Pazardaki Gıda Maddeleri Denetlensin Artık !?

  Pazardaki Gıda Maddeleri Denetlensin Artık !?

İçinde yaşadığımız bu bölge, Yüce Tanrı’nın biz insanlara bağışladığı dünyanın en güzel, en yaşanası yerlerinden biridir!.. Meyve, sebze, balık, hayvan ve hayvansal besinler çeşidi bakımından çok zengin bir yöredeyiz… Bu sebeple, bizlerin yiyecek ve giyeceklerinin satıldığı semt pazarları, tarihin M.Ö. 3.000 yıllarına dayanır… Bunun en güzel örneği de, tarihi Stratonikeia ve Lagina kalıntılarındaki “Pazar Fiyatları Listeleri”dir… Daha o yıllarda pazarda satılan her şeyin fiyatları, yönetim tarafından duvarlara kazınmış, halkın ekonomik olarak korunması sağlanmıştır!..

Bugün de semt pazarlarımıza çıktığınızda, hemen hemen her şeyin oralarda satıldığını görürsünüz… Sebzeden meyveye, kuru baklagillerden –başta zeytinyağı olmak üzere- her çeşit yağ ürünlerine, deniz balığından çiftlik balıklarına, pekmezinden balına, sucuğundan salamına, süpürgesinden çay çeşitlerine, giyim-kuşam çeşitlerinden çamaşır mandalı ve don lâstiğine, peynir-salça çeşitlerinden her türlü turşusuna kadar hepsi pazarlarımızda mevcut!..

Peki, binlerce yıl önce duvarlara kazınan fiyatlar herkesçe bilinirken, bugünlerde bunlar belli mi? Zaman zaman Belediyelerin uyarılarıyla, satılan ürünlerin üzerine fiyat etiketleri atılıyor, biraz denetim boşluğu olduğunda ise, koca pazarda bir tek fiyat etiketine bile rastlayamıyoruz!..

Peki, pazarlarımızda gıda güvenliği var mı? Bu soruya “EVET VAR!” diyebilmeyi çok isterdik, ama maalesef yok!..

Sizler, son yıllarda pazarlardan aldığınız tereyağlarından, köy yumurtalarından, kilosu 20 TL’den satılan “deve sucuğu” diye aldığınız sucuk görünümlü patates torbalarından, zeytinyağlarından filân memnun musunuz?

Bırakın esnafları da, köylü satıcılarımız da maşallah çağ atlamışlar, kendilerini bir güzel yenilemişler (!..) Büyük marketlerden tanesini 30 Kuruşa aldıkları çiftlik yumurtalarını -çok afedersiniz- kümeslerindeki tavuk boklarına bulayarak, “Köy Yumurtası” diye bize pazarda 60 Kuruşa kakalamaya başladılar… Eve götürüp de yıkadığınızda, altından kırmızı veya mavi renkteki çiftliğin adı yumurtanın kabuğunda ortaya çıkıveriyor!.. Alın size oturduğunuz yerde ‘yüzde/yüzlük’ köylü kazığı!..

Gerçek tereyağının kilosu 25 TL değil mi? Uyanık köylümüz marketlere gidip, kilosu 10 liradan ucuzluk margarin yağlarını alıyor, kendi tereyağıyla karıştırıyor, bize “Köy Tereyağı” diye kakalıyor… Kilo başına, havadan 15 lira da oradan kazıklıyor!.. Nerede o eski tereyağlarının görüntüsü, lezzeti ve kokusu!?

Ya, zeytinyağı vurgununa ne diyelim? Zamanında zeytinyağı fabrikalarında sıkılan “dip zeytini” yağını 7-8 liradan alıyor, aynı fiyatlarda aldığı Ayçiçek yağları ile karıştırıyor, pazara getirip, üçer-beşer litrelik plastik kaplarda, (kilosunu değil) litresini 15 TL’den olmak üzere, bilmem ne köyünün zeytinyağı diye satıyor, “yüzde/ yüz” bundan da kâr ediyorlar… Alın bunların numunelerini de, bir araştırınız bakayım neler çıkacak?

Daha geçenlerde sordum, İncirliova’da deve eti 42 TL’den satılıyor… Bizim pazara gelen deve sucuğu satıcıları, kilosu 20-25 TL’den deve sucuğu satıyorlar… Yahu, etinin kilo fiyatının yarısı kadar fiyattan sucuk satılır mı? Bunlar pazara “KÂR” etmek için mi geliyorlar, yoksa millete “Hayır-Hasenat” etmek için mi geliyorlar!?

Yeter ama yahu, Allahaşkına bunların sıkı denetimleri “Gıda ve Sağlık Ekipleri” tarafından yapılsın artık!.. Hileli ve sağlığa zararlı ürünleri satanlar, yasalarımızdaki layık oldukları cezalara çarptırılsınlar!.. İlçemiz yetkilileri önlem almazlarsa eğer, önümüzdeki günlerde bu konuyu İlimiz yetkililerine bizzat kendim taşıyacağım!.. Daha ne kadar aldatılmaya, soyulmaya devam edeceğiz ki!?          Sakin KOŞAR…

YAZARIN DİĞER YAZILARI
   Devrim Gazetesi Ailesi Öksüz Kaldı... haberi

Devrim Gazetesi Ailesi Öksüz Kaldı...

  Devrim Gazetesi Ailesi Öksüz Kaldı...
Devrim Gazetesi Ailesi Öksüz Kaldı...
    Üreticilere İthalat Darbesi !.. haberi

Üreticilere İthalat Darbesi !..