SEÇİMDE NE BEKLİYORDUK, NELER KONUŞULUYOR !?

 

              SEÇİMDE NE BEKLİYORDUK, NELER KONUŞULUYOR !?

Bu yazının yazıldığı gün, 06 Nisan 2023, Perşembe. Seçime tam 38 gün kalmış. Biz seçmenler olarak ısrarla bu seçime girecek tüm parti liderlerinin en az birkaç defa ekranlara guruplar halinde çıkarak, bu seçimi kazandıklarında neler yapacaklarını, nasıl çözümler üretip de bu yoksulluktan, işsizlikten, parasızlıktan nasıl kurtulacağımızı anlatacaklar, biz de bunların çözümünü en iyi bulan ve anlatan partilere oylarımızı vermeyi bekliyorduk!.. Ancak, bugüne kadar böyle bir 'Açıkoturum' hiç olmadığı gibi, hiçbir liderin de bunu ısrarla dile getirdiğini de hiç göremedik!.. Demek ki herkes halinden memnun, hepsi de bir mikrofon buldukça, bir ekran buldukça, önlerinde birkaç kalabalık gördükçe, tek başlarına attıklarında mangalda kül filan bırakmadan seçim çalışmalarına devam ediyorlar!.. Hepsine de kolay gelsin!..

Örneğin: CHP Lideri sayın Kemal Kılıçdaroğlu çıkıp, emeklilere 'Bayram İkramiyesi' olarak iktidarın verdiği gibi "2.000 TL" değil,  "8.500 TL" vereceklerini, 14 Mayıs'ta seçimi kazandıklarında bu paranın hemen emeklilerin hesaplarına geçeceğini söylüyor, Kurban Bayramı'nda da yine emeklilerin hesabına "15'er Bin TL" yatacağını vadediyor; mevcut Cumhurbaşkanı ve rakip adayı sayın Recep Tayyip Erdoğan da hemen çıkıp; "Bay Bay Kemal emeklileri istismar ediyor, nereden bulup da bu parayı verecek, kaynağı ne olacak bu paranın!?" diye itiraz ediyordu.

Bak ne güzel işte, bunu ayrı ayrı yerlerde, birbirinize lâf yetiştirmek yoluyla yapacağınıza, çıkıp da bir televizyon ekranında karşılıklı tartışsanıza!.. Emeklileri 'istismar edenin' esasen kim olduğunu bizler de anlasak ya? Biz seçmenler olarak da; "Bu işte en doğru olanı kim söylüyor, kim haklı?" diye orada anlasak olmaz mı? Bütün demokratik ve medeni ülkelerdeki seçimlerde tüm liderler böyle yapıyorlar, seçmenleri de bu sıcak tartışmalar sonunda oylarını gidip veriyorlar!.. Daha önceki yıllarda bu ülkemizde de böyle olurdu; "Demireller, Ecevitler, Özallar, Erbakanlar, Türkeşler, Yılmaz ve Çillerler" böyle yaparlardı, bu geleneğimiz 2003 yılından sonra herkese unutturuldu!..

Bazen de sayın Bakanlardan biri çıkıp; "Tarımda devrim niteliğinde yeni karar ve uygulamalar yapacağız, üreticilerimiz paraya para demeyecekler, ülkemize bolluk ve bereket gelecek!" diyor. İyi de sayın Bakanım, tam 21 yıldır iktidarda olan sizler değil miydiniz? Bu parlak fikirler aklınıza şimdi mi geldi? Yani kuru soğanın 30 TL'ye, dana etinin 350 TL'ye fırlamasıyla mı bunu anlayabildiniz? Siz bunları bir gurup insanın önünde söyleyeceğinize, karşınıza geçen 'Adam Gibi Soru Soran' gazetecilere karşı bir TV ekranında söylesenize ya!? Biz de vatandaş olarak sizleri dinleseydik ya?

Bir başka Bakanımız çıkıp, et alıp da yiyemeyen insanlarımıza; "Dana eti pahalı geliyorsa, koyun eti yiyin kardeşim!.. Dana eti pahalanınca damak tadımız da değişti!" diyebiliyor. Peki; "Bu et niye bu kadar pahalandı, bunun sebebi ne, kimin iktidarında bunlar oldu?" diye hiç düşünülmüyor, herkese akıl verilmeye çalışılıyor!.. Bir büyüğümüz sürekli çıkıp; "Almanya bizi kıskanıyor!" diyebiliyor!.. Yahu, o Almanya'da Kişi başı yıllık et tüketimi 52 Kilo, senin ülkende ise yıllık sadece 7 Kilo!.. Almanya bizim neyimize kıskansın ki!?

Biz isterdik ki, bu seçimde depremlerde perişan olan 10 İlimiz insanına beraberce çareler bulunsun, eğitimlerine ara verilen üniversitelerimiz tam olarak ve yüz yüze eğitime başlasın, doktorlarımız yurt dışına kaçmasın, atanamayan tüm öğretmenlerimizin tamamı atansın, EYT'liler söz verildiği gibi hemen maaşlarını alsınlar, yüksek kiralara çare bulunsun, çiftçilerin borçları silinsin, onlara yeni üretim imkânları sağlansın, hastane ve ilâç kuyrukları bitsin. Ama nerede bunu yapacak olanlar, bu yıllarda çırayla arıyoruz yemin olsun, çırayla!.. Göreceksiniz, bu seçimde bir sürü havada uçuşan vaat ile, sonunda hep "-CAĞIZZZ. -CEĞİZZZ." ekleri olan sözlerle gelip geçecek, bizler yine mahzun, yine çaresiz, yine eli koynunda arkalarından bakakalacağız yine, göreceksiniz.                Sakin KOŞAR.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI