BİZ MÜSLÜMAN TÜRKLERDE "7 (YEDİ)" RAKAMININ SIRRI NEDİR !?


Şöyle bir düşünelim bakalım, bizim 7 Sayısı üzerine düşündüklerimiz ve söylediklerimiz neler:

Türkiye 7 Bölge... İstanbul 7 Tepe üzerinde... Dünyada 7 Kıta... Bir hafta 7 Gün... Soyumuz 7 Göbekten gelir... Gökyüzü ve Yeraltı 7'şer kat diye bilinir... Kurtuluş Savaşımız için herkes "Yedi Düvele Karşı Kazandık!" der... (Arapçada Düvel: 'Devletler' demektir.) Gökkuşağı 7 Renk... Dünyanın 7 Harikası tarihi eserler... Yediveren adlı gülümüz var... Masallarımızda 7 Başlı Ejderhalar vardır... Müzikte 7 Nota... Eshab-ı Kehf 7 kişi... Fatiha Suremiz 7 Ayettir... Kâbe-i Tavaf 7 Defa yapılır... Şeytana 7 taş atılır... Merve ile Safa arasına 7 defa gidip-gelinir... Cennetin 7 Kapısı vardır... Cehennem 7 Kattır... Dilimizden '7'den 70'e sözü hiç düşmez... Cüceler hep 7 Kişidir... Zindanlar 7 Kuledir... Boyun omurumuz 7 boğumdur... 'Yedi Uyurlar' Tarsus'un Dedeler Köyü'ndedir... Herkes 'Yedi Sülâleye' sahiptir... Bolu'da '7 Göller' vardır... Büyükayı ve Küçükayı'da hep 7 Yıldız vardır... Veee biz insanlar 7 Delikli Kafaya sahiptirler...

Bunun yanında daha birçok bu rakamla ilgili sözcüklerimiz vardır: Yedigen, Yediemin, Yedi Gömlek, Pis Yedili, Yedi Belâ Hüsnü... gibi, say say bitmez ama, yerimiz çok dar...

Bundan tam 54 yıl önce, terörün zirveye çıktığı yıllarda henüz göreve yeni başlamıştım, herkes silahlanmaya başlayınca, arkadaşlar ısrar ettiler; kiralık evimin uzak ve yolunun çok tenha olmasından, benim de bir silah almamı tavsiye ettiler... Biri bana 7 mermi alan, toplu Lagant marka bir tabanca bulup getirdi, 700 TL ve taksitli olarak bu silahı aldım... Sadece 7 tane mermisini verdiler, başlarından savdılar... Ben silahı alıp, eve dönerken acemice bunu ne yapacağımı, bunu nereme sokacağımı, nasıl yanımda taşıyacağımı düşünüp, şaşırarak güç-belâ eve gelebildim!..

O güne kadar gecenin saat kaçı olursa olsun, zifiri karanlıklarda hiç tereddütsüz ve korkmadan evime gelirken, o gün bütün 'huy' olup çıktım; "O çalının ardında biri mi var? Şu kayanın arkasında biri mi yatıyor acaba? Evin salonunda silahlı birileri pusuya mı yattı acaba?" diye diye eve vardım... Gazyağlı kandilimi yakınca, her zamanki gibi, evin altındaki ahırdan benim odaya çıkan koca koca fareler sağa-sola kaçışıp, deliklerden aşağıya indiler!..

Kandili biraz kısıp, yattım, silahı da yastığımın altına koydum... En küçük sesler, rüzgârın vızıltısı, çakalların uluması, kedilerin kavgaları yüzünden, şafak sökene kadar gözüme uyku girmedi... Her değişik seste, elimin yastık altındaki silahın kabzasına kaç defa geldi-gitti, bilemiyorum!? Ertesi günü kahvede biraz araştırma yapıp, bu silahın mermisinin çok zor bulunduğunu ve çok pahalıya alınabildiğini öğrendim, hemen bu silah işinden buz gibi soğudum!.. Satın aldığım adama haber gönderip; "Silahı geri vereceğim, verdiğim peşinatı da ne zaman bana geri öderse ödesin" dedim... Adam hemen geldi, peşinatımı elime sayarken; "Vallahi çok iyi ettin, yeni bir müşteri buldum, bu silahı 1.200 liraya ona sattım, sağol!" diyerek, bacakları kıçına değerek oradan hızla uzaklaştı...

Bense para düşünecek halde değildim ki? Bütün huzurum kaçmış, her yerden, her şeyden huylanır olmuştum!.. O gece rahat yattım, yolda gider-gelirken de hiçbir şeyden endişe etmeden, fareli evde yine rahat uyumaya başlamıştım!.. Yani, bu '7  (Yedi)' rakamı bana hiç yaramadı, internette bu 'Yedi' üzerine söylenenleri okuyunca 54 yıl önceki bu 'Yedi Delikli Silah' anımı hatırladım, sizlerle de paylaşayım dedim!..

Bugün de Orhan Veli'nin 1939'da yazdığı "Bizim Gibi" şiiriyle veda edelim sizlere:

"Arzulu mudur acaba/ Bir tank, rüyasında/ Ve ne düşünür tayyare/ Yalnız kaldığı zaman?// Hep bir ağızdan şarkı söylemesini/ Sevmez mi acaba gaz maskeleri/ Ay ışığında/ Ve tüfeklerin merhameti yok mudur/ Biz insanlar kadar olsun?"                      Sakin KOŞAR...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI