"Değişime Değil, 'YENİLENMEYE' İhtiyacımız Var (mış) !?"

 

"Değişime  Değil,  'YENİLENMEYE'  İhtiyacımız Var (mış) !?"

Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk'e 14 Temmuz günü bir röportaj veren CHP Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu aynen; "CHP'nin değişime değil, bir 'Yenilenmeye' ihtiyacı var!.. CHP'de neyi değiştireceksiniz ki; zaten kurucumuz Atatürk'ün belirlediği ilkeler doğrultusunda gideceği yer bellidir, ama günün koşullarına uygun yenilikler yapmalıyız, Tüzüğümüzde ve Örgütlerimizde yaptığımız yenileşmelerle biz de buna gayret ediyoruz!.." demiş.

Siz bu sözlerinden ne anladınız bakayım? 'Değişim' isteyenler CHP'nin Tüzüğünden, belirlenmiş amaçlarından ayrı hareket edilmesini istemiyorlar ki; 13 yıllık görevde tam 12 seçimi kaybetmiş olan siz ve yönetiminizdeki o köhneleşmiş kadroların 'değişmesini' istiyorlar!.. Bunu hâlâ anlayamadınız mı, yoksa işinize gelmediği için 'anlamazlıktan' mı geliyorsunuz!? Şimdiye kadar siyasi rakiplerinizi hep 'yasaların arkasından dolanmakla' defalarca suçladınız, şimdi bu sözlerinizle de, aynı şeyi siz yapmaya başladınız!..

Konuşmanın bir yerinde de, önümüzdeki Yerel Seçimlerde bütün adayların yine Genel Merkezden belirleneceğinin sinyallerini veriyor ve diyordu ki; "Çoğu yerde bir ön çalışma yapılacak, o adayla ilgili arkadaşlarımız geniş araştırmalar yapacak, kazanacağı kesin olanlar adayımız olabilecek" filân diyorsunuz!.. Anlaşıldı ki, bu Genel Merkez hiç değişmeyecek, yine üyelerle 'Resmi Önseçim' yapmayacak!.. Halbuki biz kendisinden beklerdik ki, en demokratik yöntem olan; "Bütün adaylarımızı 'Üyelerimizle ve Resmi Ön Seçimle' belirleyeceğiz" demesini boşuna bekledik!.. Hiç bunlardan böyle bir açıklama gelir miydi? Ve bu kafayla 31 Mart 2024 seçimlerinde başarı sağlanabilir mi? Bence hayır!..

Bugüne kadar Atatürk'ün belirlediği '6 İlkeden' hangisine uydunuz ki!? CHP, sosyaldemokrat fabrika ayarlarından yıllardır saptı-saptırıldı!.. Üç-beş oy daha fazla alabilmek uğruna, muhafazakâr sağcı ve milliyetçi partilere ödün üstüne ödün verildi, elde var 'Sıfır' ve işte partiyi getirdiğiniz son nokta da şu: Koskoca CHP'nin Meclis'te sadece '130 Milletvekili' var, bu başarılarınızla (!) gurur duymaya devam ediniz, olur mu!?

İYİ Parti Lideri sayın Meral Akşener, son Kongrelerinde ne demişti: "Benim en büyük pişmanlığım, CHP'den 15 Milletvekili istemem oldu, bunun diyetini onlara ödeyemedik gitti!.." demişti değil mi? '6'lı Masa'nın dağıldığını da ilk onlar söylemişti değil mi? Kongrelerine siz dahil, hiçbir partiyi davet etmemişlerdi değil mi? Bu söylenenler-yapılanlar orta yerde dururken, sayın Kılıçdaroğlu'nun kalkıp da yine İYİ Parti'yi ziyaret etmesine, orada onu Genel Başkan sayın Akşener değil de, ilk defa yardımcılarının karşılamasına ne buyurulur? Kendinizi el-âleme bu kadar 'paspas' ettirmenize ne gerek vardı sanki!? Bir koltuk uğruna, bir makam uğruna, Atatürk'ün partisini ne hallere düşürdüğünüzün ayartına bir türlü varamıyorsunuz değil mi? Bizim gibi bu partiden hiçbir çıkar-menfaat beklemeyen üyeler, işte bu sebeplerle sizin-yönetiminizin derhal değişmesi gerektiğini, işte bunun için istiyoruz ya!? Bunu daha başka nasıl söyleyelim-anlatalım bilemiyoruz ki!?

Sadece siz değil, iktidarıyla-muhalefetiyle, artık bu aziz halkımız her gün Âşık Mahzunî'nin eseri olan ve sanatçımız Yusuf Benli'nin çok güzel söylediği; "Uyan Halkım, Halkım Uyan!" türküsünü defalarca dinleyip, ilk seçimlerde gereğini buna göre yapmalıdır!.. Merak etmeyiniz, biz Emeklilere son atılan kazıktan sonra, zati bizler de sizi asla yalnız bırakmayacağız, yakında göreceksiniz!..

Bugünkü öfkeli yazımızı Orhan Veli'nin 'Festival' şiiriyle bitirelim bari:

"Ekmek karnesi tamam ya/ Kömür beyannamesi de verilmiş/ Düşünme artık parasızlığı/ Düşünme yapacağın yapıyı/ El tutar, ömür yeter/ Yarına Allah kerim/ Dayan hovarda gönlüm, dayan!.."                                Sakin KOŞAR.

YAZARIN DİĞER YAZILARI