BAŞLADIK YENİDEN

BAŞLADIK YENİDEN

                            Bahattin Uyar

         Bir süredir Gazetemize yazamaz oldum. Yazamaz değil yazdıklarımı gönderemez olmuştum. Yer değişikliği nedeniyle bilgisayar ortamından uzaklaştığım için, yazdıklarımı yaya gidip gazeteye ellerimle sunmam gerekirdi. Bulunduğum yer uzaktı. Yaya yürümeyi göze alamadım. Bir ay kadar  ara verdik Okuyucularımdan özür dilerim.

 Okuyucum varsa tabi… Kendisini herkesin okuduğunu, bundan dolayı kitaplarına yazılarına  övgüler düzüldüğünü , teşekkür mektupları  aldığını, iddia edecek yazarlar arasında değilim ben. Övündüğüm tek şey varsa  Türkçemizi iyi bilirim. Yazılarımı israrla okuyan birkaç okuyucumun bulunacağını  da her zaman düşünürüm.

Devrim Gazetemiz 27 Mayıs 1960’ın getirdiği özgürlük ortamı içinde, sanırım Eylül 1960’ta, çıkmaya başlamıştı. Muğla’da Atatürkçülerin bir gazete çıkarmaya başlaması, Buradan uzaklarda yaşayan beni , çok sevindirmişti.  Devrimin çıkmaya başladığı  tarihlerde Erzurum Ticaret Lisesindeki görevimden yaz tatiline gelmiştim. Devrim’i bir Grup CHP yönetisi çıkarıyordu. İl Başkanı Seyfi Sadi Pencap ve daha sonraki il başkanı Hasan Nuri Öncüer, Fevzi Özer ve Milletvekili Turan Şahin, kurulan şirketin pay sahipleri arasındaydı. 

Yaz tatilini geçirdiğim Yatağan-Şeref köyünde, eski İl Genel Meclisi üyesi  Merhum Necati Özlerle gece gündüz   köyümüzün kalkınmasına dair hayali  projeler kurardık :

Köyümüzde  bir kısım köylü, kuyulardan su alırdı, kuyular mikrop yuvasıydı. Bu nedenle her yıl birkaç tifo ve kolera veya barsak hastalığı çıkardı. “Ne olurdu devlet yardım etse, de dağdaki suyu getirsek, köylü  temiz su içse bu intani hastalıklar da son bulsa” …diye iç geçirirdik. Köyün mahallelerini birbirine  ve ilçe merkezine birleştiren yollar yapsak, sokaklara kaldırım taşı döşesek, köyün ekonomisini geliştirmek için yamaçlara zeytin fidanları diksek, köyde  süt inekçiliğini geliştirmek için devletin damızlık hayvan dağıtmasını sağlasak, hatta köyde halı dokumacılığını geliştirsek  ne iyi olurdu…Ne var ki bu sorunları kendi kendimize yineleyip durmanın bir anlamı yoktu. Köy içinde de bizden başka bu konuları düşünen yoktu. Köyün başında düşünen insan yoktu. Bizim projelerimizin uygulamaya girmesi için önce köylünün uyarılması ve DP.li muhtara ya söz geçirebilmesi ya da kendiliğinden istifasının sağlanması gerekiyordu. Muhtar ikinci yolu seçmişti. Muhtarın kendiliğinden çekilmesini bekledi. İnkılap    yönetimi Necati Özler’i muhtar yaptı. Köyün acıklı durumunu halkın kavraması gerekiyordu. Necati Özler, bunu yapacak güçteydi. Halkı aydınlatmak yolu seçildi. Duyurmak gerekirdi ki  devletin olanakları köye girsin. Duyurmak için ise yerel bir gazeteye gerek vardı. Yerel gazete ne ilçedede ne de ilde mevcuttu.. Olsaydı kalemi elimize alırdık, yazardık vs…

İşte tam bu sırada   Devrim gazetesi  çıkmaya başladı. Sağ olsun ön ayak olan kişiler. CHP’nin ileri gelen aydın insanları…Birleşip bir ortaklık kurmuşlar ve gazeteyi yayına sokmuşlardı.

          Merhum arkadaşım Necati Özler ile birlikte CHP il başkanı  Seyfi Sadi Pencap’ı ziyarete gittik. Kendisini merdivenlerden aşağı inerken yakaladık. Sanıyorum muayenehanesine gidiyordu. Niyetimizi anlattık vebenim  yazdığım bir yazıyı okuması için  kendisine verdim.  Ayaküstü okudu ve çok  beğendiğini söyledi..

Yazıyı bıraktık ve döndük. Sanıyorum 1960 yılının Ağustos  ayındaydık. İlk yazım orada çıktı. O gün bu gündür Devrim’de yazıyorum. Bir ara Alptekin Erim de İLK ADIM adlı bir gazete çıkarmaya başlamıştı. İlkadım el değiştirdikten sonra bir iki polemik yazısının dışında  tüm yazılarımı Devrim’de yazdım.

Yazın yaşamım böyle başlamadı elbet. Güzel Türkçemizden  ve  edebiyattan hoşlanmam, beni edebiyat öğretmenliğine kadar götürmüştü. Ama  ben yazma işine köy sağlık memurluğumdan beri sürdürüyordum. İlk yazılarımı Ege Bölgesi Köy Öğretmenleri  Derneği’nin çıkardığı GAYRET dergisi yayımlamıştı. Bu dergi Ege Bölgesi Köy Öğretmenleri’nin dergisiydi. Ama ben köye enstitüsünde yetişmiş bir sağlık memuru  olarak için, dergiye daha sıcak bakıyor ve yazdıklarımı oraya gönderiyordum.Bir süre sonra sağlık memurluğundan da vaz geçtim. Önce ilkokul öğretmeni sınavlarını kazandım.Bir yıl ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra. Balıkesir Necati Eğitim  Enstitüsü’ne yatılı öğrenci oldum.Burayı bitirince Erzurum’a atandım.  Balıkesir  ve  Erzurum gazetelerinde, yazdım. Sonra askere alınarak Kilis’e gönderildim. Oralarda da sesimizi az çok duyurmaya çalıştık. Bu arada Türk Dili, İmece,  Gayret, Öğretmen Dünyası, Beşkaza, gibi dergiler de de yazdım. Emekli olacağım sıralarda birikimlerimle kitap yazmaya karar vedim. İlk kitabım “Tarımda Bozuk Düzen”de ülkemizdeki tütün sömürüsünü anlatmaya çalıştım. Yazı yazdığım çoğu gazetelerde okuyuculardan olumlu işaretler aldığımı söyleyebilirim. Basılmış 5 kitabım  var: Tarımda Bozuk Düzen(1977)Ansiklopedik Türk Dili ve Edebiyatı Sözlüğü,(1995) Tonguç’un Eğitmenleri (2000), 17 Nisan Türküleri( şiirler 2002) ,Yitik Harmandan Son Taneler (2014)kitaplarımın okunmuş olması beni kıvandırdı. Yazma zevkimi  attırmıştı. Devam ettim.

Bunları niçin yazıyorum: Muğlamızın saygın gazetelerinden Devrim’de ve Yurdumuzun diğer yerlerindeki basında  70 yıldır kalem oynatan birinin özgeçmişine  ait bilgilere sahip olması da her okuyucu için gereklidir.Uzun süre yazma işinden uzak kalamayacağımı düşünerek yeni aldığım bilgisayarın başına oturdum. İşte yazmaya  başladım yeniden. Yazdıklarımdan iki ödül aldım. Ama ben ödül meraklısı değilim. Büyük şehirlerde bu tür yarışmalara katılmak kolay oluyor. Muğlamız bir kenar şehri.Böyle yarışmalar düzenlenemiyor.Yaazmaya Devrim’de yazmak zevk veriyor bana. Eski dostum Hüsnü Türkeş’in oğlu Ünal Türkeş’i lise öğrenciliğinden beri tanırım Üniversite öğrenimi için İstanbul’a gitti iki kitap yazarak döndü.Sonra Devrim gazetesine sahip  oldu. Muğla’ya hizmet veriyor. Kitaplarını Muğla Atatürk Kültür merkezinde açılacak  kitaplığa bağışladı. Devrim de gelişerek hizmetini sürdürüyor. Bir Muğlalı olarak Muğlamıza karınca kaderince hizmet vermeye çalışıyoruz. Herkesi yeniden saygıyla selamlarım.

Aldığım Ödüller: Edebi yarışmalara fazla  katılamadım. Aldığım Ödüller de sınırlıdır.

 1-Pulur Köy Enstitüsü-İnceleme  ( Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vak) 2-Yitik Harmandan Son Taneler  (Köy Ensttitülü Yazarlar Ansiklopedisi) ( Muğla Gazeteciler Cemiyeti  Feridun Osman Menteşeoğlu Ödülü)

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
         GİDİYORUZ BİRER BİRER (2) haberi

GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)

 
GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)
ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM haberi

ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM

ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM   ...
ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM
BAŞLADIK YENİDEN haberi

BAŞLADIK YENİDEN

BAŞLADIK YENİDEN
BAŞLADIK YENİDEN
HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ haberi

HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ

                        HAMAM BÖCEĞİ TÜ ...
HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ
Diktatörlerin ayak izlerinden notlar: haberi

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:
Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:
  HAMAM BÖCEKLERİ haberi

HAMAM BÖCEKLERİ

  HAMAM BÖCEKLERİ
HAMAM BÖCEKLERİ
Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu: haberi

Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:

Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:
Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:
EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK haberi

EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK

EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK
EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK
BİR MUĞLA UZMANI haberi

BİR MUĞLA UZMANI

BİR MUĞLA UZMANI                           ...
BİR MUĞLA UZMANI