YİNE DEPREM, YİNE KIŞ AYLARI, YİNE ACI VE GÖZYAŞLARI !..


Dünya üzerinde biz canlı varlıkların binlerce yıldır canını yakan deprem gerçeği ile, 06 Şubat 2023 Pazartesi sabahı saat 04.17'de yine yüzleştik!.. Merkez üssü Kahramanmaraş-Pazarcık olan depremin şiddeti AFAD'a göre "7.4" olup, tam 37 saniye sürdü, derinliği de 7 Bin Metre idi!.. Tam 10 İlimizde ve civar ülkelerden Suriye-Irak-Lübnan-Mısır'da da gücünü gösterdi, oralarda da yıkımlara ve ölümlere sebep oldu!..

Bizdeki bilânçosu şöyleydi: (Bu yazının yazıldığı 06 Şubat, saat 11.00'deki rakamsal verilere göre); Valiliklerce 710 binanın yıkıldığı, 284 vatandaşımızın ölüp, 2.323 vatandaşımızın yaralandığı, 6.5 ve 6.3 şiddetlerinde tam 43 artçı depremin meydana geldiği açıklandı!.. Bu arada, yapısı çok sağlam olan Gaziantep Kalesi duvarlarının bir bölümünün de çöktüğü, bir havaalanının pistinde uzun ve derin bir yarıklar oluştuğu bildirildi.

Peki, DEPREM nedir: "Yerkabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya Yanardağların lâv püskürtmeye başlaması ile oluşan sarsıntı, hareket, zelzele" demektir!.. Bugüne kadar dünya üzerinde Uzakdoğu'da görülen en büyük deprem, "12 Şiddetinde" idi. Ülkemizde görülen en büyük depremler ise, "8 Şiddetinde" tespit edilmiştir. Belli aralıklarda ülkemizin her yerinde, en çok da Ege, Marmara ve Doğu Anadolu Bölgelerinde büyük depremler görülmektedir!.. Üçüncü jeolojik dönemde meydana gelen Ege Bölgesi, en faal deprem bölgesidir; irili ufaklı sürekli depremler meydana gelmektedir!..

Bütün bu gerçekler üzerine diyebiliriz ki; "Deprem, bir dünya ve yaşam gerçeğidir!.. İnsanları depremler değil, çürük binalar öldürür!.. Depremin en önemli gerçeği ise şudur; deprem sonrası yapılan yardımlar ve çalışmalar değil, asıl olan deprem öncesi yapılan sağlam ve kalıcı işler önemlidir!.." Yıkılan yıkılıp, ölen ölüp, her şey berbat olduktan sonra, siz oralara ne kadar yardım ederseniz edin; ölenleri geri mi getirebileceğiz? Yıkılan binaları bir süre durdurup, kesilen elektrik ve suları, patlayan ve ateş alan doğalgaz borularına mı engel olabileceğiz? Kesilen iletişimi mi hemen mi sağlayabileceğiz? 

Biz bu işleri eğer, çok sağlam ve dayanıklı şekilde 'Deprem Öncesi' yapabiliyorsak eğer, işte ancak görevimizi o zaman yapmış sayılırız!.. Aksi halde, her şey mahvolup, birçok insanımız öldükten sonra, buralara kamyonlar dolusu yiyecek-içecek-giyecek yardımı yapsanız ne olacak, kucak dolusu para yardımları yapsanız kaç yazacak!?

Yıllardan beri "Marmara ve İstanbul Depremi" ile uzun yıllardır enerjisi biriken Ege Fay Hattı üzerindeki çok büyük deprem tehlikesini uzmanlar hatırlatıp duruyorlar!.. Peki biz ve devletimiz şimdiye kadar ne yaptık, kaç binayı sağlam hale getirdik, kaç 'Deprem Toplanma Alanları' ile depremde kullanılacak malzemelerin olduğu depoları, kaç tane mahallemize koyabildik!? Felâket başımıza geldikten sonra "Ahhh. Vahhh." etmenin kime, ne yararı olacak ki!? Elin Japonya'sında sık sık 6'lık ve '7'lik depremler oluyor, ya bir iki pencere camı-çerçevesi düşüyor, ya da birkaç kiremit!.. Çok nadir şekilde birkaç ölen, birkaç tane de yaralıları oluyor, hepsi bu!.. Neden? Adamlar yıllar öncesinden depreme hazırlıklı işler yapmışlar, bunu geliştirerek de devam ediyorlar, depremin olması hiç umurlarında bile değil!.. Bizde ise 6'nın üstündeki her depremde yüzlerce ölü, binlerce yaralı, bir o kadar da bina hasar görüyor veya çöküyor, yeter ama yahu!.. Buna 'DUR' diyecek bir iktidar başımıza gelmeyecek mi!?

Saatlerdir haberleri izliyorum; deprem haberlerinden çok, yöneticilerimiz ve siyasilerin demeçleri, temennileri, yapacakları işler yer alıyor!.. Peki, örneğin Japonlar çıkıp da sizlere; "Daha önceleri nerelerdeydiniz?" diye sorarlarsa, ne cevaplar vereceksiniz bakayım, haa!? Yine '7.4'lük yıkıcı bir deprem, yine can ve mal kayıpları, yine Kış dönemi, yine gözyaşı ve acı, yine büyüklerimizden "-cağız!... -ceğiz!.." sözleri. Yüce Allah oradaki mağdur insanlarımıza yardımcı olsun diyor, ben sözlerimi bitiriyorum!..                        Sakin KOŞAR.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI