerek"adeta tehditler edilmekte.

Halbuki orman köylüsü emeğinin karşılığını almaya ve geçimini sürdürmeye çalışmaktadır. Yani artık orman köylüsü hısım olarak görülmeyip hasım haline getirilmekte, liyakatsiz yöneticiler de bu akıntıya kürek çekmektedir.

Geçen yıllarda Muğla'nın %68 orman alanının yüzde sekizinin yanıp kül olduğu orman yangınlarından bizzat tanık olduğum bir şey vardı. menteşe ilçemizin Sungur köyünde çıkan yangını o bölgedeki orman köylüleri müdahale etmiş ve ellerinde tırmıklar odun motorları,su tankerleri ile birlikte bilinçli bir çalışma yürüterek yangının büyümesini önlemişlerdi. Hem yöreyi çok iyi bilmeleri hem de orman köylüsü olarak her türlü araç ve gerece sahip olmaları sayesinde orman bölge müdürlüğünün ve belediyenin ekipleri gelinceye kadar neredeyse tüm tedbirleri almışlar ve yangının büyümesini büyük ölçüde önlemişlerdi. yangının söndürülmesinde bu kadar fedakarlıkla ve bilinçli şekilde yangın söndüren orman köylüsü iş ticari faaliyetlere gelince maalesef dışlanıyor.

Yetmezmiş gibi çalışılan orman bölmelerinde ulaşım için yol, ormanda kalınacak sayvan için naylon vb. işlere orman idaresi yardım ederken şimdi yolların bakımını dahi kooperatifler kendi imkanları ile yapmaktadır.Sadece bunlar değil,eskiden beri almakta oldukları erken üretim primlerinin sürelerinin uzatımında bu hususlar dikkate alınmamakta her yıl sorun yaşanmaktadır.  

Son yıllarda yapılan yasal düzenlemelere gelince;

Orman köylüsü çalışanların mevcut durumda sosyal güvencesi olmadığından, emeklilik, sağlık, iş kazaları karşısında güvencesi bulunmamakta,son değişiklikle verilen sigorta prim desteği de çok yetersizdir.

DİKİLİ KESİM İLE ORMAN KÖYLÜSÜNÜN İŞİ ELİNDEN ALINDI

Ormandan dikili ağaç satışının özel sektöre açılması ile ormanların ticari amaçla tahribine ve sosyo- ekonomik birçok soruna yol açtığı gibi orman köylüsünün işi elinden alınarak menfaat gruplarının inisiyatifine bırakılmıştır.                                        

 Orman üretim işlerini düzenleyen tebliğ ile üretim-taşıma için verilecek birim fiyatlar yüksek enflasyona rağmen önceki yılların altında kalır hale gelmiştir.      

Kooperatiflerin yıllardır emval alma hakkı kaldırılarak yerine bu hakkını karşılamayan bedel verilmesi adeta kooperatifçiliğin engellenmesine dönüşmüştür.                                                                                    

Orman işlerinde çalışanlara sigorta prim desteği adı altında % 5 ödeme yapılması düzenlemesi tamamen göstermelik politik malzeme olarak kullanılmak üzere yapılmıştır.

Öngörülen ödeme yıllık ortalama 2500-3500 TL olabilecektir. Halbuki SGK Bağ-kur primi en düşük aylık olarak 6000 TL üzerinde olup verilecek destek yıllık primin onda biri bile olmamaktadır. Ayrıca bu destek için SGK'ya önceden ceza ve borcu olmaması şartı konularak adeta SGK tahsilatını sağlamaya dönük düzenleme olmuştur. Özel hayat sigortalarına bile devlet % 30 katkı verirken orman köylüsünün sosyal güvencesini sağlayacak katkı olmamaktadır. Halbuki kırsaldan kentlere göç eden gençlerin en önemli gerekçesi iş sahası ve sosyal güvenliğin kırsalda olmamasıdır. Kırsalda sürdürülebilir istihdam ve iş alanları için mutlaka sosyal güvenceyi sağlayacak göstermelik değil, gerçek düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.

Muğla'daki köylerin önemli bir bölümü ormana yakın bir şekilde konuşlanmış durumda. Dolayısıyla hem orman köylerinin ormanla hısım hale getirilmesi hem de yangınlara ilk müdahalede önemli işlevler üstlenmeleri nedeniyle siyasi iktidar orman köylülerini ve onların temsilcilerini dinlemek zorundalar. Bunun için öncelikle Or-Koop Başkanlığı'nın ve ilgili kooperatiflerin kapısını çalıp onları dinlemek zorundalar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI