CHP'NİN ÜÇ TARİHİ HATASI !?

 

Kurtarıcımız ve Kurucumuz büyük önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından 09 Eylül 1923 tarihinde kurulan Cumhuriyet Halk Partisi'nin resmî olarak kısaltılmış amblemi "CHP" şeklinde, simgesi "Altı Ok" ve ideolojisi de "Atatürkçülük ve Sosyal Demokrasi" olup, ilk Genel Başkanı da Mustafa Kemal Atatürk'tür, bu görevini 1923'ten, ölüm yılı olan 1938 yılına kadar 15 yıl boyunca sürdürmüş, İlkelerinden ve İdeolojisinden hiçbir zaman, asla ödün ve taviz vermemiştir!..

Simgesi olan 'Altı Ok'un sırasıyla anlamları şunlardır: 1-Cumhuriyetçilik... 2-Milliyetçilik... 3-Halkçılık... 4-Devletçilik... 5-Laiklik... 6-Devrimcilik... O yıllarda da Meclis'te ve basın içinde Osmanlı hayranları, dinciler yok muydu? Zaman zaman Atamızın önüne şeytanın bile aklına gelmeyecek engeller çıkarmamışlar mıydı? Her şeyi yaptılar, ama Atatürk zekâsı, devlet adamlığı becerisi ve cephelerde harikalar yaratan yenilmez bir komutan taktikleriyle, bunların hepsinin hakkından gelmeyi başarmış, tıpkı "Onuncu Yıl Marşı"nda denildiği gibi; 10 yılda 15 milyon genç yaratmış, ülkemizi demir ağlarla örmüş, sayısız fabrikalar kurup, ülke kalkınmasında, eğitim ve sağlıkta şaşırtıcı devrimlere imza atmıştır!..

En ünlü ve anlamlı sözlerinden biri şudur: "İyi Biliniz ki Efendiler, Ey Millet; Türkiye Cumhuriyeti Şeyhler, Dervişler, Müritler, Meczuplar Memleketi Olamaz!.." İlkelerin hiç birisinden, özellikle de Devrimcilik, Laiklik ve Devletçilikten ömrü boyunca taviz vermemiş, hiçbir devlet adamının ayağına gitmemiş, İngiltere Kralı ve İran Şahı gibi bütün önemli devlet adamları hep onu ziyarete gelmişlerdi!..

Peki, Atatürk'ten sonra neler oldu, CHP'yi yönetenler ne gibi hatalar yaptılar? Bence ilk büyük hata, II. Dünya Savaşı süresince halka kemer sıktıran Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı İsmet İnönü; 1945 yılında savaş bittikten sonra, savaş süresince halka kemer sıktırıp, en ihtiyaç duyulan maddelerden 6 yıl boyunca tasarruf yapıp, vergileri arttırmasıyla, devlet hazinesinde '158 ton altın' biriktirmişti!.. Savaş sonrası İnönü, bu altınların hiç olmazsa yarısını halka dağıtarak, onların 6 yıllık ızdıraplarına son verebilirdi, bunu yapmadı!.. Bu parayı yine ülkenin kalkınmasında kullanmayı düşünüyordu?

Ama, savaş sonrası hiç beklenmeyen bir şey oldu, Avrupa-ABD baskısıyla "Demokrasiye Geçildi" yeni kurulan Demokrat Parti (DP) milletvekillerinin çoğu CHP'den gittiler, bu olayları biliyorlardı!.. 1946 seçimlerinde zorladıkları CHP'yi, 1950 seçimlerinde devirdiler, tek başlarına iktidar oldular!.. İnönü'nün halka dağıtmadığı altınlar, olduğu gibi yeni DP hükümetine devredildi, CHP ve İnönü de sürekli halk tarafından; "Bunlar bizi aç bıraktı, gazsız-tuzsuz bıraktı, urbasız bıraktı!" diye suçlanıp, bir daha hiç iktidar yüzü göremediler!..

İkinci büyük hata; 1946 seçimlerindeki propagandalarında DP, dinci kesime çok büyük tavizler veriyor, Osmanlı hayranlarının oylarını toptan götürüyordu, işte o seçimlerde İnönü büyük hata yaptı, partinin ilkelerinden saptı, o da dinci kesime yakınlaşmaya çalıştı, ama başaramadı, onların oyları hep DP'ye gitti!.. 02 Eylül 2023 günü sayın Mehmet Ali Güller de Cumhuriyet'teki köşesinde yazmıştı; "O tarihlerde büyük şairimiz, merhum Orhan Veli Kanık da CHP'nin bu dincilere yakınlaşmasını kınamış, yazılarında 'Zavallı Halk Partisi' diye bu sapmayı yazmıştı" diyordu... İlkelerden sapmanın diyeti biraz ağır oldu değil mi?

2010 yılında CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu da, 13 yıllık Başkanlığında çok hatalar yaptı: Ekmeleddin İhsanoğlu vakası, Abdullah Gül ile adaylık görüşmesi, bazı dincileri partiden aday göstermesi ve en sonunda da, "Altılı Masaya ve Parti Yönetimine" haber vermeden, Zafer Partisi'ne MİT Başkanlığı ve Üç Bakanlık vadetmesi veee sayın R. T. Erdoğan karşısında tam 13 seçimi kaybetmesi gibi... Peki, bunların bir bedeli olmalı mı!? Her şeyin bir maliyeti ve bir diyeti vardır değil mi!?                           Sakin KOŞAR...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI