"EYY BENİM SAMANI BOL, DANESİ KIT HALKIM !?"

Bu ülkenin kurtarıcısı ve kurucusu olan Ulu Önderimiz Atatürk ve silâh arkadaşları, 09 Eylül 1923'te "Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)" ni, 29 Ekim 1923 yılında laik ve bir hukuk devleti olarak  "Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti" ni kurup, bu emanetlerini biz Türk halkına miras bıraktılar!.. 101 yıldır da bu topraklar üzerinde yaşıyor ve çoğalıyoruz!.. Benim ailem de kuruldukları günden beri, tam 'Dört Nesildir' bu ülkenin vatandaşı ve bu partinin üyeleridir!..

Ülkemizin kurucu partisi olan CHP, 1950 yılından beri tek başına hiç iktidara gelemedi, getirilemedi!.. 1952 yılında 'NATO'ya girdiğimiz tarihten beri, iktidara gelen Sağ Partiler Amerikan telkinlerine aldanarak, ne kendi sanayimizi, ne kendi uçak ve araçlarımızı yapan fabrikalarımızı, ne kendi gemilerimizi yaptık!.. Güya müttefikimiz ABD, 'II. Dünya Savaşı'ndan kalma, hantal ve oluk gibi petrol yakan Cemseleri, uçakları, modası geçmiş silâhları bize kakaladı; elin oğlu hızla teknolojide gelişirken, biz ise yeni bir 'Duraklama Dönemine' ve hatta 'Gerileme Dönemi'ne sokulduk!.. Onların güdümünde kaç defa 'Askeri Darbeler' ve 'Muhtıralar' yaşadık... Bunlar da bizim demokrasi, hukuk, eğitim ve özgür düşünce alanlarımıza getirilen en büyük engelleri teşkil ettiler!..

Peki, bu yıllarda CHP ne yaptı? Atatürk gibi bir dehayı, dünyada eşi-benzeri olmayan devrimci liderimiz sonrasında, yerine gelenler bir türlü O'nun başlattığı devrimlere, yeniliklere, çağdaş dünyanın gidişine ayak uyduramadılar, yeterince çalışıp, gayret göstermediler; bu durum da hem ülkeyi ve hem de CHP'yi etkisiz hale düşürdü!.. İşte bugün aynı ABD'den beş-on tane yeni savaş uçağı almak, borçları ödeyecek dövizi bulmak, hatta 'Pandemi' dönemlerinde aşı alabilmek için, bunlara sahip ülkeler önünde dokuz takla atar hale getirildik!.. Madenlerimizi biz işletiyoruz, biz çalışıyoruz, iş kazalarında hep bizimkiler ölüyor; kazancını elin oğlu kapıp gidiyor, bize de 'zehirleri ve doğal tahribatları' hediye kalıyor!..

Sözcü TV haberlerinde öğrendik; son kazanın yaşandığı en büyük altın madeninin % 20'si Türk şirketinin, % 80'i ise ABD-Kanada şirketlerininmiş!.. Çıkarılan altınlar da bize, 'yabancı şirketin beyanı' üzerine hisse veriliyormuş, iyi mi? Bu ne demektir bilir misiniz; yabancı şirket oradan 100 ton altın çıkardı ise, bize gelip; "Biz oradan 20 ton altın çıkardık" demesine aldanmamız demektir!.. Biz kendi topraklarımızda yabancı esirleri miyiz, burası bir Muz Cumhuriyeti mi!? Bu antlaşmaları kim yaptıysa hemen hesapları sorulmalı, bu yaptıkları da burunlarından fitil fitil getirilmelidir!.. Bütün dünyada 'Siyanürle Altın Çıkarma' yasaklanırken, elin yabancıları bu sahipsiz buldukları ülkede çatır çatır siyanürle altın elde ediyorlar, nedir bu kadar sorumsuzluk yahu!?

Bütün bunların yanında yeni bir seçime daha gidiyoruz!.. Kısa bir süre önce CHP'de yönetim değişikliği oldu ve umutla bunlara bakıyorduk, partide 'Demokrasi ve Ön Seçim' sözleri verilmişti... Peki, bunca toplantı sonrasında belirledikleri adayları gördünüz mü!? Eskişehir, Dikili, Hatay, Çukurova, Ceyhan ve birçok büyük ilçelerde yanlış işler yapıldı, hizmetleriyle 'Efsane Olmuş Başkanlar' küstürüldü, peş peşe istifalar geldi, yine büyük hatalar yapıldı!..

Biz Muğla olarak biraz şanslıydık; Muğla Büyükşehir B. B. Adayı sayın Ahmet Aras, Yatağan İlçesi Başkan Adayımız sayın Mesut Günay, Menteşe adayı sayın Gonca Köksal, Fethiye'de sayın Alim Karaca, ön seçim yapılarak bileğinin hakkıyla aday olan sevgili dostum Fevzi Topuz aday oldular... Keşke söz verdikleri gibi, her yerde ön seçim olsaydı, ama yapamadılar!..

Aynı CHP gibi, eskiden de hep muhalefette bırakılan merhum Osman Bölükbaşı, Düzce Mitinginde çıkıp; "Eyy benim harmanı bol, danesi kıt milletim!" diye sitem etmişti ya? Şimdi ben de aday belirmede hatalar yapan yeni CHP yönetimine diyorum ki; "Eyy benim toplantıları bol, isabetli kararları kıt yöneticilerim!.." diyorum... Siz de bir düşünün de; benim hata ettiğimi, sürç-ü lisan eylediğimi düşünüyorsanız eğer, bana kızıp da küfretmenize filân hiç lüzum yok, iki defa öksürünüz, ben anlarım!..                   Sakin KOŞAR...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI