Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:

        1-  KENDİ PARLAMENTOSUNU  YAKAN DİKTATÖR

            Diktatörlerin  tek amaçları tek adam olmak ve tek başına faşist bir diktatörlük kurmaktır. Bu  amaçlarına ulaşmak için meşru ya da meşru olmayan yolları denemekten  çekinmezler. Tarihin kaydettiği diktatörlerin en ünlüleri arasına Öncelikle Sezar ve büyük İskender girer . Ne var ki bu kişiler ilk çağların diktatörleridir. Bugünün ölçüleriyle onları yargılamamak gerekir. O nedenle bizim incelediğimiz diktatörler,  yeni ve yakınçağın diktatörleri olmuştur. Bunların içinde Almanya Führer’i Adolf Hitler kadar zalim ve otoriter olanı çıkmamıştır. Bunun hemen arkasından İtalyan  Mussolini, İspanyol Franko Arjantinli Peron gelebilir.

 Bu yazıda Adolf Hitler’in Diktatör oluncaya kadar  geçtiği yolları, ya da izlediği yöntemleri ve sonraki  icraatını merak edenlere yararlı olmak ümidiyle bu yazıyı hazırlamış bulunuyoruz. Zaman zaman öteki diktatörlerin ayak izlerini inceleyeceğiz.

“Bu yazı kimlere yararlı olabilir?” Diyeceklere    küçük birkaç  ip ucu vermek istiyorum: Birinci yararı, tesadüfen her hangi bir devletin başına geçmiş olan biri, Hitler’in yolundan gitmeye karar vermişse, hatasını anlayarak bu kararından vaz geçebilir. Faşizme meraklı, tek adam olma heveslisi  bu tip kişilerin,  oy sandığının başında biriken kimselere özel baskılar  uygulaması önlenebilir. Oy pusulalarına işaret koymak, kabinlere seçmenin yanına adam koymak, oylarını açık açık ,göstere göstere verilmesini emretmek gibi hususların ahlak dışı olduğunu kavramak bilincini geliştirmek vb… 

Yukarıda açıkladığım nedenlerle “Diktatörlerin Ayak İzleri’ni” inceleme kararı aldım. İşe Hitler’den başlamak isteyişimin    nedeni, Yeniçağ diktatörlerinin  en ünlüsünün  Hitler olmasıdır.

Hitler, 1.Dünya Savaşının yani  Türk-Alman yenilgisinin üstüne oturmuş biridir. Yenilgiyi sermaye yapmıştır. Alman halkının üstüne oturmak için savaşın acı sonucunu araç olarak kullanmıştır,  desek yanlış olmaz.

 Bilindiği gibi !.Dünya Savaşı’nda  savaşanların  bir tarafını Almanya- Osmanlı İmparatorluğu -  Bulgaristan, diğer tarafını  Rusya -Fransa - İngiltere’nin teşkil etmiştir. Bu savaş, ilk grubun  yenilgisiyle bitmiştir. 1 .Dünya Savaşında  yenilgiyi hazmedemeyen muhafazakâr, ırkçı milliyetçi  Almanlar, yenilginin, Yahudi kalleşliğinin eseri  olduğunu, Alman milletinin bu yenilgiyi asla hak etmediğini, ve kabul  etmeyeceğini, çok çalışıp   yeniden  güçlenerek  Yahudiler ve komünistlerle  savaşmak ve onlara haddini bildirmek  gerektiğini  öne sürmeye başlamışlardır.

1.Dünya savaşı yenilgisi, Almanya’yı büyük bir istikrarsızlık içine sokmuştur.1929 da Avrupa’da başlayan iktisadi bunalım Almanya’yı da etkilemiştir. Hisse senetleri  çok düşmüş, borsalar çökmüş, işsizlik, yoksulluk ,açlık, sefalet,  felaket haline gelmiştir. Enflasyon çok ileri boyutta artmıştır. Siyasal çatışmalar, sınıfsal kavgalar ,grevler, normal olaylar haline gelmiştir.Bu etkenler Almanya’da  siyasi dengesizliği iyice arttırmıştır. Sık sık  hükümet bunalımları doğmakta ve hükmetler yıkılıp yenisi kurulmaktadır. Bu sırada  tutucu , ırkçı ,milliyetçi çevreler Yahudi düşmanlığını  körükledikleri için  1929 ekonomik  bunalımı, daha şiddetli olarak sürmektedir. Siyasi partiler sayısal olarak artmaktadır. Bunlara, 5 Ocak 1919’da 6 kişiyle kurulan ırkçı milliyetçi ve sosyalist bir parti (katılmıştır. Bu partinin kuruluşunda Hitler yoktur. Hitler, bu partiye sonradan katılmıştır. Hatta Hitler sosyalist bir askerdir.  Alman ordusu Hitlere Yeni kurulan parti ( Milliyetçi Sosyalist İşçi Partisi ) hakkında bilgi toplama görevi verir. Bu görevi yaparken Alman işçi Sosyalit Partisinin tüzüğünü inceler, beğenir ve ilk üye olur. Böylece  Muhbirlik görevini askıya alır. Parti yönetimine düşünsel  katkılar vermeye başlar. Partiyi kuran iki liderden birisi olan Kar Harrier,  Hitler’i   “megoloman” bularak parti başkanlığından çekilir. Yerine Drexler geçer. “Alman Milliyetçi Sosyalist İşçi Partisi (NASDAK) Hitler’in  aktif çabalarıyla büyümeye başlarsa da çabaları yeterli değildir .Partinin büyümesi için programının değiştirilmesine gerek duyulur.  1920’de  yeni program ilan edilir. Hitler,  Parti Başkanlığına getirilir. Partiyi  yeni bir düzene sokar. Giderek Partinin siyasal gücüne, silahlı güç katmaya da  karar vererek  SA timleri ve SS birlikleri kurar. Böylece  Partinin  vurucu güce de sahip olmasını sağlar. Bunlarla yetinmeyerek daha  etkili ve daha etkin  gruplar oluşturur :  Hitler Gençliği, Milliyetçi Sosyalist Alman Öğrenci Birliği, Alman Kızlar Birliği, Milliyetçi Sosyalist Kadınlar Birliği , Gestapo Teşkilatı, Alman Emek Cephesi, Milliyetçi Sosyalist Sürücüler Kolordusu …gibi.

2- SİLAHLANAN PARTİ   (SA  Timleri ve SS. Birlikleri ):

Bu güçlerin özel üniformaları da vardır. SA’ denilen birlikler, saldırı güçleridir. SS’ler ise partinin koruma ve savunma  gücünü oluşturan bir tür polis görevindedirler. Milliytçi sosyalist İşçi Partisi( NASDAP) Almanyan’ın tüm  idari birimlerinde teşkilatlanarak 1924  genel seçimlerinekatılır. Bu seçimleri  1.918.000 oy alarak 32 milletvekiliyle bitirdi. Bu örgütlü çalışma Hitleri göreceli bir başarıya ulaştırmış olsa da başarı  uzun sürmedi.1924 yılının Mayıs ayında aldığı oylar 7 ay sonraki (Aralık7.de oylar yarı yarıya düştü. Milletvekili sayısı 14’e geriledi.1928 seçimlerinde Milletvekili sayısı  12’de kaldı. 1930 seçiminde bir sıçrama daha yapan Hitler oylarını 6,5 milyona yaklaştırdı. Hitler’in ülke çapında yoğun propagandası  ve yüksek hitabet gücü 1932 seçimlerinde oylarını 13 milyon 700 bin’e , milletvekili sayısını ise  230’a   çıkarmıştı.  Ne var ki bu sayı iktidar olmasına yetmiyordu.

 Üstelik komünistler ve  sosyal demokratlar oylarını daha da arttırarak  tehlike  işareti vermeye başlamışlardı. O sırada  Rusya’da   baş gösteren ”Sovyet  ihtilali hazırlıkları olasılığı” da Cumhurbaşkanı Hindenburg’u  korkutuyordu. Hindenburg Sol tehlikeyi savuşturmak için,  , Katolik merkez partisi ile bir karma hükümet kurmasını tavsiye ederek Hitlere kabineyi kurma  görevi verdi. Hitler,  önceleri bu koalisyona rıza göstermiş gibi davransa da   görev aldıktan sonra koalisyondan vazgeçip  tek başına bir azınlık hükümeti kurdu. (30 Ocak 1933).

Yarın:

3-Nazi Treni Raydan Nasıl çıktı ? : (Şarlatanlık ve Çılgın saldırılar)

 Artık Hitler, Almanya’nın devlet gücünü  eline almıştı.. Fakat toplumdaki karışıklıklar  bitmek bilmiyordu. Grevler, boykotlar, iç kavgalar sürerken  5 Mart seçimleri de kapıya dayanmıştı. Hitler, tek başına iktidara gelebilmek için propaganda etkinliklerini olanca gücüyle arttırıyordu. Seçim konuşmalarında muhalefete ağır hücumlarda bulunuyor, çirkin  suçlamalarda ve  hakaretlerde bulunuyordu. Genel seçimlere bir ay kala, ele geçmiş  iktidar gücünü kaybetmektense  iktidarın gücünü kullanıp  tek başına devleti ele geçirmeye çalışıyordu. Bir yandan  ,komünistleri, sosyalistleri küfürlü sözlerle  lanetlerken, sol muhalefetin iç savaş çıkaracağından söz ederek  bir  yandan “zamanımız yok hemen bastırmalıyız” derken diğer yandan  silahlı timlerini muhaliflerin üstüne salıyordu.

3-RAYŞTAG    KUNDAKLANIYOR : Seçimlere bir hafta varken Hitler,  hiç beklenmedik bir  kurnazlığa baş vurdu. . Alman Milli Meclisini( (Rayştag)  kundaklattı. (27 Şubat 1933)

Hitler yanan meclisin önüne gelerek hemen bir demeç verdi : “İç ve dış düşmanlar,  ve onlarla  birlik olanlar, meclisi yaktılar!” Artık bunlara acımak yok. Kim yolumuza çıkarsa kafasını keseceğiz.” Demeye başladı.

Ve hemen o gün hazırladığı yangın kararnamesini ,Cumhurbaşkanı  Hindenburg’a  imzalattı. Buna KHK d ense daha doğru olur. Kararnamenin maddeleri şöyleydi:

1-Yürürlükteki  Anayasa ve, pratikteki  demokrasinin bütün kuralları kaldırılmıştır.

2-  Alman hukuk sistemi değiştirilmiştir. Özellikle Yargıçların dokunulmazlıkları kaldırılmıştır. Nazi (Alman Sosyalist Milliyetçi İşçi Partiisi) karşıtı olan tüm yargıçlar görevden alınmıştır. 3-Polise, neden göstermeksizin,  göz altına alma  ve yargıya da  sanığı  hukuki yardımdan muaf tutma  hakkı verilmiştir.4-181 Komünist milletvekili ve komünist Partisi başkanı tutuklanmıştır. 5-Sosyal Demokrat ve komünist tüm ilerici gazete ve dergiler kapatılmıştır. 6- Muhalefet partilerinin  seçim çalışmaları yasaklanmıştır.7.-Muhalefet partilerinin 14 günlük afiş asma süresi kaldırılmıştır. 8-100 bin kadar komünist  ve sosyal Demokrat Parti  üyesi  ve taraftar basın kuruluşu mensupları tutuklanmıştır. 9-Üniversitelerdeki  Nazi karşıtı tüm  bilim adamlarının diplomaları iptal edilmiştir.

Bu kararnameye aşağıdaki maddelerinin   de  eklenmesine öncelik verilmiştir.10- Nazi toplama kampları kurulmaya başlanmıştır.

11-Berlin’deki tüm komünistle, evlerinden toplanmıştır.8- Komünist ve sosyalistlere karşı CADI AVI başlatılmıştır.

Tam bu sırada Cumhurbaşkanı Hindenburg ölmüş ve Hitler tek adam olara kalmıştır. Bu fırsatı kaçırmak cumhurbaşkanlığına aday olmuş, ittifak sayılacak bir oyla seçilmişve  tek başına kanun gücünde kararname (KHK) çıkarma yetkisini meclisten geçirmiştir..

4- SON SEÇİMLER VE HİTLER .5 Mart 1933 SEÇİMLERİ :Yangından 4 gün sonra seçimlere daha bir hafta  varken Hitler , hükümeti tek başına kurmuştur bile.          

 Yukarıda anlatıldığı üzere   yangını bahane  ederek  olağanüstü yetkileri tekbaşına yüklenen Hitler, Artık önlenemez bir tek adam haline gelmiştir. Bu yetkilere dayanarak  Partisine karşı olan sanatçıları, yazarları, şairleri ,tiyatro sanatçılarını opera sanatçılarının ,müzikçileri, ressamları  kültür adamlarını  “”Alman Halkının  Düşmanı” ilan etti. Sanat eserlerini toplattırıp yaktırdı. Kısa zamanda Almanya’da tam bir korku reijmi kurdu. Tüm okulları NAZİ ülküsüyle , Yahudi düşmanlığı düşüncesi etrafında örgütledi. Alman ırkçılığını körükleyip ateşledi. On binlerce,  yüzbinlerce insanı  baskı ile  bir araya getiren (katılımı zorunlu)  büyük mitingler düzenledi.  9-10 kasım 1938 gecesi    Almanya’da Yahudilere ait tüm işyerleri, sinegoglar, evler ateşe verildi. Yaklaşık 10.000 Yahudi erkeği, yakalanıp “Toplama Kampına” sürüldü.

   5-HİTLER ‘İN GÜCÜ BİR ANDA YURT DIŞINA  PATLIYOR:

Nihayet 1 Eylül 1939 günü Polonya’ya saldırarak Danzig limanını işgal etti. Bu tarih 2.Dünya Savaşının başlangıcı oldu. Aradan 6 yıla yakın bir süre,  bütün dünyanın kana bulanmasıyla geçti. Ve 8 Mayıs 1945 günü Hitler Almanyası  ,  galip devletlere teslim oldu. Hitler  teslim olmayıp önce karısını sonra kendisini öldürdü.

    Hitler örneğinde olduğu gibi, diktatörlerin  “Tek Adam” olmasını sağlayacak  bir umulmadık bahaneye  dayanması gerekir. Bütün diktatörler

Bahaneleri kendileri icat ederler. Almanya’da yangın sorunu, italya’da Habeşistan sorunu gibi.  böyle büyük kitlelerde aşırı heyecan yaratacak hadiseleri kendileri bile çıkarabilirler. Örneğin Hitler’in , Alman Milli Meclisini bizzat yaktırırken  dayanmayı  düşündüğü olay, bu yangın olayıdır. Meclisin yakılmasını  bahane ederek kanun  gücünde kararnameler çıkarma yetkisi elde etmiştir. Böylece   ülkeye tek başına el koymuş, despot bir   yönetim kurmuştur.

Hitler, bütün dünya için kötü örnek olmuş ve dikta rejimlerinin yayılmasına yol açmıştır. Tarihte “TEK ADAM rolü üstlenen bütün yöneticiler Hitler’in demokrasi dışı  uygulamalarından örnek almıştır” Bütün diktatör bozuntuları önce demokrasinin hoşgörülü  kurallarından yararlanıp sonra  demokrasiyi tasfiye ederek otoriter bir yönetim kurmaktadırlar. Dileriz ki Türkiye bu örnekten yararlanma yolunu seçmez. Hitler’in uygulamaları ,AKP iktidarının  birçok  uygulamalarıyla  benzeşir görünmektedir. Bu   benzeşme ileri aşamalara ulaşırsa Faşist Hitler rejiminin zamanla  kopya edileceği kanısı halkta yaygınlaşabilir. Böyle bir  davranış, Türk halkını belirsiz maceralara sürükleyebilir.  

    Meclis kararına dayanmayan ve “Tek Adam” ın  kararlarıyla  kabul edilen yasaların, demokrasiyle bağdaşması elbette imkansızdır. hale gelecektir. Hak hukuk adalet kalkar. Daha doğrusu rejim demokrasi dışına düşmüş olabilir. İşte o zaman taban,  er geç tepeye tırmanıp, hesap sorabilir.

Bir ülkede yöneticilere DİKTATÖR denmeye başlandı mı artık her şey bitmiş demektir. Tüm diktatörlüklerin son anı bu andır. Herkes eteğindeki taşı dökeceği yerde diktatöre fırlatabilir. Fırlatabilir deği, fırlatır. Artık bundan sonrasını kimse kestiremez. Kimse kimsenin gözünün yaşına bakmaz. Dillerde  sadece şu atasözü dolaşmaktadır:

 Kendi Düşen ağlamaz.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
         GİDİYORUZ BİRER BİRER (2) haberi

GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)

 
GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)
ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM haberi

ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM

ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM   ...
ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM
BAŞLADIK YENİDEN haberi

BAŞLADIK YENİDEN

BAŞLADIK YENİDEN
BAŞLADIK YENİDEN
HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ haberi

HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ

                        HAMAM BÖCEĞİ TÜ ...
HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ
Diktatörlerin ayak izlerinden notlar: haberi

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:
Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:
  HAMAM BÖCEKLERİ haberi

HAMAM BÖCEKLERİ

  HAMAM BÖCEKLERİ
HAMAM BÖCEKLERİ
Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu: haberi

Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:

Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:
Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:
EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK haberi

EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK

EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK
EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK
BİR MUĞLA UZMANI haberi

BİR MUĞLA UZMANI

BİR MUĞLA UZMANI                           ...
BİR MUĞLA UZMANI